BRICS’te diplomatik tıkanma: ABD–İsrail saldırıları kınanamadı

img
BRICS’te diplomatik tıkanma: ABD–İsrail saldırıları kınanamadı YDH

BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda, ABD–İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığına ilişkin ortak kınama metni üzerinde uzlaşma sağlanamadı.




YDH- El-Ahbar’ın bildirdiğine göre, Yeni Delhi’de dün başlayan 20. BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı, örgütün "yükselen güçler arasında işbirliği ve çok kutupluluk sembolü" olmasına rağmen, ABD’nin üye ülke İran’a yönelik "tek taraflı ve askerî tırmanışı" nedeniyle zorlu bir sınav verdi.

Toplantının, "ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyaretiyle aynı döneme gelmesi" dikkat çekti. BRICS bünyesinde başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika varken, son yıllarda Etiyopya, BAE, Endonezya, İran ve Mısır da katıldı.

Hindistan: “Hürmüz Boğazı küresel ekonomi için kritik”

El-Ahbar’ın belirttiği gibi, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jayşankar, açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Hürmüz Boğazı da dahil olmak üzere uluslararası sularda seyrüsefer özgürlüğü ve gemilerin sorunsuz akışı, küresel ekonominin refahı için hayatidir."

Jayşankar, İran veya ABD’yi hedef göstermeden, "uluslararası hukuka ve BM Şartı’na aykırı olan tek taraflı zorlayıcı tedbirlere ve yaptırımlara karşı çıkılması" çağrısı yaptı.

İran: “ABD ve İsrail kınanmalı”

Ancak Tahran yönetimi, BRICS’ten ABD-İsrail saldırganlığına karşı "açık bir kınama" bekliyordu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi konuşmasında şu talepleri dile getirdi:

"ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlali ve İran’a yönelik yasa dışı saldırıları kınanmalıdır. Savaş kışkırtıcılığını durdurmak ve BM Şartı’nı ihlal edenlerin cezasız kalmasına son vermek için somut adımlar atılmalıdır."

El-Ahbar’ın haberini bildirdiğine göre, "Hindistan’ın ABD ile yakın ilişkileri" ve "BAE’nin İran karşıtı tutumu", bu açık kınamanın önündeki en büyük engeller oldu.

İran–BAE gerilimi toplantıya yansıdı

Toplantı öncesinde İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, BAE’yi şu sözlerle suçlamıştı:

"BAE, ortak bildirgeye İran’ı kınayan maddeler eklenmesi konusunda ısrar ederek fikir birliğine varılmasını engelliyor."

Oturumda BAE temsilcisi Halife Şahin el-Merri, "İran’ın füze saldırılarının" ve "gemi gasplarının" kınanmasını talep etti. Ayrıca BAE’nin "ABD üslerine ev sahipliği yaptığına" dair her türlü atfın metinden çıkarılmasını şart koştu.

Arakçi’den sert çıkış

Buna karşılık Abbas Arakçi sert bir çıkış yaparak şunları söyledi:

"BRICS’in birliğine saygı duyduğum için konuşmamda BAE’nin adını zikretmedim. Ancak gerçek şu ki, onlar ülkeme yönelik saldırganlığa doğrudan ortak oldular. Saldırılar başladığında tek bir kınama mesajı bile yayınlamadılar."

Arakçi ayrıca, "Ne ABD üsleri ne de İsrail ile ittifak BAE’ye güvenlik sağlar" diyerek Abu Dabi’yi politikasını gözden geçirmeye çağırdı ve "Nisan başında BAE’nin İran’a karşı askerî operasyonlar gerçekleştirdiğine dair raporlar" olduğunu hatırlattı.

Rusya’nın taslağı da kabul görmedi

El-Ahbar’ın belirttiğine göre, Rusya geleneksel arabuluculuk rolünü üstlenerek tamamen "teknik ve tarafsız" bir bildirge taslağı hazırladı. Taslak sadece şu konuları içeriyordu: "Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliği ve gemilerin serbest geçişi."

Ancak BAE bu taslağa da şiddetle karşı çıktı. El-Ahbar’ın haberini bildirdiğine göre Abu Dabi yönetimi, "Hürmüz Boğazı’nın güvenliği gibi teknik bir konunun bile ele alınmasının, İran’ın bu su yolu üzerindeki kontrolünü meşrulaştıracağını" öne sürdü. BAE, "Önce İran’ın düşmanca davranışları kınansın" diyerek ısrar etti.

Ortak bildiri çıkmadı

El-Ahbar’ın bildirdiği üzere, İran her türlü tarafsız ve teknik bildiriye hazır olduğunu açıkladı. Ancak Abu Dabi’nin, İran’ı kınayan maddeler eklenmesi konusundaki ısrarı nedeniyle, Rus taslağı gündemden çekildi ve Hürmüz Boğazı’na dair herhangi bir ortak bildiri üzerinde anlaşılamadı.

Toplantı, BRICS’in artan jeopolitik krizler karşısında birlik oluşturmakta ne kadar zorlandığını bir kez daha gözler önüne serdi.