BAE, Mısırlılara yönelik sınır dışı faaliyeti başlattı

img
BAE, Mısırlılara yönelik sınır dışı faaliyeti başlattı YDH

İran'a yönelik bölgesel politikalar konusunda Abu Dabi ile Kahire arasında derinleşen görüş ayrılığı, BAE'deki Mısırlı çalışanlara yönelik kapsamlı bir sınır dışı faaliyetine dönüştü.




YDH - İran’a yönelik ABD ve İsrail merkezli politikalara dair bölgesel görüş ayrılıkları, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasındaki geleneksel sınırları aşarak Mısır ve Pakistan gibi aktörleri de içine alan daha geniş bir alana yayıldı.

BAE’nin Kahire’deki yoğun yatırımlarına ve iki başkent arasındaki köklü ilişkilere rağmen, Kahire’nin İran karşısındaki "tarafsız" tutumu Abu Dabi’de rahatsızlık yarattı.

El-Ahbar gazetesine konuşan Mısırlı kaynaklara göre, Suudi Arabistan ile BAE arasındaki gerilim artık geleneksel yöntemlerle kontrol altına alınabilecek eşiği aşmış durumda.

BAE yönetimi İran’da sistem değişikliği yönünde bir çizgi izlerken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Krallık güvenliğini tehdit etmeyecek bir dengeyi korumayı tercih ettiği ve Tahran üzerindeki baskıyı belirli bir seviyede tutmaya çalıştığı kaydedildi.

Abu Dabi yönetimi, bu stratejik ayrışmanın ardından kendisiyle aynı görüşü paylaşmayan aktörlere yönelik bir "cezalandırma" süreci başlattı.

Bu yaklaşımın ilk somut örneği, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid’in Pakistan’daki mevduatlarını geri çekme kararıyla görüldü; ancak bu hamle Suudi Arabistan’ın İslamabad ekonomisini desteklemek adına devreye girmesiyle dengelendi.

Söz konusu süreç BAE’deki Pakistanlı iş gücünü de kapsayacak şekilde genişledi. Gelen haberlere göre, binlerce Pakistanlı işçiyi hedef alan geniş çaplı bir sınır dışı faaliyeti yürütülürken, bu kişilerin banka hesaplarının dondurulduğu ve tasarruflarına el konulduğu bildirildi.

BAE makamlarının uyguladığı kısıtlayıcı önlemler, son dönemde Mısır vatandaşlarını da hedef almaya başladı. Mısırlılar için seyahat vizelerinde daha önce görülmemiş zorluklar çıkarılırken, başvurularda "iyi hal kağıdı" sunma şartı getirildi.

Savaşın başlangıcından bu yana vize işlemlerinin neredeyse tamamen durdurulduğu, daha önce ülkeye giriş çıkış yapmış ve herhangi bir ihlali bulunmayan kişilerin dahi reddedildiği kaydedildi.

Ayrıca BAE’de yaşayan binlerce Mısırlı mukime, işlerini tasfiye etmeleri ve Kahire’ye dönmeleri için yalnızca iki aylık bir süre tanındı.

Abu Dabi’nin resmi söylemde "diyalog diplomasisine" bağlı kaldığını ifade etmesine rağmen, sahadaki uygulamalar müttefik olarak gördüğü ülkelere karşı baskıcı bir tutum benimsediğini gösteriyor.

Kaynaklar, BAE'nin ekonomik araçları siyasi bir hizada durmaya zorlamak amacıyla kullandığını belirtti. Bu süreçte Riyad yönetiminin, BAE’nin uygulamalarından zarar gören taraflara yakın dönemde hem siyasi hem de ekonomik alternatif destekler sunmaya hazır olduğunu ilgili mercilere ilettiği bildirildi.

Bu destek vaadinin, BAE ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınmaya çalışan Mısır’ı da kapsadığı aktarıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin savaş öncesinden bu yana biriken ihtilafları kontrol altında tutma çabalarına rağmen, mevcut krizin daha karmaşık bir hal aldığı değerlendiriliyor.

Mısırlı kaynaklar, BAE devlet kurumlarında çalışan mühendisler ve aralarında Emirlik Politikalar Merkezinin de bulunduğu düşünce kuruluşlarındaki araştırmacıların sistematik bir şekilde işten çıkarıldığını kaydetti.

Onlarca yıldır ülkede çalışan kişilere dahi tüm prosedürleri tamamlayıp ülkeyi terk etmeleri için iki aydan fazla süre verilmediği ifade edildi.

Mısırlı çalışanlara yönelik bu tasfiyenin, Kahire’nin İran’a yönelik tutumuna ve BAE’nin hedef alındığı saldırılar karşısında açık bir destek sunmamasına duyulan tepki nedeniyle yöntemli bir biçimde yürütüldüğü vurgulandı.

Diplomatik temaslar kapsamında, BAE’deki karar mercilerine yakın Mısırlı yazarların tansiyonu düşürme çabaları ise sonuçsuz kaldı. BAE’nin resmi söyleminin herhangi bir görüş ayrılığı yaşandığını reddetmesi bu çabaların etkisini kısıtladı.

BAE merkezli araştırma ve medya kuruluşlarında görev yapan üç Mısırlı muhabirin aktardığına göre, çalışanlardan kendi mecraları üzerinden BAE’nin tutumunu savunmaları yönünde dolaylı taleplerde bulunuldu.

Bazı çalışanların bu talebe yanıt verdiği, ancak buna rağmen "tasarruf politikaları" adı altında birçok sözleşmenin yenilenmeyeceğine dair güçlü işaretler olduğu belirtildi. Gayriresmi verilere göre BAE’de yaşayan Mısırlı sayısının 1,3 milyonu aştığı tahmin ediliyor.



Makaleler

Güncel