New York Times, İsrail toplama kamplarındaki tutsak Filistinli kadınlar, erkekler ve çocukların cinsel şiddet, işkence, tecavüz ve ölüm tehditlerine maruz kaldıklarını belirtti.
YDH- Amerikan New York Times gazetesi, İsrail toplama kamplarındaki Filistinli tutsaklara yönelik tecavüz ve cinsel saldırılara ilişkin dosyayı ilk kez kamuoyuna açtı.
Haberde, kadın, çocuk ve erkeklerin cinsel saldırı, işkence, ölüm tehdidi ve şantaja uğradıklarına dair ifadelerine yer verildi.
Gazete, 42 yaşındaki Filistinli bir kadının ifadesini aktardı: Kadın, çıplak şekilde metal bir masaya bağlandığını, İsrailli askerler tarafından iki gün boyunca tecavüze uğradığını, diğer askerlerin ise saldırıları görüntülediğini söyledi.
Ayrıca, daha sonra tecavüz fotoğraflarını izlemeye zorlandığını ve İsrail istihbaratıyla işbirliği yapmazsa bu fotoğrafların yayınlanacağı tehdidini aldığını ekledi.
Gazeteci Sami es-Sai'nin anlattıkları
46 yaşındaki bağımsız Filistinli gazeteci Sami es-Sai, 2024'te gözaltına alınmasının ardından vahşice cinsel saldırıya uğradığını anlattı. Gardiyanların onu yere yatırıp dövdüğünü, ardından iç çamaşırlarını çıkarıp lastik bir sopayla, daha sonra da bir havuçla gardiyanların kahkahaları eşliğinde saldırdıklarını belirtti. Acının şiddetinden ölmesi için Tanrı'ya yalvardığını söyledi.
Es-Sai, kadın gardiyanlardan birinin cinsel organını ve testislerini tutup onunla alay ettiğini, "sigara molası" olarak adlandırılan sırada zincirlenmiş halde yerde bırakıldığını aktardı. Hücresine nakledildiğinde kan, kusmuk ve kırık diş izleri bulduğunu, bunun da yerde daha önce benzer işkenceler yapıldığını düşündürdüğünü söyledi.
İsrail istihbaratının, “idari gözaltısını” sonlandırması karşılığında muhbirlik teklif ettiğini ancak gazetecilik mesleki etiğini korumak için bunu reddettiğini belirtti.
Çocuklara yönelik cinsel şiddet
Save the Children (Çocukları Kurtarın) örgütü, geçen yıl yapılan bir ankette 12-17 yaş arası Filistinli çocukların yarısından fazlasının İsrail “gözaltı” sırasında cinsel şiddete tanık olduğunu veya maruz kaldığını bildirdiğini açıkladı. Ayrıca, gerçek sayıların toplumsal damgalama ve konuşma korkusu nedeniyle “daha yüksek” olabileceğini açıkladı.
Gazetecileri Koruma Komitesi'nin, 7 Ekim saldırılarından sonra serbest bırakılan 59 Filistinli gazeteciyle yaptığı anket sonuçlarına göre, %3'ü tecavüze uğradığını, %29'u ise diğer cinsel şiddet türlerine maruz kaldığını söyledi.
Çiftçinin ifadesi
Suçsuz yere aylarca “idari gözaltında” tutulduktan sonra serbest bırakılan Filistinli bir çiftçi, altı gardiyanın kollarından ve bacaklarından tuttuğunu, ardından toplama kampında metal bir çubukla saldırdıklarını, bayıldıktan sonra toplama kampı kliniğinde tekrar tecavüze uğradığını anlattı. Şikayette bulunmaya çalıştığında aynı gün üçüncü kez saldırıya uğradığını ekledi.
Çiftçi, daha sonra Şin Bet’ten medyaya konuşmaması için tehditler aldığını, bu yüzden kimliğini ifşa etmekten vazgeçtiğini söyledi.
"Cezasızlık tecavüze izin veriyor"
İsrail'de İşkenceyle Mücadele Genel Komitesi'nin İsrailli-Amerikalı yönetici avukatı Sari Başi, "Filistinli mahkumlara yaygın cinsel saldırı sıradan hale geldi" diyerek, İsrail makamlarının ihlallerden haberdar olmasına rağmen durdurmak için harekete geçmediğine dair sürekli kanıtlar olduğunu belirtti.
İsrailli avukat Ben Marmarili, savunmasını üstlendiği Filistinli tutsakların ifadelerine dayanarak, aletlerle Filistinli tutsakalra tecavüz edilmesinin "geniş çapta gerçekleştiğini" söyledi.
Başi, örgütlerinin Filistinli tutsaklara yönelik korkunç ihlalleri belgeleyen yüzlerce şikayette bulunduğunu, ancak hiçbirinin suçlamayla sonuçlanmadığını, cezasızlığın failleri bu uygulamalara devam etmeye teşvik ettiğini ifade etti.
Habere göre, Gazzeli Filistinli bir tutsak, toplama kampı içinde saldırıya uğradıktan sonra Temmuz 2024'te rektum yırtığı, kaburga kırıkları ve delinmiş akciğerle hastaneye kaldırıldı. Yetkililer bu dava nedeniyle dokuz yedek askeri tutukladı, ancak İsrail sağından gelen protestolar eşliğinde suçlamalar daha sonra düşürüldü.
Başbakan Benyamin Netanyahu suçlamaların düşürülmesini överek davayı "kan iftirası" olarak nitelendirdi. Buna karşılık Başi, suçlamaların düşürülmesini "tecavüz için izin verilmesi" olarak değerlendirdi.
Kadın tutsağın ifadesi
B'Tselem hak örgütü, Filistinlilere karşı "tehlikeli bir cinsel şiddet modeli" belgeledi. 7 Ekim 2023 operasyonundan sonra tutsak alınan Filistinli bir kadın, toplama kampında gardiyanlar tarafından tekrar tekrar soyulduğunu, dövüldüğünü ve taciz edildiğini, saldırıların şiddetinden birden fazla kez bayıldığını ve tam tecavüze uğrayıp uğramadığından emin olamadığını anlattı.
Askerlerin onu günde birkaç kez soyduğunu, her vardiya başlangıcında yeni adamlar getirip çıplak halde izlettiklerini, serbest bırakıldıktan sonra medyaya konuşursa tecavüz etmekle, öldürmekle ve babasını öldürmekle tehdit ettiklerini söyledi.
Gazetecinin ifadesi
Gazzeli bir gazeteci, tutsaklara yönelik sistematik cinsel saldırıları ifşa etti. Gardiyanların cinsel organlarını saatlerce plastik bağlarla bağladığını ve kanlı idrar yapana kadar dövdüğünü söyledi. Gözleri bağlı ve elleri bağlıyken bir polis köpeğinin gardiyanların kahkahaları ve görüntü çekmeleri eşliğinde cinsel saldırıda bulunduğunu ekledi.
Tutsaklar ve insan hakları izleyicileri, polis köpeklerinin Filistinli tutsakalra tecavüz etmek üzere eğitildiğine dair raporlardan bahsetti. Gazeteci, serbest bırakıldıktan sonra İsrailli bir yetkilinin hayatta kalmak istiyorsa medyaya konuşmaması yönünde tehdit ettiğini söyledi.
Çocukların ifadeleri
İfadeler, gözaltı sırasında tecavüz tehdidine ve cinsel saldırılara maruz kaldıklarını doğrulayan Filistinli çocukların anlatımlarını da içeriyordu.
Tutsak alındığında 15 yaşında olan bir genç, askerlerin emirlerini yerine getirmezse vücuduna sopa sokmakla tehdit ettiğini söyledi.
Filistinli Muhammed Mattar, yerleşimcilerin onu soyduğunu, sopayla saldırdığını, çıplak halde fotoğraflayıp sosyal medyada yayınladığını anlattı ve yaşadıkları hakkında altı ay boyunca konuşamadığını belirtti.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Filistinlilere yönelik cinsel şiddet anlatımları karşısında şaşırmadığını belirterek, "Topraklarda her gün savaş suçları işleniyor." demişti.
