Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, dini ve milli sembollere yönelik hakaret içerikli kampanyaları kınayarak, Lübnanlıları ortak düşmanın hedeflediği fitne riskine karşı uyardı.
YDH - Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri yayımladığı açıklamada, hangi taraftan gelirse gelsin ve medya veya sanal dünya fark etmeksizin hangi araçla yapılırsa yapılsın, dini ve milli sembollere yönelik hakaret ve saldırı kampanyalarını kınadı.
El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre Berri, Lübnanlıları, Hristiyan ve Müslüman tüm Lübnanlıların ortak düşmanının her zaman hayal ettiği ve peşinde koştuğu fitneye doğru sürüklenme riskine karşı uyanık olmaya çağırdı.
Meclis Başkanı açıklamasında, Yarun’daki Müjdeci Rahibeler Okulu ve Manastırı ile Aziz Georgios Kilisesi'ni yıkanların, Debl’daki Hz. İsa heykelini tahrip edenlerin ve daha önce Bint Cübeyl şehrindeki tarihi Ulu Cami'yi, bugün ise Duveyr kasabasındaki Hüseyniye’yi yıkanların, Lübnanlıların haklarından uzaklaşmasından ve birbirleriyle çatışmasından tek kazançlı çıkacak taraf olduğunu belirtti.
Açıklamasında "Allah'ın lanetlediği fitneyi körüklemekten sakının" ifadesini kullanan Berri, milli sorumluluğun fitneyi körüklemek değil, onu ortadan kaldırmak için çalışmayı herkesin üzerine bir borç kıldığını vurguladı.
Berri, yargı makamlarını, "yerin ve göğün mesajlarının" kutsallığına ve onuruna hakaret edenlerden derhal hesap sormaya çağırdı.
Meclis Başkanı Nebih Berri, içinde bulunulan anlarda herkesin "Allah sevgisi ile insan nefretinin bir arada olamayacağını" kavraması gerektiğini ifade etti.
Berri açıklamasını, "Öyle bir fitneden sakının ki, aranızdan sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz; bilin ki Allah'ın azabı şiddetlidir" ayetiyle tamamladı.
Maruniler Patrik Rai'ye yönelik hakaretleri yargıya taşıdı
Berri'nin açıklamalarının hemen öncesinde Maruni Patriği Kardinal Mar Beşara Butros Rai'ye yönelik, hakaret içeren bir dizi görselin yayılması üzerine resmi makamlar harekete geçmişti.
En-Nehar gazetesinin aktardığına göre ilgili merciler, yargı ve güvenlik birimlerinden Patrik Rai'yi hedef alan bu kampanyayı yürütenlerin kimliklerinin acilen tespit edilmesini talep etti.
Söz konusu girişimin, mezhep temelli gerilimleri tetiklemeye, toplumsal barışı bozmaya ve Lübnan'daki en yüksek Hristiyan dini otoritesini tahkir etmeye yönelik "şüpheli bir kampanya" olduğu belirtildi.
Patrik Rai'yi hedef alan ve "düşük düzeyli" olarak nitelendirilen bu saldırıların, iç fitneye yol açabilecek tehlikeli yansımaları olduğu ifade edildi.
Gelişmeler üzerine açıklama yapan Lübnan Maruni Birliği, sosyal medya aracılığıyla dini sembollere ve makamlara yönelik gerçekleştirilen tacizlere dikkat çekti. Birlik, bu durumun bir "terbiye ve saygı yoksunluğu" olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Maruni Patrikliği ve Patrik Mar Beşara Butros Rai'nin hem şahsi hem de ulusal düzeyde temsil ettiği değerlere yönelik bu saldırılar ve kışkırtmalar karşısında, söz konusu ihlalleri yetkili yargının tasarrufuna sunuyoruz. Bu bildirimiz, hızlı bir müdahale yapılması, gerekli işlemlerin yürütülmesi, sorumluların tutuklanması ve hesap sorulması için bir suç duyurusu niteliği taşımaktadır."
Maruni Birliği tarafından yayımlanan bildiride ayrıca, Maruni Patrikliğinin Lübnan'ın egemenliği, çoğulculuğu ve karşılıklı saygıya dayalı ortaklık değerlerinin "pusulası" olduğu vurgulandı.
Bildiride, bu makama yönelik saldırıların kabul edilemez olduğu ve cezasız kalmaması gerektiği şu sözlerle aktarıldı:
"Toplumsal barışın korunması, ortak yaşamın savunulması ve kamusal söylemin fitne ile kutsallara saldırı zeminine kaymasının engellenmesi adına bu hakaretler karşılıksız bırakılmamalıdır. Maruni Birliği; başta adli ve güvenlik birimleri olmak üzere tüm ilgilileri, bu eylemlere karıştığı kanıtlanan herkese karşı yürürlükteki yasaları titizlikle uygulamaya ve haysiyet ile dini sembollere dokunan hiçbir ihlale müsamaha göstermemeye çağırmaktadır."
Açıklamanın sonunda, dini sembollerin korunmasının "Lübnan'ın misyonunun" korunmasının ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedildi.
Birlik, bu sembollere yönelik her türlü saldırının ulusal dokuya saldırı teşkil ettiğini ve bu tür fenomenlerin caydırılması ile Lübnan'ın uygar imajının korunması için ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun da konuya ilişkin değerlendirmesinde, Lübnan'daki Hristiyan ve Müslüman dini önderlerin yanı sıra manevi makamların hedef alınmasının kınanması gereken reddedilecek bir eylem olduğunu ifade etti.
Aun, dini liderlerin temsil ettiği değerlerin dini boyutun ötesine geçerek ulusal bir boyuta ulaştığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Aun, ülkenin içinden geçtiği ve geniş bir ulusal dayanışma gerektiren mevcut koşulların bu tür uygulamalardan olumsuz etkileneceğine dikkat çekerek, "Herkesi görüş ayrılıklarını siyasi çerçevede tutmaya ve şahsi hakaretlerden kaçınmaya davet ediyorum" dedi.