Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla küresel petrol tüketiminin yüzde 20'sini boğan abluka, Amerikalı enerji tekelleri için eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik fırsata dönüştü.
YDH - Hürmüz Boğazı'nın kapanmasını "Ortadoğu'daki bir savaş daha" sananların sonuç cetveline yeniden bakması gerekiyor.
Küresel petrol tüketiminin yüzde 20'sini boğan bu abluka, yalnızca bir güvenlik hadisesi değil; on yılın en belirleyici ekonomik olayı niteliğini taşıyor.
İsrail merkezli Maariv gazetesinde Hirşovitz Finans'ın Üst Yöneticisi ve "Sadece Milyonerler İçin Değil" kitabının yazarı Daniel Şebaks imzasıyla yayımlanan analizde, ABD ve İsrail'in İran'a doğrudan cephe aldığı hatırlatılarak, ortaya çıkan deniz trafiği tıkanıklığının rakiplerin sahasında meydana geldiği, buna karşılık ABD'nin toprağından adeta para basan bir "istikrar adasına" dönüştüğü vurgulanıyor.
Amerikalıların neden kazandığını kavramak için petrolün sıradan, yeknesak bir siyah sıvı olmadığını anlamak gerekiyor. Tıpkı şarap gibi, basit olanlar da var, özel işlem gerektiren üst segment olanlar da. Profesyonel dilde API yoğunluk endeksinden ve kükürt seviyesinden söz ediliyor.
"Hafif ve tatlı" petrol, işlenmesi en kolay olan, benzin ve jet yakıtına dönüştürülmesi en verimli ve yüksek primle işlem gören türü oluşturuyor. Buna karşılık Ortadoğu petrolü çoğunlukla "ekşi" ve daha ağır. ABD'deki kaya petrolü devrimi ise bol miktarda kaliteli ve hafif petrol üretiyor.
Ancak bugüne kadar Amerikan rafinerileri, Ortadoğu'nun veya Venezuela'nın ağır ve kirli petrolüne uygun eski teknolojiye takılıp kalmıştı.
Ta ki Trump gelene kadar. Trump, Teksas'ın Brownsville kentinde Hindistan merkezli Reliance ortaklığıyla devasa bir rafinerinin (AFR Projesi) kurulduğunu ilan etti.
Bu, ABD'de son 50 yılda inşa edilen ilk rafineri ve tek bir iş için tasarlandı: Amerikan kaya petrolünü işlemek. Bunun anlamı şu: ABD artık fabrikalarının çalışması için ağır petrol ithal etmek zorunda değil. Kapalı devre, kârlı ve tamamen bağımsız bir sisteme dönüşüyor.
Rakipler fiyatlar altında eziliyor
Venezuela'daki haydutluk eylemi de bununla bağlantılı. Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervlerinin üzerinde oturuyor, ancak bu petrol son derece ağır.
Hürmüz'deki abluka nedeniyle petrol fiyatları 100 doların üzerine fırladığında Venezuela'da üretim inanılmaz derecede kârlı hale geliyor.
Amerikalılar şimdi Venezuela petrolünü Avrupa'ya ihraç edilmek üzere pahalı jet yakıtı üretmek için kullanırken, kendi kaliteli ve hafif petrollerini kendilerine saklıyor.
Bu, fiziksel arbitrajın en iyi örneği: Ucuza al veya kontrol altında üret, pahalıya sat ve Çin ile Avrupa'daki rakiplerin fiyatlar altında ezilmesini izle.
Batı dünyası hayat pahalılığıyla boğuşurken, Amerikan enerji tekelleri dünyanın en büyük nakit makinesine dönüşüyor. Söz konusu olan devasa bir nakit akışı: Doğrudan yatırımcıların hesabına yatan temettülere ve hisse değerini yukarı iten agresif hisse geri alımlarına dönüşen bir para dağı.