Çin bayraklı tankerlerin Hürmüz’den geçişini sürdürmesi, Pekin’in ABD baskısı ve savaş riskine rağmen İran enerjisinden vazgeçmediğini ortaya koydu.
YDH- CNN tarafından paylaşılan habere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile İran’daki savaş ve derinleşen küresel enerji krizini görüşmek üzere Pekin’e gittiği Çarşamba günü, Çin bayraklı bir petrol süper tankeri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu.
MarineTraffic verileri, Yuan Hua Hu adlı süper tankerin Çarşamba sabahı erken saatlerde stratejik su yolunda doğuya doğru ilerlediğini gösterdi.
Takip sinyalinin birkaç saat sonra kaybolması ise Körfez’de artan güvenlik riskleri nedeniyle otomatik tanımlama sisteminin kapatılmış olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Geminin bu hareketi, ABD’nin artan yaptırımlarına ve askeri baskısına rağmen Çin’in İran enerji kaynaklarına olan bağımlılığının devam ettiğini kanıtlıyor.
Sevkiyat kayıtları, Yuan Hua Hu tankerinin savaşın başladığı ilk gün olan 28 Şubat’ta İran’ın Aseluye Limanı’na uğradığını ve çatışmalar boyunca Körfez içinde aktif kaldığını ortaya koydu.
Tankerin kaydedilen son liman ziyaretinin ise Mart ayında Birleşik Arap Emirlikleri’ne yapıldığı görüldü.
İran ham petrolünün en büyük ithalatçısı konumundaki Çin, ABD yaptırımlarına rağmen enerji akışını sürdürmek için bağımsız rafinerilere ve Batı raporlarında sıkça "gölge filo" olarak adlandırılan tanker ağına güveniyor.
Pekin yönetiminden yaptırım resti
Pekin yönetimi, Washington’ın İran’a yönelik tek taraflı yaptırım rejimini defalarca reddettiğini beyan ediyor.
Çin son dönemde, İran petrolü satın alan Çinli rafinerileri hedef alan ABD yaptırımlarına uyulmasını engelleyecek adımlar attı.
Trump’ın Pekin ziyareti, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler ve yükselen küresel enerji fiyatları konusundaki Amerikan endişelerinin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor.
ABD’li yetkililerin, Çin’in Tahran üzerindeki ekonomik nüfuzunu kullanarak su yolunun yeniden açılması ve Washington’ın kabul edebileceği bir ateşkes çerçevesi için baskı yapmasını isteyeceği tahmin ediliyor.
Enerji rotaları ve stratejik rekabet
Çin tarafı ise savaşta ABD’nin oynadığı rolün istikrarsızlaştırıcı etkisine giderek daha fazla vurgu yapıyor. Pekin, bölgesel gerilimi düşürme ve ekonomik istikrarı koruma yönündeki tutumunu sürdürüyor.
Yaşanan son tanker hareketliliği, İran’daki savaşın; enerji yolları, yaptırımların uygulanması ve Körfez’deki nüfuz mücadelesi üzerinden ABD-Çin stratejik rekabetiyle nasıl kesiştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yapay zeka ve ticaret savaşları gölgesinde görüşme
Washington, ulusal güvenlik gerekçesiyle Çin’in gelişmiş yarı iletkenlere ve yapay zeka teknolojilerine erişimine yönelik kısıtlamalarını son yıllarda yoğunlaştırdı.
Pekin ise ABD’yi Çin’in teknolojik yükselişini engellemeye çalışmakla ve küresel tedarik zincirlerini siyasi amaçlarla silah olarak kullanmakla suçluyor.
Pekin ziyaretinde yapılması beklenen Tayvan, enerji piyasaları ve İran konulu görüşmeler, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki genişleyen stratejik rekabet sahasını yansıtıyor.