Sky News yayınında konuşan askeri analist Michael Clarke, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin küresel deniz ticareti açısından tehlikeli emsal oluşturduğunu belirtti.
YDH - Sky News yayınında konuşan askeri analist Michael Clarke, Hürmüz Boğazı'nda İran ile ABD'nin fiilen deniz trafiğini durma noktasına getiren karşı karşıya gelişinin, başka ülkelerin de stratejik deniz geçitlerini kapatmasına zemin hazırlayabilecek tehlikeli bir emsal oluşturduğunu söyledi.
Clarke, Çin'in Donald Trump yönetiminin tutumunu Tayvan Boğazı'na erişimi sınırlamak için gerekçe olarak kullanabileceğini belirtti. Analist, Endonezya ile Malezya arasındaki anlaşmazlıkların da Malakka Boğazı'ndaki deniz taşımacılığını riske atabileceğini ifade etti.
Michael Clarke, Ensarullah'ın etkin olduğu Babülmendep Boğazı'ndan geçen gemilerin de benzer tehditlerle karşı karşıya kalabileceğini kaydetti.
Clarke'a göre Hürmüz Boğazı'nda yaşanan karmaşa, Ortadoğu ülkelerini enerji sevkiyatı için yeni boru hattı projeleri geliştirmeye yöneltebilir. Analist, buna karşın Süveyş ve Panama kanallarının benzer bir risk altında olmadığını düşündüğünü söyledi.
Tayvan Boğazı, Tayvan Adası ile Çin ana karası arasında yer alıyor. Bölge, dünyanın en yoğun deniz ticaret yollarından biri kabul ediliyor. Küresel konteyner taşımacılığının önemli bölümü ile bölgeye yönelik enerji sevkiyatının kayda değer kısmı bu güzergah üzerinden yapılıyor.
Boğazın siyasi statüsü uluslararası anlaşmazlık konusu olmayı sürdürüyor. Pekin yönetimi de Tayvan'ın Çin'in parçası olduğunu vurgulamak amacıyla bölgede düzenli askeri tatbikatlar gerçekleştiriyor.
Malakka Boğazı, Malay Yarımadası ile Endonezya'ya bağlı Sumatra Adası arasında bulunuyor. Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanusu arasındaki en kısa deniz yolu kabul edilen boğazdan her yıl yaklaşık 90 bin gemi geçiyor.
Dünya petrol sevkiyatının Ortadoğu'dan Çin ve Japonya'ya yönelen kısmının yarısından fazlası da bu güzergahı kullanıyor. Boğaz, özellikle dar yapısı nedeniyle kırılgan kabul ediliyor.
En dar noktasında genişliği yaklaşık 2,8 kilometreye kadar düşüyor. Korsan saldırıları riski de bölgedeki başlıca güvenlik sorunları arasında yer alıyor.
"Ağlayan Kapı" anlamına gelen Babülmendep Boğazı ise Kızıldeniz'i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'na bağlıyor. Bölge, Fars Körfezi'nden Avrupa ve ABD'ye yönelen petrol sevkiyatında temel geçiş güzergahlarından biri olma niteliği taşıyor. Süveyş Kanalı'nı kullanan ticaret gemileri açısından da boğaz kritik önem taşıyor.
Yemen kıyılarının önemli bölümünü kontrol eden Husiler son yıllarda bölgede ticari gemilere yönelik çok sayıda saldırı düzenledi. Bu saldırılar, Babülmendep Boğazı'nın deniz taşımacılığı açısından taşıdığı kırılganlığı yeniden gündeme getirdi.