İsrail, Şahid ve FPV İHA'larına karşı çözüm arıyor

img
İsrail, Şahid ve FPV İHA'larına karşı çözüm arıyor YDH

İsrail, Şahid ve FPV tipi İHA tehditlerine karşı maliyet etkin APKWS güdüm kitlerini ABD’den tedarik ederek hava savunmasında yeni bir çözüm arayışına giriyor.




YDH- Haaretz'in haberine göre, İsrail, Hizbullah ve İran menşeli insansız hava aracı (İHA) tehdidine karşı maliyet etkin bir savunma stratejisi izleyerek Amerika Birleşik Devletleri'nden düşük maliyetli güdüm sistemleri satın alıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan silah satış onayı raporuna göre İsrail, 992,4 milyon dolar değerinde 10 bin adet Gelişmiş Hassas Silah Sistemi (APKWS) kiti tedarik edecek.

Söz konusu sistemler, envanterdeki "aptal" olarak tabir edilen güdümsüz hava-yer roketlerini, yer hedeflerinin yanı sıra kamikaze İHA'ları da yüksek isabetle vurabilen akıllı mühimmatlara dönüştürüyor.

Stratejik ve maliyet odaklı savunma hamlesi

APKWS teknolojisi, özellikle İran üretimi "Şahid" tipi intihar İHA'larına karşı operasyonel başarısını kanıtlamış bir sistem olarak öne çıkıyor.

Sistemin en büyük avantajı, birim maliyetinin yaklaşık 30 bin dolar olmasıdır. Mevcut hava savunma doktrininde İHA imhası için kullanılan "Sidewinder" füzelerinin 500 bin dolar, AMRAAM füzelerinin ise 1 milyon dolar maliyeti göz önüne alındığında, APKWS ciddi bir ekonomik kazanım sunuyor.

Hatta bu sistem, yaklaşık 45 bin dolar maliyeti olan Demir Kubbe (Iron Dome) önleme füzelerinden bile daha ucuza mal oluyor.

Hedef alınan Şahid-136 İHA'larının 20 bin ila 50 bin dolarlık üretim maliyeti dikkate alındığında, APKWS II sistemi İsrail için sürdürülebilir bir savunma dengesi sağlıyor.

Sistemin bir diğer kritik avantajı ise mühimmatın boyutu ve taşıma kapasitesi.

Standart bir havadan havaya füzenin asıldığı tek bir istasyona, özel fırlatıcı kovanlar sayesinde yedi adet APKWS roketi yüklenebiliyor.

ABD Hava Kuvvetleri'nin paylaştığı verilere göre, bir F-15E savaş uçağı tek bir kalkışta 42 adet hassas güdümlü roket taşıyabiliyor.

Bu kapasite, tek bir uçağın iniş yapıp mühimmat ikmali gerçekleştirmesine gerek kalmadan 42 farklı İHA'yı havada imha edebilmesi anlamına geliyor.

Roketler, İsrail Hava Kuvvetleri envanterindeki F-15, F-16 savaş uçakları ve Apache saldırı helikopterleri tarafından kullanılabiliyor.

Tedarik edilen bu sistemler Şahid tipi büyük İHA'lara karşı etkili olsa da Güney Lübnan'da İsrail askerleri için birincil tehdit haline gelen küçük boyutlu "FPV" dronlar karşısında yetersiz kalıyor.

Özellikle seyrüsefer sistemlerine yönelik elektronik karıştırmalardan etkilenmeyen ve fiber optik kablolarla kontrol edilen yeni nesil Hizbullah dronları, İsrail'in hava savunma ağını zorluyor. Son bir hafta içinde Güney Lübnan ve İsrail'in kuzeyindeki operasyon bölgelerinde dron saldırıları sonucu çok sayıda asker öldü veya yaralandı.

İsrail işgal ordusu, bugüne kadar Demir Kubbe sistemiyle yalnızca 27 küçük dronun imha edilebildiğini belirtiyor.

Hizbullah'ın elindeki yüzlerce araçlık kapasite göz önüne alındığında bu oran oldukça düşük kabul ediliyor.

İsrail askeri sanayii firmalarının geliştirdiği lazer silahları ve diğer teknolojik çözümler ise henüz sahadaki tüm ihtiyaçlara yanıt verecek olgunluğa ulaşamadı.

Ordu kaynakları, fiber optik teknolojisiyle çalışan ve sinyal bozuculara karşı bağışıklığı olan dronlara karşı henüz kesin bir çözüm bulunamadığını ifade ediyor.



Makaleler

Güncel