Almanya, olası bir savaş durumunda askeri teçhizat sevkiyatını güvence altına almak amacıyla ulaştırma altyapısında kapsamlı modernizasyon hamlesi başlatıyor.
YDH - Almanya, olası bir savaş durumunda askeri teçhizatın nakliyesini hızlandırmak amacıyla ulaştırma altyapısını modernize etmeye hazırlanıyor.
Bloomberg'in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre, ülkenin en büyük otomobil limanı olan Bremerhaven limanının modernizasyonu için 1,35 milyar euro (yaklaşık 1,6 milyar dolar) tutarında bir bütçe ayrıldı.
Modernizasyon kapsamında ayrılan kaynaklar, ağırlığı 60 tona ulaşan Leopard tipi tanklar dahil olmak üzere ağır askeri teçhizatın sevkiyatına uygun hale getirilmesi için rıhtımların güçlendirilmesinde kullanılacak.
Almanya'nın 2026 yılı bütçesine dahil edilen projenin, Avrupa genelinde potansiyel bir savaşa yönelik hazırlıkların bir parçasını oluşturduğu kaydedildi.
Haberde aktarılan bilgilere göre, Alman ordusu (Bundeswehr) savaş durumunda lojistik operasyonları tek başına yürütecek kapasiteye sahip olmadığı için özel sektörün desteğine ihtiyaç duyuyor.
Bu çerçevede BLG Logistics ve Fiege gibi büyük şirketlerin askeri lojistik süreçlere katılmaya hazır olduğu bildirildi.
Bremerhaven'daki yük taşımacılığından sorumlu olan BLG ve askeri siparişler için özel bir yapı oluşturan Fiege'nin bu süreçteki rolleri haberde vurgulandı.
BLG Üst Yöneticisi (CEO) Matthias Magnor, söz konusu yatırımların şirket için bir "dönüm noktası" olduğunu ifade etti. Magnor, "Çok olumlu görüşmeler yürütüyoruz ve bu yıl içinde ilk önemli yatırımlara başlamayı umuyoruz" açıklamasında bulundu.
BLG şirketinin kriz durumunda yetkililere sunabileceği imkanlar arasında Bremerhaven'da 70'ten fazla nitelikli tank sürücüsü, 1500 demir yolu vagonu ve askeri birlikler ile teçhizat için aktarma noktası olarak kullanılabilecek yedi terminalin yer aldığı belirtildi.
Lojistik şirketi Fiege'nin ise 22 bin çalışanı olduğu ve 600 futbol sahası büyüklüğünde depolama alanına sahip olduğu kaydedildi.
Şirket tesislerinin ana yollara, limanlara ve havalimanlarına yakın konumda bulunduğu, ayrıca askeri tesislere dönüştürülebilecek gayrimenkul ve arazilere sahip olduğu aktarıldı.
Tüm bu hazırlıklara rağmen Almanya'nın altyapısal sınırlamalarla karşı karşıya olduğu bildirildi. Haberde yaklaşık 5 bin köprünün onarıma ihtiyaç duyduğu, ulaşım sisteminin birlik ve teçhizatın hızlı sevkiyatına uygun olmadığı kaydedildi.
Ayrıca, İkinci Dünya Savaşı sonrası sivil ve askeri yapıların kesin çizgilerle ayrılması nedeniyle kamu-özel sektör ortaklığı mekanizmalarının gelişmediğine dikkat çekildi.
Karmaşık satın alma prosedürleri de önemli bir engel olarak değerlendirildi. Federal Savunma Teknolojisi ve Tedarik Ofisi'nin (BAAINBw) şirketlerle doğrudan temas kurmak yerine sadece elektronik platformlar üzerinden etkileşimde bulunmasının iş dünyasının sürece katılımını zorlaştırdığı belirtildi.
Alman Lojistik ve Taşımacılık Derneği (DSLV) Başkan Yardımcısı Nils Beuck, şeffaflık eksikliğine işaret ederek, "Silahlı kuvvetler lojistik sektörüyle iş birliğini güçlendirmeye çalışıyor ve birçok nakliyeci buna ilgi duyuyor. Ancak bu alan çok uzmanlık gerektiriyor ve şirketlerin etkin katılımı için bilgi ve iletişim kanallarına daha iyi erişmesi gerekiyor" dedi.
Almanya'nın olası bir çatışmaya yönelik hazırlıkları, 2022'de Ukrayna'daki savaşın başlaması ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltabileceğine dair tartışmaların ardından ivme kazandı.
The Wall Street Journal gazetesi daha önce yayımladığı bir haberde, Almanya'nın sanayi odağını otomotiv sektöründen savunma üretimine kaydırarak Avrupa'nın "silah fabrikasına" dönüşmeyi hedeflediğini yazmıştı.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, geçtiğimiz Kasım ayında yaptığı açıklamada NATO için barış döneminin sona erebileceği ve savaşın yakın olduğu uyarısında bulunmuştu.
Pistorius, "Bunun 2029'da gerçekleşebileceğini hep söyledik. Ancak şimdi 2028'in mümkün olduğunu söyleyenler var; hatta bazı askeri tarihçiler son huzurlu yazımızı geçirdiğimizi düşünüyor" ifadelerini kullanmıştı.
Almanya dış istihbarat servisi başkanı Martin Jäger de Rusya'nın NATO ile doğrudan bir çatışmaya girebileceği yönündeki görüşünü dile getirmişti.