Gazze’de ‘kalıcı kuşatma’: İsrail’in kontrol alanı %60’ı aştı

img
Gazze’de ‘kalıcı kuşatma’: İsrail’in kontrol alanı %60’ı aştı YDH

Gazze’de İsrail kontrolünün %60’ın üzerine çıktığı, “sarı hat” ve “turuncu hat” ile yeni fiili sınırların oluştuğu belirtildi.




YDH- İsrail Başbakanı'nın "Ortadoğu'nun yüzünü değiştirme" hedefli planı kapsamında Gazze, Lübnan ve Suriye'de tampon bölgeler oluşturulduğu belirtildi.

"el-Ahbar" gazetesinde yer alan makalede, İsrail işgal rejiminin başbakanı Benyamin Netenyahu'nun dün yaptığı bir açıklamada, "Gazze Şeridi'nin yüzde 60'ını kontrol ediyoruz ve daha fazlasını da kontrol edeceğiz" dediği hatırlatıldı.

Makalede, bu sözlerle Netenyahu'nun, İsrail'in "Ortadoğu'nun yüzünü değiştirme" hedefli planının özünü özetlediği ifade edildi. Plan kapsamında Gazze, Güney Lübnan ve Suriye'de tampon bölgeler oluşturulması için çaba harcandığı kaydedildi.

"Sarı Hat" genişliyor: Ateşkesin "geçici" maddesi kalıcılaşıyor

Makalede belirtildiğine göre, bu yaklaşım işgalcinin, söz konusu bölgelerden hızlı bir çekilmeyi öngören her türlü anlaşmadan kurtulma arzusunu yansıtıyor.

Haberde, bunun karşılığında ise uluslararası siyasi süreçleri engelleyecek saha gerçekliklerini dayatmanın hedeflendiği vurgulandı. Bu bağlamda, "Sarı Hat" olarak bilinen hattın sürekli genişlediği bildirildi.

Hatırlanacağı üzere, 10 Ekim 2025'te Şarm eş-Şeyh'te imzalanan “ateşkes” anlaşması, ikinci aşamaya geçilinceye kadar söz konusu hattın "geçici olarak" İsrail kontrolünde kalması öngörülmüştü.

Kaynaklara göre, bu düzenleme gereğince İsrail’in, Gazze'nin tüm doğu bölgelerini ele geçirdiği, derinliğin bazı bölgelerde 2 kilometre, bazılarında ise 5 kilometreye ulaştığı ifade ediliyor. Bunun, toplam yüzölçümü 365 kilometrekareyi aşmayan şeridin yaklaşık yüzde 53'üne denk geldiği kaydedildi.

Son altı ayda "Turuncu Hat" eklendi: Kontrol oranı %64'e çıktı

Makalede bildirildiğine göre, bu gerçeklik son altı ayda değişti. İsrail kontrolü altındaki alanların Gazze yüzölçümün %60'ını aştığı, bunun pratikte iki milyondan fazla Filistinliyi, "100 kilometrekareyi geçmeyen dar bir batı şeridine" sıkıştırdığı ifade edildi.

Makalede, bu saha verilerinin "Turuncu Hat" olarak adlandırılan yeni bir sınır ortaya çıkardığı, bunun da İsrail'in sahada ek bir genişlemesini yansıttığı belirtildi.

Uluslararası ve BM raporlarının, İsrail'in bu yeni hat aracılığıyla kontrol alanını genişlettiğini doğruladığı, böylece askeri kontrol sisteminin Gazze'nin yaklaşık %64'ünü kuşattığı bildirildi.

İngiliz "Guardian" gazetesinin 22 Nisan 2025'te yayımladığı uydu görüntülerine atıfla, beton blokların Gazze içinde “daha derin noktalara” taşındığının görüldüğü, bunun da yeni saha sınırlarının sabitleştiğine işaret ettiği aktarıldı.

"İnsani yardım kuruluşlarına yasak bölge”

Makaleye göre, 2005 yılında kurulan ve Filistinli nüfusun hareket özgürlüğüyle ilgilenen "Gisha" adlı İsrailli hak kuruluşunun raporunda, "İsrail Koordinasyon ve İrtibat İdaresi"nin 31 Mart 2025'te uluslararası kuruluşlara bir "Turuncu Hat" haritası teslim ettiği belirtildi.

Haberde, bu haritayla, içinde hareket edebilmek için İsrailli makamlardan ön izin alınması gereken geniş bir alan tanımlandığı bildirildi. Söz konusu kısıtlamalara tabi alanın büyüklüğünün 174 kilometrekareye, yani şerit yüzölçümünün %48'ine ulaştığı ifade edildi.

BM'nin 30 Ocak 2026 tarihli bir raporuna atıfla ise "Sarı Hat" ile "Turuncu Hat" arasında kalan bölgede 14 bin 133 ailenin ikamet ettiği aktarıldı.

Yasak bölge %11 genişledi: UNRWA'nın 10 tesisi yeni hattın içinde kaldı

Makalede belirtildiğine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden altı ay sonra, 8 Mart 2026'da işgal ordusu güncellenmiş bir "Turuncu Hat" haritası dağıttı. Bu haritayla birlikte yasak bölgenin, "Sarı Hat" a kıyasla %11 oranında genişletildiği bildirildi.

Bunun, insani kuruluşların hareketine getirilen yeni kısıtlamaların artık şerit alanının yaklaşık %64'ünü kapsadığı anlamına geldiği kaydedildi.

Bu haritanın dağıtılmasından günler sonra UNRWA'nın, aralarında yerinden edilmişler için barınma merkezleri de bulunan 10 tesisinin yeni hattın sınırları içinde kaldığını duyurduğu ifade edildi. Bunun, ajansın sunduğu insani müdahale operasyonlarını zorlaştırdığı aktarıldı.

"Gazze büyük bir hapishaneye dönüşüyor"

Makalede, "Turuncu Hat"ın Gazze'nin coğrafyasını ve hareket ile varlık üzerindeki kontrol mekanizmalarını yeniden şekillendirmeyle açık bir bağlantı kazandığı vurgulandı.

Bu hattın, şeridin kuzeyini orta ve güneyine bağlayan ana arter olup vatandaşların, mal ve yardım kamyonlarının geçişini sağlayan Selahaddin Caddesi boyunca uzandığı belirtildi. Bunun, şeridi, nüfusun hareketini kısıtlayan saha kontrolüne dayalı "büyük bir hapishaneye" dönüştürme potansiyeli taşıdığı bildirildi.

Makalede ayrıca, işgal ordusunun bu gerçeklikleri sabitleme yolunda, güvenlik hissini ortadan kaldırmak ve nüfusu göçe zorlamak için işbirlikçi çetelere bel bağladığı ifade edildi.

Son günlerde Şevki Ebu Nasira liderliğindeki işbirlikçi çetenin, Gazze'nin doğu orta kesimlerinde Ebu'l-Acin bölgesine saldırılar düzenlediği, bunun sonucunda onlarca ailenin evlerinden kovulduğu bildirildi.

Aynı şekilde, "Sarı Hat"a komşu kuzeydoğu Gazze bölgelerinin de işbirlikçi çeteler tarafından sık sık basıldığı, bunun onlarca aileyi bölgeyi boşaltarak şehrin batı bölgelerine gitmeye zorladığı aktarıldı.

En büyük tehlike: Yardım kuruluşları bölgelere ulaşamıyor

Makalede, bundan daha tehlikeli olanın, uluslararası insani yardım kuruluşlarının "Sarı Hat"a yakın ve "Turuncu Hat" kapsamına giren bölgelere ulaşmaktan imtina etmesi olduğu belirtildi.

"El-Ahbar" gazetesinin Cebaliye Mülteci Kampı'ndaki bazı ailelerle yaptığı görüşmelere göre, Cebaliye bölgelerinde ikamet eden binden fazla aileye, yaklaşık bir buçuk aydır hiçbir gıda veya içme suyu yardımı ulaşmadı.

Makalede, bunun aileleri, rastgele bombardıman, keskin nişancı ateşi ve kurşunlarla günlük ölümcül tehlikelerle baş başa bıraktığı ifade edildi.

Siyasi pazarlık: "Turuncu Hat" müzakere masasında

Siyasi düzeyde ise bu adımın İsrail tarafından müzakere masasında bir pazarlık kozuna dönüştürülebileceği belirtildi.

Makaleye göre, Tel Aviv'in, müzakereleri "Sarı Hat"tan çekilme konusundan, "Turuncu Hat" bölgelerine nüfusun geri dönüşüne ve uluslararası kurumların çalışmasına izin vermeye kaydırmaya çalıştığı ifade edildi. Bunun, İsrail tarafından bir "taviz" olarak sunulduğu aktarıldı.

Haberde, bu “tavize” karşılık, "Sarı Hat" bölgelerinde kalma fikrinin pekiştirildiği vurgulandı. Nitekim bu bölgelerde, geçici askeri mevzilerin, duvarlar, dikenli teller ve kameralar ile elektronik silahlarla donatılmış vinçlerle çevrili, tahkim edilmiş üslere dönüştüğü belirtildi.

Makalede son olarak, tüm bu gelişmelerin, ateşkes anlaşmasının "geçici" maddelerinin nasıl kalıcı bir işgal ve ilhak mekanizmasına dönüştüğünün somut bir örneği olduğu değerlendirmesine yer verildi.

 



Makaleler

Güncel