Avrupa Komisyonu 6 Mayıs'ta yoksullukla mücadele stratejisini açıklamaya hazırlanırken, plan yeni mali kaynak içermediği için tepki aldı.
YDH - Avrupa Komisyonu, 6 Mayıs'ta AB ülkelerine yoksulluğu ortadan kaldırma çağrısında bulunacak.
Politico'nun haberine göre Brüksel, ulusal hükümetlerin mevcut AB fonlarını daha etkin kullanmaları halinde gerekli kaynaklara erişebileceklerini öne sürüyor.
Komisyon'un yoksullukla mücadeleye ilişkin ilk stratejisinde ana hatlarıyla yer alan plan, hükümetleri ulusal politikaların daha etkin eşgüdümüne, gençlerin katılımının sağlanmasına, "aylıktan aylığa yaşayanların" desteklenmesine ve yaşlılarla diğer kırılgan nüfus gruplarına yönelik koruma tedbirlerinin gözden geçirilmesine çağırıyor.
Politico şu tespitte bulunuyor: "Ancak şimdilik bu strateji yeni nakit enjeksiyonlarıyla desteklenmiyor ve eleştirmenler, AB hedefli finansmanla stratejiyi desteklemediği ve yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlamada Avrupa Komisyonu'nun rolünü güçlendirmediği sürece başarıya ulaşamayacağını söylüyor."
Yayın kuruluşu, yoksulluk sorununun sağ partiler tarafından popülerliklerini artırmak için kullanıldığı yönündeki Avrupa Parlamentosu milletvekili ve yetkililerin yorumlarına yer veriyor.
Habere göre Avrupa Komisyonu, 6 Mayıs'ta stratejisini çocuk yoksulluğu, sosyal dışlanma ve engelli hakları ihlalleriyle mücadeleye yönelik önerilerle birlikte sunacak.
Bu arada Avrupa Komisyonu'nun pozisyonu, paranın zaten tahsis edilmiş olduğu ancak ulusal hükümetlerin bunu etkisiz biçimde kullandığı yönünde. Yayın kuruluşunun aktardığına göre ismi verilmeyen bir AB temsilcisi de bu görüşü dile getiriyor.
Bu temsilciye göre, bloğun bir sonraki uzun vadeli bütçe taslağı, yoksullukla mücadele stratejilerinin hayata geçirilmesine yönlendirilebilecek sosyal politikalar için, daha önce "Avrupa Sosyal Fonu+" kapsamında tahsis edilen yaklaşık 50 milyar avroya kıyasla, yaklaşık 100 milyar avro öngörüyor.
Yetkili, ülkelerin kendilerine zaten tahsis edilmiş olan fonları etkisiz biçimde kullandıklarını belirtti.
Yayın kuruluşu, Brüksel'in planına yönelik eleştirilere yer veriyor; bu eleştirilere göre devletlerin öncelikli olarak "araçlara" değil, paraya ihtiyacı var. Avrupa Yoksullukla Mücadele Ağı Direktörü Juliana Wahlgren şu ifadeleri kullandı: "Para olmadan strateji olmaz. Finansman bir öncelik değilse bunu nasıl hayata geçireceğiz?"
Habere göre AB, 2019 ile 2030 yılları arasında yoksulluk riski altındaki insan sayısını en az 15 milyon azaltmayı ve 2050 yılına kadar bu sorunu ortadan kaldırmayı hedefliyor.
Ancak yoksullukla mücadeleye ilişkin hedef göstergeye ulaşılamıyor. Yayın kuruluşu şu bilgiyi aktarıyor: "2025 yılında blok ülkelerinde nüfusun yüzde 20,9'u yoksulluk sınırının altında bulunuyordu; bu oran, söz konusu göstergenin yüzde 21,1 olduğu 2019 seviyesine kıyasla yalnızca çok az bir düşüşe işaret ediyor."
Politico, son on yılda Romanya ve Bulgaristan'ın yoksulluk riski altındaki nüfus oranını yaklaşık üçte bir oranında azaltırken, AB'nin en zengin ülkelerinden bazılarında ters yönde bir eğilim gözlemlendiğini belirtiyor.
Haberde şu ifadeler yer alıyor: "Almanya'da bu gösterge 2019'daki yüzde 17,3'ten geçen yıl yüzde 21,2'ye yükseldi. Aynı dönemde, özellikle 2016 göç krizinin ardından aşırı sağcı Almanya için Alternatif partisine verilen destek önemli ölçüde arttı."
Bild'in aktardığına göre, Mart 2026 itibarıyla Alman gençleri arasında göç etme eğiliminde artış görülüyor.
Buna göre 14-29 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 21'i göç etme konusunda kesin kararını vermiş durumda; yüzde 41'i ise bu olasılığı değerlendiriyor.
Başlıca nedenler olarak yüksek hayat pahalılığı, yoksulluk korkusu, erişilebilir konut sıkıntısı, ayrıca psikolojik aşırı yüklenme ve ailenin zayıf sosyal desteği gösteriliyor.