The New York Times, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Çin’e yönelik söyleminin Pekin ziyareti sırasında ve sonrasında belirgin biçimde değiştiğini yazdı.
YDH - The New York Times’ın haberine göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, siyasi kariyerinin büyük bölümünde Çin'e karşı en şahin isimlerden biri olarak öne çıkmasına rağmen, Pekin ziyareti sırasında iki ülke arasında işbirliği çağrısı yapmaya başladı.
Gazete, Florida senatörü olarak görev yaptığı 2011-2025 döneminde Rubio’nun Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’i “insanlığa karşı suçlar” işlemekle suçladığını, Hong Kong’daki protestolara destek verdiğini, Tayvan’a askeri yardımın genişletilmesini savunduğunu ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde Uygur Müslümanlara yönelik uygulamalar nedeniyle Çinli yetkililere yaptırım uygulanması için girişimlerde bulunduğunu hatırlattı.
Çin yönetimi 2020’de Rubio’ya kişisel yaptırım uygulamış ve ülkeye girişini yasaklamıştı.
Buna rağmen Donald Trump’ın mevcut Çin ziyareti sırasında Pekin yönetimi, Rubio’nun Amerikan heyetiyle birlikte ülkeye gelmesine ve Şi Cinping ile görüşmesine izin verdi.
Çinli yetkililer, yaptırımların “Senatör Rubio”ya yönelik olduğunu, Trump yönetiminde görev yapan Rubio’yu kapsamadığını belirtti.
AFP daha önce iki diplomata dayandırdığı haberinde, Pekin’in Rubio’ya uyguladığı yaptırımları aşmak için soyadının Çince yazımını değiştirdiğini aktarmıştı.
Habere göre Rubio’nun Ocak 2025’te dışişleri bakanlığı görevine başlamasından kısa süre önce Çin hükümeti ve resmi medya organları, soyadının ilk hecesinde farklı bir Çince karakter kullanmaya başladı.
Daha önce "卢比奥" biçiminde yazılan isim, resmi açıklamalarda "鲁比奥" şeklinde yer aldı. İki kelime de "Rubio" adının Mandarince yazılışı, fakat farkı harflerle.
NYT’nin aktardığına göre Rubio, Pekin’de yaptığı temaslarda iki ülke arasında “stratejik istikrar” sağlanmasının ve işbirliği alanları aranmasının gerekliliğinden söz etti.
Rubio, “Birlikte çalışsaydık çözemeyeceğimiz neredeyse hiçbir küresel sorun yok” dedi.
Bununla birlikte gazete, Rubio’nun bazı başlıklarda sert çizgisini koruduğunu da yazdı.
Rubio, Çin’e gelişmiş yarı iletken satışına karşı çıkıyor ve ABD’nin Tayvan çevresindeki “statükonun zorla değiştirilmesine” izin vermeyeceğini söylüyor. Dışişleri Bakanlığı da onun döneminde Çinli şirketlere yönelik yaptırım baskısını sürdürüyor.
Rubio, Pekin ziyaretinden hemen önce yaptığı açıklamada Çin’i “ABD için başlıca jeopolitik meydan okuma” olarak tanımlamıştı.
Dışişleri Bakanı, “Çıkarlarımız onların çıkarlarıyla çatışacak. Savaşlardan kaçınmak ve dünyada barış ile istikrarı korumak için bu süreçleri yönetmemiz gerekecek” ifadelerini kullandı.
Trump ile Şi Cinping’in iki ülke heyetlerinin katılımıyla Çin’de gerçekleştirdiği görüşmeler 14-15 Mayıs tarihlerinde yapıldı. ABD Başkanı Trump görüşmeler sırasında Şi’yi “büyük bir lider” olarak nitelendirdi.
Cumhuriyetçi lider görüşmelerin ardından tarafların “fantastik ticaret anlaşmaları” yaptığını söyledi. Şi Cinping de iki ülke arasında işbirliği çağrısında bulundu.