Politico: Çin, ABD'nin Hürmüz sınavından ders çıkarıyor

img
Politico: Çin, ABD'nin Hürmüz sınavından ders çıkarıyor YDH

Politico'ya konuşan mevcut ve eski ABD Savaş Bakanlığı yetkilileri, Çin'in İran krizi sırasında ABD'nin askeri kapasitesini ve operasyonel zafiyetlerini yakından izlediğini belirtti.




YDH - Politico'nun aktardığına göre Çin, ABD'nin İran'la yaşanan savaş sırasında karşı karşıya kaldığı askeri ve operasyonel sorunları yakından takip ediyor.

Haberde, Pekin yönetiminin özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden açılması ve İran'ın ABD Donanması gemilerine yönelik saldırılarının engellenmesi konusunda Washington'un yaşadığı güçlükleri dikkatle izlediği belirtildi.

Politico'ya konuşan mevcut ve eski ABD Savaş Bakanlığı yetkilileri, Çin'in ABD'nin İran karşısındaki askeri performansını ayrıntılı biçimde analiz ettiğini ifade etti. Yetkililer, Washington'un önemli ölçüde ateş gücü kullanmasına rağmen İran'ın oluşturduğu fiili ablukayı kırmakta zorlandığını kaydetti.

Haberde, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in 14-15 mayısta yapacağı görüşme öncesinde Washington'un belirsiz bir tabloyla karşı karşıya olduğu belirtildi.

Politico, Ortadoğu'daki ateşkes ortamına rağmen ABD'nin hem müttefiklerinden beklediği desteği alamadığını hem de ülke içinde görüş ayrılıklarıyla karşı karşıya kaldığını yazdı.

Mevcut ve eski Pentagon yetkilileri, bu şartlar altında yapılacak görüşmede diplomatik avantajın Çin tarafında olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Eski bir ABD Savaş Bakanlığı yetkilisi, "Çinliler gayet haklı biçimde 'Caydırıcılığı güçlendirmek için geriye ne kaldı?' diye sorabilir" dedi.

Aynı yetkili, "Bir anlaşmanın gerçekleşebilmesi için onu destekleyecek güce sahip olmanız gerekir. Bu konuda blöf yapılamaz" ifadelerini kullandı.

Trump ile Şi arasındaki görüşmenin, Trump'ın İran'da başlayan çatışmalar nedeniyle Pekin ziyaretini yaklaşık iki ay ertelemesinin ardından yapılacağı belirtildi.

ABD Savaş Bakanlığı'ndan bir temsilci de Politico'ya yaptığı açıklamada, "Çin ordusu, İran'a karşı yürüttüğümüz operasyonları çok dikkatli inceliyor ve ABD ile yaşanabilecek bir çatışmada kullanabilecekleri zafiyetleri belirlemeye çalışıyor" dedi.

Aynı temsilci, Çin'in yalnızca genel stratejiyi değil, ABD'nin operasyon planlama biçimini ve uygulama temposunu da analiz ettiğini ifade etti. Yetkili, Pekin'in füze saldırılarının yoğunluğunu ve istihbarat toplama süreçlerini de dikkatle takip ettiğini söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise ABD ordusunun cephane ve mühimmat kapasitesine ilişkin eleştirilere karşı farklı bir değerlendirme yaptı.

Kelly, "ABD ordusunun Başkan Trump'ın tüm stratejik hedeflerini yerine getirecek ve daha fazlasını sağlayacak düzeyde mühimmat, cephane ve stok kapasitesi bulunuyor. 'Destansı Öfke' operasyonu da ABD ile karşı karşıya gelindiğinde neler yaşandığını gösterdi" dedi.

Kelly ayrıca, Trump'ın ABD savunma sanayisinden daha fazla silah üretmesini istediğini belirterek, "Başkan, dünyanın en iyisi olan Amerikan silahlarının üretiminin sürekli artırılması çağrısında bulundu" ifadelerini kullandı.

Politico ise Pekin'in, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini yeniden tesis etmekte ve İran'ın ABD ile müttefiklerine ait savaş gemilerine yönelik saldırılarını engellemekte yaşadığı güçlükleri büyük olasılıkla not ettiğini yazdı.

Haberde ayrıca Çin'in uzun menzilli füze ve insansız hava aracı stoklarını hızla artırdığına dikkat çekildi.

Politico, ABD'nin Pasifik bölgesinden Ortadoğu'ya savaş gemileri, hava savunma sistemleri ve askeri birlikler kaydırmasının da Washington'un askeri kaynaklarının sınırsız olmadığı yönünde bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.

Pentagon'dan bir temsilci, buna rağmen ABD ordusunun taktik seviyede halen güçlü performans sergilediğini söyledi.

Aynı temsilci, "Pentagon hâlâ yüksek düzeyde taktik performans ortaya koyuyor. Ancak net bir politika ve strateji olmadan savaşın operasyonel seviyesinde zorluk yaşıyoruz" dedi.

Yetkili ayrıca, "Yanıtlanması gereken soru bunun mevcut yönetime özgü bir durum mu olduğu, yoksa Amerikan savaş anlayışına ilişkin daha geniş bir sorun mu oluşturduğu" değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan ABD Savaş Bakanlığı yetkilileri, Ortadoğu'ya yapılan askeri sevkiyatların Pasifik'teki askeri hazırlık seviyesini düşürmediğini ifade etti.

ABD Hint-Pasifik Komutanlığı Komutanı Amiral Samuel Paparo Jr. da Pasifik'ten Ortadoğu'ya kaynak aktarılmasının Çin'e karşı caydırıcılığı zayıflatıp zayıflatmadığı yönündeki soruya yanıt verdi.

Paparo, "Bunun Çin'i caydırma kapasitemizi etkilediğini görmüyorum" dedi.

Paparo ayrıca ABD Donanması personelinin operasyonel tecrübesinin Çin ordusundan belirgin biçimde daha yüksek olduğunu ifade etti.

Savunma stratejisi uzmanı Becky Wasser ise Çin'in füze kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Wasser, Çin'in cephaneliğinin büyük olasılıkla İran'ınkinden çok daha büyük olduğunu belirterek, "Bazı füzelerini İran'ın insansız hava araçlarını kullandığı şekilde kullanabilirler" dedi.

Politico, Çin'in ayrıca ABD'nin yüksek teknolojili mühimmat kullanımını da dikkatle izlediğini yazdı. Haberde özellikle Tomahawk füzeleri ile Patriot hava savunma sistemlerinin kullanım temposunun Pekin tarafından incelendiği belirtildi.

Eski bir ABD yetkilisi, "İran'da kullanılan her füzenin, Hint-Pasifik bölgesindeki caydırıcılık için kullanılamayacak bir füze olduğunu biliyorlar" ifadelerini kullandı.

New York Times da daha önce yayımladığı haberinde, Çinli analistlerin İran savaşı nedeniyle ABD silah stoklarının azalmasının Washington'un Tayvan'ı savunma kapasitesi üzerinde soru işaretleri yarattığını değerlendirdiğini yazmıştı.



Makaleler

Güncel