Hindistan, Hürmüz ablukası nedeniyle enerji açığı yaşamasına rağmen, ABD yaptırımları kapsamındaki Rus sıvılaştırılmış doğal gazını satın almayı reddetti.
YDH - Hindistan, İran'da devam eden savaşın ülkede yakıt açığı yaratmasına karşın, ABD yaptırımlarına tabi olan Rus sıvılaştırılmış doğal gazını (LNG) satın alma teklifini geri çevirdi.
Reuters, konuya aşina iki kaynağa dayandırdığı haberinde, Yeni Delhi yönetiminin yaptırım altındaki yakıtı kabul etmeyeceğine yönelik tutumunu kesinleştirdiğini aktardı.
Hindistan, yaptırım kapsamındaki LNG'yi satın almayacağını 30 Nisan tarihinde gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Rusya Enerji Bakan Yardımcısı Pavel Sorokin'e iletti.
Kaynaklardan biri, Yeni Delhi'nin bu tutumunun Petrol Bakanı Hardeep Singh Puri dahil olmak üzere Hintli yetkililerle yapılan görüşmelerde dile getirildiğini kaydetti. Söz konusu görüşme, iki isim arasında son iki ay içinde gerçekleşen ikinci temas olarak kayıtlara geçti.
Konuya yakın kaynaklardan biri, Rusya'nın Baltık Denizi kıyısında bulunan ve Gazprom'a ait olan, ABD yaptırımı altındaki Portovaya tesisinden LNG yüklemesinin Hindistan'ın pozisyonu nedeniyle imkansız hale geldiğini belirtti.
Nisan ayı ortasında hazırlanan sevkiyat planlarında, ilgili gaz sevkiyatının varış noktası Hindistan olarak belirlenmişti.
Moskova yönetimi, Batılı ülkelerce uygulanan bu yaptırımları hukuk dışı olarak nitelendirmeye devam ediyor.
Reuters'ın ulaştığı kaynak, Hindistan'ın satın almaya hazır olduğu yaptırım dışındaki Rus LNG hacminin büyük bölümünün halihazırda Avrupa pazarı için ayrıldığını bildirdi.
Aynı kaynak, Moskova'nın Yeni Delhi ile LNG'nin yanı sıra potasyum, fosfor ve üre gibi gübrelerin tedarikini de kapsayan uzun vadeli anlaşmalar imzalamayı hedeflediğini ifade etti.
İran ile yaşanan gerilimin Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz trafiğini olumsuz etkilemesinden önce Hindistan, doğal gaz tüketiminin yarısını ithalat yoluyla karşılıyordu.
Bu ithalat hacminin yaklaşık yüzde 60'ı Hürmüz Boğazı rotası üzerinden gerçekleştiriliyordu. Hindistan'ın ham petrol tedarikinin yüzde 50'den fazlası da yine bu stratejik güzergah üzerinden sağlanıyordu.