Nakba’nın 78. yılında direnişten ortak deklarasyon

img
Nakba’nın 78. yılında direnişten ortak deklarasyon YDH

Filistin Nakbası’nın 78. yıldönümü dolayısıyla ortak bir deklarasyon yayımlayan direniş grupları, işgalin meşruiyetini tanımadıklarını ilan ederken, geri dönüş hakkı ve silahlı mücadelenin Filistin davasının vazgeçilmez stratejik temelleri olduğunu vurguladı.




YDH- Filistinli direniş grupları, Filistin Nakbası’nın (Büyük Felaket) 78. yıldönümünde eş zamanlı açıklamalar yaparak Filistin halkının geri dönüş ve kendi kaderini tayin etme hakkına sarsılmaz bağlılıklarını teyit etti.

Cuma günü yayımlanan metinlerde gruplar, İsrail işgalinin Filistin toprakları üzerindeki hiçbir egemenlik iddiasını veya hukuksuz meşruiyetini tanımadıklarını açıkça reddetti.

Hamas: Silah varlığımız işgalin mevcudiyetine bağlıdır

İslami Direniş Hareketi (Hamas), Nakba'dan bu yana geçen 78 yıllık süreçte işgal rejiminin Filistinlilere ve kutsal mekanlara yönelik sistematik suçlarının kesintisiz devam ettiğini hatırlattı.

Son iki yıldır Gazze Şeridi'nde yürütülen imha ve açlık savaşına dikkat çeken hareket, sivillerin hedef alınması ve ateşkes anlaşmalarının sürekli ihlali neticesinde geçtiğimiz Ekim ayından bu yana 850'den fazla Filistinlinin şehit düştüğünü bildirdi.

Hamas, işgalin Batı Şeria ve Kudüs’te sürdürdüğü yerleşim faaliyetlerinin, Mescid-i Aksa baskınlarının ve demografik yapıyı değiştirme amaçlı zorunlu göç planlarının 1948 Nakbası’nın doğrudan bir uzantısı olduğunu belirtti.

Direnişin her türlü biçiminin uluslararası hukukça güvence altına alınmış meşru bir hak olduğunu vurgulayan hareket, "Direnişin silahları, işgalin varlığıyla doğrudan bağlantılıdır" diyerek silahsızlanma girişimlerini kesin bir dille reddetti. Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın çatışmanın temel odağı olduğu gerçeği bir kez daha yinelendi.

İslami Cihad: İsrail projesi tüm İslam dünyasını hedef alıyor

Filistin İslami Cihad Hareketi ise İsrail’in yayılmacı projesinin yalnızca Filistin ile sınırlı olmadığını, tüm Arap ve İslam coğrafyasını hedef aldığını savundu.

İşgalin Gazze Şeridi’ndeki savaşı sürdürürken Batı Şeria’da da suikast, tutuklama ve altyapı yıkımı politikalarıyla halkın varlığını tehdit ettiğini belirten hareket; toprak gaspı ile Mescid-i Aksa ve İbrahimi Camii gibi kutsal mekanlara yönelik saldırılara işaret etti.

Mülteci sorununun ve geri dönüş hakkının sistematik olarak tasfiye edilmek istendiği uyarısında bulunan İslami Cihad, özellikle Filistinli tutsaklara karşı çıkarılan baskıcı yasalara karşı uluslararası kamuoyunu uyardı.

Hareket, İsrail projesini bölge için "varoluşsal bir tehdit" olarak nitelendirirken, direniş güçlerinin sahadaki kararlılığını selamladı.

Mücahit Hareketi: Direniş tek stratejik seçenektir

Filistin Mücahitleri Hareketi, bu yılki yıldönümünün Gazze, Batı Şeria ve Kudüs’e yönelik tırmanan soykırım ve etnik temizlik faaliyetlerinin gölgesinde geçtiğini ifade etti. Batı’nın İsrail’e verdiği tam desteğe ve uluslararası sessizliğe rağmen Filistin halkının büyük bir metanetle direndiği vurgulandı.

Direnişin Filistin halkı için tek stratejik seçenek olduğunu teyit eden hareket, ulusal birliğin güçlendirilmesi ve işgale karşı topyekûn çatışmanın tırmandırılması çağrısı yaptı.

Tarihsel sorumluluk bağlamında İngiltere ve Batı ülkelerini İsrail’in kurulmasından ve Filistinlilerin çektiği acılardan sorumlu tutan hareket, uluslararası toplumu bu savaş suçlarını durdurmak için somut adım atmaya çağırdı.

Gruplar, Nakba’nın üzerinden 78 yıl geçmesine rağmen halkın topraklarına ve haklarına sahip çıktığını, direniş iradesi karşısında Filistin davasını ortadan kaldırma girişimlerinin başarısızlığa mahkûm olduğunu vurgulayarak açıklamalarını sonlandırdı.



Makaleler

Güncel