Göçmenlerden Trump yönetimine biyometrik veri davası

img
Göçmenlerden Trump yönetimine biyometrik veri davası YDH

ABD'de gözaltı merkezlerinde tutulan altı göçmen, biyometrik veri süreçlerinin tamamlanmasını engelleyerek iltica başvurularının reddedilmesine yol açan politikası nedeniyle Trump yönetimine dava açtı.




YDH - ABD'de gözaltı merkezlerinde tutulan altı kişilik göçmen grubu, perşembe günü Trump yönetimine karşı dava açtı.

Dava konusu olan politika, gözaltındaki göçmenlerin biyometrik veri süreçlerini tamamlamalarının engellenmesini ve bu durumun göçmenlik başvurularının reddedilmesine yol açmasını kapsıyor.

Democracy Forward göçmen hakları örgütünden yapılan açıklamada, İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) bireylerin göçmenlik yardımı başvurularının bir parçası olarak biyometrik veri sunmalarını şart koşan, ancak aynı zamanda gözaltı merkezlerindeki kişilerden bu bilgileri toplamayı reddeden bir sistem kurduğu belirtildi.

Bu uygulama, aralarında insan ticareti ve istismar mağdurları ile aile üyeleriyle yeniden bir araya gelmek isteyenlerin de bulunduğu, yasal statü almaya uygun göçmenlerin ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Servisi (USCIS) aracılığıyla hukuki yollardan statü elde etme imkanından mahrum kalmasına neden oldu.

Göçmenlik başvuruları, parmak izi ve fotoğrafları da içeren biyometrik işlemler tamamlanamadığı için reddediliyor.

Democracy Forward'ın yanı sıra Ulusal Göç Projesi ve Ulusal Göçmen Adalet Merkezi bünyesindeki avukatlar, göçmenler adına davayı Columbia Bölgesi ABD Bölge Mahkemesine sundu.

Dava dilekçesinde, mahkemenin müdahalesi olmaksızın davacıların ve ilgili kesimin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kalacağı ifade edildi.

Dilekçede ayrıca, bu kişilerin sınır dışı edilmeden önce yasal göçmenlik statüsü arama haklarını kaybedecekleri ve başvurularının kabulü halinde serbest bırakılmaları mümkünken, sürecin engellenmesi nedeniyle uzun süreli gözaltı durumlarıyla karşılaşacakları kaydedildi.

İç Güvenlik Bakanlığı, konuyla ilgili yorum taleplerine henüz yanıt vermedi. Gözaltındaki göçmenlerin ailelerinden ayrılma ve kendi ülkelerinde istismar veya zulme uğrama riskiyle karşı karşıya oldukları belirtilen şikayet dosyasında, "Kısacası, Kongre'nin göçmenlik yardımı yollarını önlemek için tasarladığı zararların bizzat kendisiyle yüzleşecekler" ifadesine yer verildi.

Davacı grubu arasında Venezuela, Meksika, Küba ve İran vatandaşları bulunuyor. Ulusal Göç Projesi Hukuki Kaynaklar ve Eğitim Direktörü Michelle Mendez, Democracy Forward'ın açıklamasında, hükümetin bu sonuca tesadüfen ulaşmadığını, süreci bizzat kurguladığını belirtti.

Mendez, "Biyometrik verileri şart koşun, toplamayı reddedin ve ardından yarattığınız bu boşluk nedeniyle insanları cezalandırın. Bu bir yönetim biçimi değil, bir tuzaktır. Şu anda yardıma ve korumaya uygun kişilerin sınır dışı edilmeyi hak ettiğine dair kanıt olarak sundukları, kasıtlı olarak bozulmuş bir süreçtir. Mahkemeden bu düzeneği tam olarak olduğu gibi görmesini talep ediyoruz" dedi.

Trump yönetimi, sınır dışı etme gündemini uygulamak amacıyla geniş bir teknoloji yelpazesini sahaya sürmüş durumda.

Başkan Trump'ın "One Big Beautiful Bill Bill" (Büyük, Güzel Yasa) tarafından sağlanan fonlar, hem göçmenleri hem de ABD vatandaşlarını takip edebilen teknolojilere yatırım yapmak için kullanılıyor.

Buna karşın Demokrat milletvekilleri, federal göçmenlik bürolarının yüz tanıma teknolojisi ve diğer biyometrik kimlik tespit sistemlerini kullanmasını yasaklayan yasa tasarıları sunarak bu politikalara karşı çıkıyor.

Sivil haklar savunucuları da bu teknolojilerin daha az etkili olduğu ve kadınlar ile azınlık grupların haksız yere tutuklanıp mahkum edilmesine yol açabileceği yönündeki endişelerini yıllardır dile getiriyor.



Makaleler

Güncel