Analist Kelley Beaucar Vlahos, ABD’nin azalan gemi sayısı ve piyasaların sert söylemlere karşı kazandığı bağışıklık nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonun beklenen etkiyi yaratamayabileceği uyarısında bulundu.
YDH- Responsible Statecraft’ın Baş Editörü Kelley Beaucar Vlahos, mecrada kaleme aldığı analizinde, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen "Özgürlük Projesi" kapsamında Hürmüz Boğazı’nda artan askeri hareketliliği ve bu hamlenin bölgedeki kırılgan dengeler üzerindeki etkilerini mercek altına aldı.
Vlahos, bu stratejinin hem askeri kapasite yetersizliği hem de piyasaların donuk tavrı nedeniyle istenen sonucu verip vermeyeceğinin belirsizliğini koruduğunu vurguladı:
''Askeri kapasiteler ve geçmiş tecrübeler ışığında, Trump’ın petrol piyasalarının çökmesini önlemek için elindeki en güçlü seçenek, doğrudan çatışmadan ziyade "mesaj verme" stratejisi gibi görünüyor. Ancak piyasaların bugünkü donuk tavrı, bu hamlenin de istenen sonucu verip vermeyeceği konusunda soru işaretleri yaratıyor.''
ABD ordusunun ticari deniz trafiğini yeniden tesis etme çabaları ile İran’ın sert uyarıları arasında sıkışan bölgedeki son gelişmeleri, tarihsel perspektifler ve askeri kapasiteler eşliğinde değerlendiren Vlahos, Trump’ın Fars Körfezi’nde bekleyen gemilere rehberlik edilmesi yönünde ABD Donanması’na verdiği talimatın arkasında, bölgedeki ablukanın sonuçsuz kalmasından duyulan rahatsızlığın yattığına dikkat çekti.
Yazarın aktardığına göre Trump, bu operasyonu gıda stokları tükenen ve zor koşullarda olan mürettebat için "insani bir zorunluluk" olarak tanımlıyor.
Ancak Vlahos, bu hamlenin asıl amacının İran’ı müzakere masasına zorlamak için somut bir eylem sergilemek olduğunu savunuyor.
Haberde, Trump’ın operasyona dair en dikkat çekici uyarısı şu sözlerle aktarılıyor:
"Bu gemilerin çoğunda gıda stokları tükeniyor... sürece yapılacak herhangi bir müdahale maalesef askeri güçle karşılık bulacaktır."
Yazar, ABD ordusunun bölgedeki varlığına dair resmi açıklamalar ile sahadaki uygulama arasındaki farklılıklara da vurgu yapıyor.
Amiral Bradley Cooper’ın ticari gemilere destek verileceği yönündeki beyanatına rağmen, Vlahos fiilen fiziksel bir eskort planının henüz masada olmadığını belirtiyor.
Analize göre Donanma, gemilere doğrudan eşlik etmek yerine "bir arkadaşını ara" olarak adlandırılan bir yöntemle danışmanlık yapmayı ve yakın bölgede teyakkuzda beklemeyi tercih ediyor.
Kelley Beaucar Vlahos, mevcut durumun 1980’li yıllardaki "Tanker Savaşları"nı ve "Earnest Will Operasyonu"nu anımsattığını ifade ediyor.
Ancak yazar, 1987’de bölgede 30 olan ABD gemi sayısının bugün yaklaşık 16 civarında olduğuna dikkat çekerek, ordunun geçmişteki kadar geniş kapsamlı bir müdahaleye hazırlıklı olmayabileceği imasında bulunuyor.
Öte yandan Vlahos, İran tarafının bu hamlelere karşı takındığı sert tutumun altını çiziyor.
İranlı yetkililerin, Hürmüz Boğazı’na yönelik her türlü Amerikan müdahalesini "ateşkes ihlali" olarak değerlendireceği ve geçiş protokollerine uymayan gemilere güç kullanılacağı yönündeki mesajlarını haberleştiriyor.
Analizin dikkat çeken bir diğer noktası ise petrol piyasalarının bu gerilime verdiği tepkisiz süreç.
Vlahos, uzman görüşlerine dayanarak, piyasaların Trump’ın sert söylemlerine ve vaktinden önce yapılmış görünen açıklamalarına artık bağışıklık kazandığını savunuyor.
Yazara göre, Brent petrol fiyatlarının 111 dolar seviyesinde sabit kalması, "Özgürlük Projesi"nin ekonomik bir şok yaratma gücünün şimdilik sınırlı olduğunu gösteriyor.