Prof. Merendi: Bölge topyekun bir savaşın eşiğine ilerliyor

img
Prof. Merendi: Bölge topyekun bir savaşın eşiğine ilerliyor YDH

Tahran Üniversitesi Profesörü ve İran nükleer müzakere heyetinin eski danışmanı Seyyid Muhammed Merendi, Hürmüz Boğazı'nda tırmanan gerilimin ardından bölgenin topyekun bir savaşın eşiğine ilerlediğini belirtti.




YDH - Tahran Üniversitesi Profesörü ve İran nükleer müzakere heyetinin eski danışmanı Seyyid Muhammed Merendi, Norveçli siyaset bilimci Glenn Diesen’a verdiği mülakatta, son 24 saat içinde bölgede yaşanan gelişmeleri ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlelerini değerlendirdi.

Mevcut tablonun endişe verici olduğunu vurgulayan Merendi, "Mevcut durum itibarıyla topyekun bir savaşa doğru ilerlediğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Dün ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı zorla açacağını önceden ilan ettiğini hatırlatan Merendi, Amerikalıların bu hamleyle savaşta yeni bir aşama başlattığını kaydetti.

ABD'nin gemileri Hürmüz Boğazı'ndan çıkarma veya boğazdan geçirme operasyonunun başarısızlıkla sonuçlandığını belirten Merendi, "Yapabildikleri tek şey sivil tekneleri imha etmek oldu. Askeri botları yok ettiklerini iddia ettiler ancak bölgede askeri bot bulunmuyordu. İran, bu koşullar altında askeri botlarını kullanmıyor" dedi.

İran’ın halihazırda ABD’ye karşı yalnızca füze sistemlerini, hatta şu an için eski füze sistemlerini kullandığını aktaran Merendi, İran’ın Amerikan gemilerine ateşlediği füzelerin "uyarı atışı" niteliğinde olduğunu ifade etti.

"Amerikalılar malları taşıyan sivil botları bombaladı"

İran'ın bir savaş başlatmak istemediğini, bu nedenle Amerikalıların İran'ın ciddiyetini görmesi ve geri çekilmesi için uyarı atışları yaptığını söyleyen Merendi, ABD’nin buna karşılık ticari mal taşıyan botları bombaladığını kaydetti.

Merendi, "Gelen haberlere göre tamamı sivil beş kişi hayatını kaybetti. Ancak Batı medyası elbette bu gerçeği yansıtmayacak; her zaman resmi anlatıyı tercih edecekler. Beyrut'u bombaladıklarında buralara 'Hizbullah hedefleri' veya 'Hizbullah kaleleri' dedikleri gibi, burada da Amerikan hükümeti ne derse onu servis edecekler" değerlendirmesinde bulundu.

İran'ın Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) hedeflerin vurulması konusunda Amerikalıları suçlayan bir açıklama yaptığını belirten Merendi, bu durumun hem Amerikalıların doğrudan saldırıyı gerçekleştirdiği hem de saldırıdan Amerikalıların sorumlu olduğu şeklinde okunabileceğini ifade etti.

Merendi, kişisel kanaatinin saldırıyı Amerikalıların yapmadığı yönünde olduğunu ekledi. BAE’nin Fars Körfezi'ndeki İsrail rejiminin en yakın temsilcisi ve müttefiki olduğunu vurgulayan Merendi, "Emirlikler kendisini diğer Arap ülkelerinden bile uzaklaştırıyor. Sosyal medya çok temsili olmasa da, Arap rejimlerinin sosyal medyaya yatırdığı büyük paralara ve insanların hapse atılma riskine rağmen, street düzeyinde İran'ın bu ülkeleri vurduğunda desteklendiğini duyuyorum" dedi.

"BAE hedeflerini vurmak İsrail hedeflerini vurmakla eşdeğerdir"

Vahabiler, Selefiler ve istihbarat servisleri tarafından fonlanan IŞİD ile El Kaide gibi yapıların her zaman İran'a saldırıp karşı tarafı desteklediğini belirten Merendi, Arap dünyasındaki halk çoğunluğunun ise İran’ın yanında yer aldığını kaydetti.

Merendi, "Bu rejimler arasında en çok nefret edileni Birleşik Arap Emirlikleri'dir çünkü açıkça İsrail rejimiyle müttefik halindeler. İsrail askerlerinin ülkede Emirliklere yardım ettiğini duyuyoruz. Ayrıca Emirlikler, OPEC ve Arap Petrol İhraç Eden Ülkeler Organizasyonu gibi yapılardan ayrılarak kendisini uzaklaştırdı. Dolayısıyla günümüz ortamında Emirlik hedeflerini vurmak, aslında İsrail hedeflerini vurmak olarak görülüyor" şeklinde konuştu.

Amerikalıların gemileri geçirme konusunda başarısız olduğunu ve sivil İranlıları katlettiğini ifade eden Merendi, durumun iki gün öncesiyle aynı noktada olduğunu, tek farkın küresel ekonomik krizin büyümesi olduğunu vurguladı.

Merendi, "İnanış o ki bir veya iki hafta içinde kriz yeni boyutlara ulaşacak. Şimdiye kadar sadece ağır bir hastadaki ateş gibi belirtiler gördük; yüksek petrol fiyatları, enerji maliyetleri ve gıda fiyatlarındaki artış bu 'ateş' belirtisidir. Ancak önümüzdeki günlerde asıl göreceğimiz şey ikmal zincirlerinin çökmeye başlaması ve küresel ekonominin ağır bir kesintiye uğramasıdır" dedi.

"Küresel ekonomi ikmal zincirindeki tek bir halka koptuğunda kullanışsız hale gelir"

On yıllardır kuşatma altında olan İran ekonomisinin bir "direniş ekonomisi" niteliği taşıdığını ve bu tür şoklara dayanıklı olduğunu belirten Merendi, küresel ekonominin ise son derece kırılgan olduğunu kaydetti.

Merendi, "Günümüz dünyasında ekonomiler birbirine o kadar bağlı ki, ikmal zincirindeki tek bir parça koptuğunda tüm zincir kullanışsız hale gelir. Şu an savaşın eşiğindeyiz. Amerikalılar bölgeye çok sayıda asker ve ekipman yığdı. Gördüğümüz uçak hareketliliği kara harekatı için ekipman getirmeye odaklıydı. Kara birlikleri Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde konuşlanmış durumda. Suudi Arabistan, İsrail rejimi ve Katar da sürece dahil ancak kara birlikleri bu ülkelerde yoğunlaşmış görünüyor" bilgisini paylaştı.

İran'ın neden özellikle Birleşik Arap Emirlikleri'ni hedef aldığına dair soruya yanıt veren Merendi, bölge ülkelerinin İran'a karşı düşmanca bir tutum sergilediğini ve Amerikan üslerine ev sahipliği yaparak bu suçlara ortak olduklarını belirtti.

Merendi, İran'ın petrol ve doğalgaz üretimini devre dışı bırakabileceğini on yıldır söylediğini hatırlatarak, "Bunu ilk söylediğimde Fars Körfezi'ndeki Arap ülkelerinde çok yankı uyandırmıştı. Bana neden böyle söylediğimi sorduklarında, 'Bu bir gerçek; üsler orada ve siz de suç ortağı olacaksınız, İran'ın yapacağı budur' yanıtını verdim. İranlı üst düzey askeri yetkililerin yıllardır söylediklerini dinleselerdi bunun olacağını bilirlerdi" dedi.

"Amerikalıların en büyük sorunu herkesi küçümsemeleridir"

ABD’nin dünyayı "istisnacılık" perspektifiyle okumasının en büyük problemi olduğunu ifade eden Merendi, "Herkesi küçümsüyorlar. Diğer herkesi aşağı, daha az zeki, daha az gelişmiş ve kabiliyeti kısıtlı görüyorlar. Yıllarca Batı medyasının İran füzeleriyle alay ettiğini, onlarla dalga geçtiğini hatırlıyorum. Bu füzelerin yetersiz olduğuna dair bir bilgileri olduğundan değil, İran yapımı oldukları için 'aşağı' olmaları gerektiğine inandıkları için bunu yaptılar" eleştirisinde bulundu.

Amerikalıların İran'ın uyarılarını "Tahran’dan gelen retorik" olarak gördüğünü ve "bir ateş açarsak hemen teslim olurlar" diye düşündüklerini belirten Merendi, durumun böyle olmadığını ifade etti.

Savaşın gidişatı hakkında tahmin yürütmenin zor olduğunu ancak Amerikalıların mühimmat sıkıntısı çektiğini kaydeden Merendi, Fars Körfezi bölgesinden gelen petrol ve enerji arzının tamamen yok olmasının eşiğinde olunduğunu söyledi.

Merendi, "İran, uygulanan ağır yaptırımlar nedeniyle petrol üretimini nasıl yöneteceğini, ihracatı ne zaman kesip ne zaman artıracağını öğrendi. İran petrolünün çoğu içeride tüketiliyor, dolayısıyla manevra alanı geniş. Ancak Fars Körfezi'ndeki diğer ülkeler bu deneyime sahip değil. Onlar on yıllardır sadece petrol üretiyorlar ve böyle bir sorunla karşılaşabilecekleri hiç akıllarına gelmedi. Üretim tesisleri ve kuyuları ağır hasar gördü. Boğaz sonunda açıldığında, hasar gören gemiler nedeniyle durum daha da kötüleşecek" dedi.

"İran kritik altyapısına yönelik saldırılara misliyle karşılık verecektir"

Yeni bir savaşın başlaması durumunda dünyaya petrol ve doğalgaz ihracatının çok uzun süre duracağını, bunun da küresel ekonomik depresyon anlamına geleceğini vurgulayan Merendi, mevsimsel koşullara da dikkat çekti.

Merendi, "Mayıs ayının sonuna geliyoruz ve Arap Yarımadası'nda hava çok sıcak ve nemli olacak. Amerikan askerlerinin böyle bir ortamda kolayca iş görmesi çok daha zorlaşacak. Eğer savaş çıkar ve Trump İran altyapısını hedef alırsa -ki dün İran ulusunu yok etmekten bahsetti, bu inanılmaz bir durum ve hiçbir Batılı gazeteci buna tepki göstermiyor- İran kesinlikle İsrail rejimine ve bu bölgelerdeki rejimlere karşılık verecektir" uyarısında bulundu.

Sıcak havalarda altyapının vurulmasının bu ülkeleri yaşanamaz hale getireceğini belirten Merendi, yaz mevsiminin İran tarafı için tıpkı Rusya için kış mevsiminin bir "general" vazifesi görmesi gibi etkili olacağını dile getirdi.

Amerikalılar için fırsat penceresinin daraldığını ve mühimmat eksikliğinin ciddi bir sorun olduğunu dile getiren Merendi, "İranlılar 'daha hazırlıklıyız' dediklerinde yalan söylemezler. 'Gerçek Vaat 2' operasyonu 'Gerçek Vaat 1'den çok farklıydı. Her ikisi de birer deneme sürüşüydü. 'Gerçek Vaat 3'ü gördük, 12 günlük savaşta İran ilk gün ağır darbe almasına rağmen kazandı. Ardından gelen 39 günlük çatışmada da tartışmasız bir zafer elde etti" diye konuştu.

"Abluka savaşı işe yaramıyor, Trump'ın hamlesi çaresizlik belirtisidir"

Eğer ABD'nin uyguladığı kuşatma savaşı gerçekten etkili olsaydı, İran'ı provoke etmelerine gerek kalmayacağını belirten Merendi, "Tek yapmaları gereken arkalarına yaslanıp beklemek olurdu. Ancak gerçek şu ki zaman İran'ın lehine işliyor. Küresel ekonomi hızla çöküşe doğru ilerliyor. Trump'ın yeni bir aşama başlatmasının tek nedeni, kuşatma savaşının işe yaramamasıdır. Bu bir çaresizlik belirtisidir" dedi.

Amerikalılar bekledikçe uçuruma daha çok yaklaşıldığını kaydeden Merendi, Hürmüz Boğazı operasyonunun başarısızlığının İran'ın tam kontrol sahibi olduğunu kanıtladığını sözlerine ekledi.

Batı medyasının İran'ın askeri kabiliyetlerini küçümsemesini "kendi kendini kandırma" olarak niteleyen Merendi, "Holokost mağduru Victor Klemperer'in Üçüncü Reich'ın dili üzerine yazdığı bir kitap vardır. Kendini üstün gören tarafın bu ikili bakış açısını anlatır: Karşı tarafı hem aşağılık görürler hem de aynı zamanda medeniyeti tehdit eden bir güç olarak tanımlarlar. İran için de aynısını yapıyorlar; hem İHA yapamayacak kadar geri olduklarını söylüyorlar hem de tüm dünyayı tehdit ettiklerini iddia ediyorlar. Aynısını Rusya ve Çin için de yapıyorlar" dedi.

Merendi, Batı'nın beş yüzyıllık hakimiyetinden miras kalan bu üstünlük duygusunun analizleri ve dolayısıyla politikaları felakete sürüklediğini belirtti.

"İran'ın misilleme tehdidi Amerikalıları durduran tek unsurdur"

Savaşın devam etmesi halinde Kızıldeniz'in de hızla kapanabileceğini ve Irak'taki direniş gruplarının saldırılarının tırmanacağını öngören Merendi, "Her şey Amerikalıların ne kadar ileri gideceğine bağlı. İran'ın Amerikan savaş gemilerini uzun menzilden batırma kabiliyeti olduğunu biliyorum ancak bu şimdiye kadar kullanılmadı. Bu, tırmanma merdiveniyle ilgili bir planın parçasıdır" ifadelerini kullandı.

Eğer ABD elektrik santrallerini ve köprüleri vurmaya başlarsa, bunun Fars Körfezi ülkelerinin sonu olacağını ifade eden Merendi, bu ülkelerin vatandaşlarına bölgeyi terk etmeye hazır olmaları gerektiğini söylediğini aktardı.

İran'ın şimdiye kadar sivil hedefler konusunda çok dikkatli davrandığını, Amerikan ve İsrail saldırılarında binlerce kişi ölürken İran’ın Kuveyt'ten Emirliklere kadar yaptığı vuruşlarda sivil can kaybının 20'nin altında kaldığını belirten Merendi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Amerikalıların bizi taş devrine döndürmesini veya medeniyetimizi yok etmesini engelleyen tek şey, misilleme tehdididir. İran, Güney Pars doğalgaz sahasına saldırıldığında Katar ve Emirlikleri vurarak yanıt verdi ve Trump o zaman 'haberim yoktu' diyerek geri adım attı. Çünkü İran, 'siz tırmandırırsanız biz daha çok tırmandırırız' mesajını net verdi. Fars Körfezi'nde sadece birkaç büyük elektrik santrali var; İran bunları vurduğu anda elektrik kesilir, sıcaklık dayanılmaz hale gelir ve herkes, Amerikan askerleri dahil bölgeyi terk etmek zorunda kalır. Bu da küresel bir ekonomik depresyon demektir."



Makaleler

Güncel