Avrupa ülkeleri Boğaz'da NATO misyonuna karşı

img
Avrupa ülkeleri Boğaz'da NATO misyonuna karşı YDH

NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı Alexus Grynkewich, huffın Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir misyon planlamadığını ve bu yöndeki bir adımın siyasi karara bağlı olduğunu açıkladı.




YDH - NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı Alexus Grynkewich, huffın Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir misyon planlamadığını belirterek, bu yönde atılacak olası bir adımın siyasi karara bağlı olduğunu açıkladı.

Belçika'nın başkenti Brüksel'de dün gazetecilere açıklamalarda bulunan Grynkewich, NATO'nun boğazda icra edebileceği muhtemel bir misyon için halihazırda hiçbir planlama yapılmadığını ifade etti.

Komutan Grynkewich, bu tür bir hareketin kesin surette siyasi bir karar gerektirdiğini vurguladı. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü bünyesinde herhangi bir misyonun hayata geçirilebilmesi için oy birliği esasıyla çalışan 32 üye ülkenin tamamının onayı gerekiyor.

NATO, ABD Başkanı Donald Trump'ın uyguladığı baskılara rağmen, İran'a karşı yürütülen savaşa bugüne kadar doğrudan müdahale etmekten kaçındı.

Başkan Trump, mart ayının sonunda ittifaka yönelik sert eleştirilerde bulunmuş ve Washington yönetimine İran ile olan savaşında kayda değer bir yardım sağlamadığı gerekçesiyle NATO'yu kağıttan kaplan olarak nitelendirmişti.

NATO bünyesinde görev yapan Avrupalı diplomatlar ise ittifak içindeki bölünmeleri gerekçe göstererek, örgütün Hürmüz Boğazı'nda öncü bir rol üstlenmesini uzak bir ihtimal olarak değerlendiriyor.

Diplomatlar, şu ana kadar masaya resmi bir teklif getirilmemiş olmasına rağmen, birçok ittifak üyesinin bölgede bir misyon yürütülmesine karşı olduğunu şimdiden beyan ettiğini aktardı.

Reuters haber ajansına konuşan 4 diplomat, birden fazla Avrupa ülkesinin ittifakın bölgedeki herhangi bir misyona katılmasına karşı çıktığını veya çekincelerini dile getirdiğini bildirdi. Buna karşılık başka bir diplomat ise NATO'nun Hürmüz Boğazı'nda bir rol üstlenmesi gerektiği yönünde görüş bildirdi.

İran, ABD ve İsrail'in 28 Şubat tarihinde kendisine karşı savaş başlatmasının ardından Körfez'deki hayati öneme sahip bu su yolunu abluka altına almaya başladı.

Söz konusu abluka küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesine, deniz nakliyesi maliyetlerinin artmasına ve hammadde tedarikinin azalmasına yol açtı.

Kendilerine danışılmadan patlak veren bu savaşa dahil olmayı reddeden Avrupa ülkeleri, savaşın sona ermesinin ardından boğazın güvenliğini sağlama konusunda yardım etmeye hazır olduklarını ilan etti.

Fransa ve İngiltere, bölgede istikrar sağlandığında veya savaş durduğunda gemilerin boğazdan güvenli geçişine yardımcı olmak amacıyla uluslararası bir koalisyon kurulması yönündeki çabalara bir süredir öncülük ediyor.

Avrupalı diplomatlar, gelecekte Fransa veya İngiltere komutasında başlatılabilecek olası operasyonlara NATO'nun şu veya bu şekilde katılım gösterebileceğini ifade ediyor.

Diğer taraftan İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, önceki gün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nı yönetmek ve boğazdan geçecek gemilerden harç tahsil etmek üzere yeni bir heyet kurulduğunu duyurdu.

İran'ın su yolu üzerindeki bu denetimi küresel piyasalarda istikrarsızlığa yol açarken, ABD de buna karşılık olarak İran limanlarına deniz ablukası uygulamaya başladı. Son savaştan önce, bu stratejik boğazdan dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık beşte biri ile gübre gibi diğer temel emtialar geçiyordu.



Makaleler

Güncel