Eski CIA başkanı: Tahran başımıza silah dayadı

img
Eski CIA başkanı: Tahran başımıza silah dayadı YDH

Eski CIA Direktörü Leon Panetta, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün Tahran’a ABD karşısında önemli bir koz sağladığını söyledi.




YDH- Eski CIA Direktörü ve eski ABD Savunma Bakanı Leon Panetta, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü sayesinde ABD karşısında önemli bir baskı gücüne sahip olduğunu belirtti.

Devam eden bölgesel çatışmalar ve tıkanan müzakereler ortamında Tahran’ın şu anda ABD’nin “başına silah dayadığını” söyledi.

Panetta, perşembe günü The Times’a verdiği röportajda açıklamalarda bulundu. Açıklamaları, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de yaptıkları görüşmede, küresel enerji akışının serbest şekilde devamı için stratejik su yolunun yeniden açılması gerektiği konusunda mutabakata vardığı sırada geldi.

Panetta, “Benim değerlendirmeme göre altı ila sekiz hafta içinde sona ereceği düşünülen bu savaşın, muhtemelen aylar boyunca devam etmesi çok olası.” dedi.

Eski CIA Direktörü, “Çünkü sadece ateşkesin sürdürülmesini değil, savaşı sona erdirecek temel meselelerin çözümünü sağlayacak anahtarı henüz bulamadık. Açık konuşmak gerekirse başkanın önünde çok az seçenek var.” ifadelerini kullandı.

İran’ın Hürmüz kozuna dikkat çekti

Panetta, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlanamaması üzerine Trump’ın yeni saldırılar tehdidinde bulunmasının ardından, İran’a karşı ek askeri adımların siyasi sonuç üretip üretmeyeceğini sorguladı.

The Times’a konuşan Panetta, “Ek askeri saldırıların yönetimde gerçek bir değişiklik yaratıp yaratmayacağını sorguluyorum.” dedi. İran’ın bugüne kadar ciddi baskılara dayanabildiğini belirten Panetta, “Elimizdeki istihbarat verileri onların bu tür etkileri karşılamaya devam edebileceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

“Bu nedenle askeri seçeneğin şu anda baskı oluşturmak için bir anahtar sağladığından emin değilim.” diye ekledi.

Panetta ayrıca, Trump’ın nihayetinde savaşın hızlı şekilde sona erdirilmesi için müzakere yolunu seçip seçmeyeceğine karar vermek zorunda kalacağını söyledi. Böyle bir yaklaşımın ise Hürmüz Boğazı krizinin ve İran’ın nükleer programı etrafındaki anlaşmazlığın ele alınmasını gerektirdiğini vurguladı.

“Başkan karar vermek zorunda: Savaşı hızlı biçimde bitirecek bir yol aramaya devam mı edecek? Eğer edecekse Hürmüz Boğazı meselesini çözmeli ve en azından nükleer mesele için bir müzakere mekanizması oluşturmalı. Ama şu anda böyle bir süreç yok.” dedi.

Kara harekâtı ihtimalini düşük gördü

Eski CIA Başkanı, ABD’nin İran’a kara gücü göndermesi ihtimalini de Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmeye yönelik özel bir senaryo dışında gerçekçi bulmadı.

Panetta, “Savunma Bakanı olduğum dönemde şu sonuca varmıştık: Hürmüz Boğazı’nın her iki yanında 50’şer mil ve daha içeride 100 mil boyunca kontrol sağlayacak yeterli asker gerekir.” dedi.

Bunun ciddi kayıplara yol açacağını belirten Panetta, “Böylesi bir girişim sonucunda kayıplar olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Panetta, uzun vadede gerçekçi çözümün boğazdan deniz trafiğinin kesintisiz şekilde geçişini güvence altına alacak uluslararası bir düzenleme olduğunu savundu.

“Şu anda İran, boğazın kapatılmasıyla başımıza silah dayamış durumda. Bir şekilde bu silahı ortadan kaldırmanın yolunu bulmalıyız.” dedi.

Ayrıca, ABD istihbarat kurumlarının uzun süredir İran’ın herhangi bir saldırıya Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık vereceğini öngördüğünü belirtti. Dünya petrol sevkiyatının yaklaşık beşte birinin bu boğazdan geçtiğini hatırlatan Panetta, Trump yönetimini bu senaryoya yeterince hazırlıklı olmamakla eleştirdi.

Boğaz kapalı kaldığı ve ABD ile dünya ekonomisine büyük baskı uygulamayı sürdürdükleri sürece bir yere varamayacağız; çünkü baskı unsuru onların elinde.” dedi.

“Trump’ın müzakerecileri New Yorklu iki iş adamı”

Panetta ayrıca, Trump’ın üst düzey müzakere ekibini de eleştirdi. ABD Temsilcisi Steve Witkoff ile Başkanlık Danışmanı Jared Kushner’i kastederek, onları diplomatik deneyimi olmayan “New Yorklu iki iş adamı” şeklinde tanımladı.

Panetta’ya göre, Washington’un en önemli baskı unsuru, İran’ın nükleer programına yönelik tavizsiz tutumu olmaya devam ediyor. İran’ın da geçici anlaşmalardan bağımsız olarak bunun ABD politikasını şekillendireceğinin farkında olduğunu söyledi.

“Her iki taraf da diğer tarafın önce geri adım atmasını bekliyor. Birçok açıdan birbirlerini kâğıttan kaplan olarak görüyorlar.” dedi.

Taraflar arasındaki derin güvensizliğin de çözüm çabalarını zayıflattığını söyleyen Panetta, Washington’un İran liderliğine şüpheyle yaklaştığını, Tahran’ın ise Trump’ın gelecekte yapılacak herhangi bir anlaşmaya sadık kalıp kalmayacağından emin olmadığını ifade etti.

“Her iki tarafta da bir güven sorunu var.” diyen Panetta, İran’ın “Donald Trump’ın yapılacak bir anlaşmaya bağlı kalacağına güvenip güvenemeyeceğini sorguladığını” belirtti.