İran Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nı siyasi mesajlar vermek yerine teknik doğrulama görevine odaklanmaya çağırırken; Tahran'ın nükleer programının tamamen denetim altında ve sivil amaçlı olduğunu vurguladı.
YDH- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Pazar günü yaptığı açıklamada Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) temel sorumluluk alanlarını hatırlatarak kurumu eleştirdi.
Bekai, Ajans’ın asli görevinin teknik anlamda "doğrulama" yapmak olduğunu, "siyasi mesaj göndermek" gibi bir misyonunun bulunmadığını ifade etti.
Siyasi diktelere karşı tarafsızlık vurgusu
Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama yayımlayan Bekai, UAEA’nın Hürmüz Boğazı ya da füze programı gibi teknik yetki alanı dışındaki konularda siyasi mesajlar vermemesi gerektiğini belirtti.
Sözcü, kurumun Tahran’a yönelik siyasi dikteler dayatmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
"Profesyonel tarafsızlık, siyasi hedefler veya kişisel hırslar uğruna feda edildiğinde, kurumlar hem güvenilirliklerini hem de etkinliklerini kaybederler," diyerek kurumun bağımsızlığını koruması gerektiğine dikkat çekti.
Washington’un iddiaları ve nükleer denetim
İran’ın nükleer programına yönelik tartışmalara değinen İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu da daha önce yaptığı açıklamada önemli verilere yer verdi.
Misyon, İran’ın elindeki tüm zenginleştirilmiş uranyum stoklarının halihazırda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından sürekli ve kapsamlı bir şekilde denetlendiğini doğruladı.
Tahran yönetimi, ABD’nin nükleer programı bir "tehlike" olarak lanse etme girişimlerini sert bir dille eleştiriyor.
Washington ve müttefiklerinin bu tür iddialarla, kendi nükleer silahsızlanma taahhütlerini ihlal etmelerinden kaynaklanan tepkileri başka yöne çekmeye çalıştığı ifade ediliyor.
Nükleer programın sivil niteliği
İran, yürüttüğü nükleer çalışmaların tamamen barışçıl ve sivil nitelikte olduğunun altını çizmeye devam ediyor.
Tahran yönetimi, zenginleştirme teknolojisinin tıp, tarım ve genel kalkınma alanlarında stratejik öneme sahip olduğunu belirtiyor.
Uluslararası gözlemciler ise Tahran üzerindeki askeri ve siyasi baskıların, ülkeyi teknolojik hedeflerinden ve seçtiği yoldan caydırmada başarısız olduğunu kaydediyor.