El-Vifak: Bahreyn'de mezhepçi tasfiye yürütülüyor

img
El-Vifak: Bahreyn'de mezhepçi tasfiye yürütülüyor YDH

El-Vifak Partisi, Bahreyn rejiminin Şii din âlimleri ve toplum önderlerine yönelik geniş çaplı gözaltılar gerçekleştirdiğini belirterek, bunun mezhepçi gerilimi tırmandıran ve hukuki dayanağı olmayan bir tasfiye süreci olduğunu ifade etti.




YDH- Bahreyn El-Vifak Partisi yayımladığı açıklamada, “Şüpheli, kışkırtıcı, yasa ve anayasa dışı, tüm örf ve değerlere aykırı bir adımla Bahreyn rejimi, Şii mezhebini gülünç suçlamalarla hedef aldığını ilan etti ve hiçbir ayrım ya da hukuki ölçüt gözetmeden tüm liderlerini ve din âlimlerini tutukladı. Rejim, ders verme, eğitim faaliyetleri yürütme, cuma ve cemaat namazlarına imamlık yapma, dini ve toplumsal rehberlik ile irşat görevlerini üstlenen temel dinî seçkinleri ve siyasetle uğraşmayan isimleri hedef aldı.” ifadelerini kullandı.

Açıklamada, “Rejim; temiz sicilleriyle tanınan, toplumsal barışı takvaları, bilgileri ve yüksek dini-milli sorumluluk anlayışlarıyla koruyan önde gelen isimleri ve toplumun seçkin âlimlerini tutukladı. Bu isimler, devletin yokluğu, yolsuzluk, yağma, kamu malının çalınması, Siyonistlerle yakınlaşma ve halktan kopuş ortamında insanların güvendiği ve sığındığı kişilerdi.” denildi.

El-Vifak açıklamasında, “Rejim bu yalanlar ve kışkırtıcı yöntemlerle Bahreyn’deki ve dünyadaki Şiileri provoke etmeye çalıştı. Ayrıca, bu ‘sevimsiz tiyatroyu’ ilan ederek Bahreyn’in önde gelen dini liderlerinden Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın adını da hedef aldı.” ifadelerine yer verdi.

Açıklamada, “Onlarca din âliminin bu şekilde tutuklanması, yönetimin yaşadığı derin ahlaki krizi yansıtmaktadır. Âlimlerin evlerine baskın düzenlenmesi, başarısız aksiyon sahnelerini andıran operasyonlar yapılması ve görüntülerinin aşağılayıcı biçimde yayımlanması, rejimin din âlimlerine karşı intikam duygusunu tatmin etmeye çalıştığını gösteren psikolojik bir krizdir. Bu hastalıklı yaklaşım, rejimi devlet yönetiminin ve toplum idaresinin en temel unsurlarından dahi mahrum bırakmıştır. Hukukun ve kamu ahlakının ihlal edilmesi rejimin lehine değil, aleyhine olacaktır.” denildi.

El-Vifak, “Rejimin tutumu, Bahreyn’in halkın ve hukukun egemen olduğu dengeli ve adil bir siyasi sisteme ihtiyaç duyduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmadan ortaya koymuştur. Mevcut yönetimin devlet idaresinin her ayrıntısında mezhepçi nefret ve kin siyasetinden çıkamadığı görülmüştür. Bahreyn halkı, camilerin yıkıldığı, Hüseyniyelerin yakılıp tahrip edildiği, kimlik temelinde tutuklama ve cinayetlerin işlendiği, adeta engizisyon mahkemelerini andıran uygulamaların yaşandığı dönemi yeniden hatırlamıştır. Bu eski ve çürümüş yöntemlerle bir devlet inşa edilemez. Mezhepçi nefret, şiddet, hakaret ve küfür diliyle birlikte siyaset, hizmetler, yaşam koşulları, toplumsal barış ve diplomaside biriken başarısızlıklar ülkeyi çıkmaza sürüklüyor.” ifadelerini kullandı.

Açıklamanın devamında, “Halkın adil ve meşru talepleri artık bu ülkenin yeniden istikrara kavuşması ve dışlanan halkın rolünü geri kazanması için acil ve zorunlu hale gelmiştir. Bunun yolu, halk iradesine dayanan seçilmiş bir hükümetin kurulması, tam yasama ve denetim yetkilerine sahip bir parlamentonun oluşturulması, bağımsız ve tarafsız bir yargının tesis edilmesi, yolsuzluk, yağma ve kamu malının çalınmasının durdurulması, ortak ulusal kimliğe yönelik müdahalelerin son bulması ve kurumlar ile hukuk devletinin inşasından geçmektedir.” denildi.