Bloomberg, ABD'nin İran ekonomisine yönelik yaptırım baskısında ulaşabileceği sınırın büyük ölçüde dolduğunu yazdı.
YDH - Bloomberg, ABD'nin İran'a yönelik yaptırım baskısında ulaşabileceği sınırın büyük ölçüde dolduğunu yazdı.
Haberde, Washington'ın İran ekonomisine karşı yürüttüğü kampanyanın, "mevcut tüm araçlar ve yetkiler yelpazesini" kullanarak ülkeyi ekonomik açıdan "boğmayı" hedeflediği belirtildi.
Ancak Donald Trump yönetiminin şu ana kadarki adımlarının, Cumhuriyetçi liderin ilk başkanlık döneminde Tahran'a karşı yürüttüğü kampanyayı andırdığı ve benzer sonuçlar ürettiği kaydedildi.
Bloomberg'e göre İranlılar, Trump'ın 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından devreye alınan geniş yaptırım ağına rağmen genel olarak ABD'nin taleplerine direnmeye devam ediyor.
Haberde yer verilen bilgilere göre, İran petrol sektörüne yönelik yaptırımları izleyen Hughes Hubbard & Reed hukuk firmasının ortağı Jeremy Paner, son sekiz yılda Tahran'a karşı uygulanan toplam yaptırım sayısının yaklaşık 2 bine ulaştığını belirtti.
ABD'nin çabalarının, petrol şirketlerinden deniz taşımacılığı firmalarına, döviz borsalarından Çin ve Ortadoğu'daki aracılara kadar geniş bir alanı hedef aldığı aktarıldı.
Bloomberg, buna rağmen söz konusu önlemlerin, ABD Donanması'nın geniş çaplı bombardıman kampanyası ve liman ablukasıyla birlikte değerlendirilse bile, İran'ın ABD baskısına karşı koyma kapasitesini daha görünür hale getirdiğini yazdı.
Haberde ayrıca İran'ın Çin'e petrol satışlarını sürdürmesinin de bu direncin önemli unsurlarından biri olduğuna işaret edildi.
"Yaptırımlarla ulaşabileceğimiz sınırdayız"
ABD Dışişleri Bakanlığı'nda daha önce İran özel temsilci yardımcılığı ve yaptırım politikası koordinatörlüğü görevlerinde bulunan Richard Nephew, "Yaptırımlar ve ekonomik baskıyla elde edebileceğimiz noktanın sınırına ulaştık" dedi.
Nephew, "Ya onları yeni bir araçla bastırmamız gerekiyor ve bu 'ekonomik öfke' buna dahil değil ya da hedeflerimizi sınırlamaya başlamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Obsidian Risk Advisors'ın yöneticilerinden Brett Erickson da İran'ın mevcut koşullarda geri adım atması için güçlü bir teşvike sahip olmadığını söyledi.
Erickson, "Zincirlerin birkaç hafta içinde çözüleceğini bildiklerinde teslim olmaları için fazla nedenleri yok" değerlendirmesinde bulundu.
Batılı ülkelerin tam anlamıyla birleşmiş bir yaptırım cephesi oluşturmasının uzun vadede Tahran üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirten Erickson, "Tam anlamıyla birleşmiş bir Batı yaptırım cephesi uzun vadede Tahran üzerindeki baskıyı artırırdı. Ancak dünya ekonomisi böyle bir lüksü kaldıramaz" dedi.
Trump yaptırımların gevşetilebileceğini söyledi
Habere göre ABD son haftalarda, İran petrolü sevkiyatlarıyla bağlantılı olduğu belirtilen Çinli şirketlere yönelik yeni yaptırımlar uyguladı.
Bu yaptırımlar arasında, Çin'in en büyük özel petrol rafinerilerinden biri ile İran petrolünün Çin yuanı karşılığında satışına yardımcı olan borsalar da yer aldı.
Ancak Bloomberg, Trump'ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile yaptığı görüşmenin ardından, İran'dan petrol satın alan Çinli petrol şirketlerine yönelik yaptırımların gevşetilmesini dışlamadığını aktardı.
Trump'ın daha sonra yaptığı açıklamada ise yaptırımları yalnızca bir anlaşmaya varılmasının ardından hafifleteceğini söylediği belirtildi.
Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden Chris Kennedy de mevcut tablonun çıkmaza girdiğini ifade etti.
Kennedy, "Şu anda durum çıkmaza girmiş durumda" dedi.
ABD'nin Çin ile ilişkiler nedeniyle hareket alanının sınırlı olduğunu belirten Kennedy, "Onları Çin ile ilişkiler kısıtlıyor ve ekonomik baskının İran'ı teslim olmaya zorlayacağını umuyor gibiler. Bizim değerlendirmemize göre bunun gerçekleşme ihtimali oldukça düşük" ifadelerini kullandı.
Axios'un haberine göre ise ABD, İran ile yapılacak anlaşma kapsamında İran limanlarına yönelik ablukayı kaldıracak ve Tahran'a bazı yaptırım muafiyetleri sağlayacak.
Haberde, bunun karşılığında İran'ın Hürmüz Boğazı'nı geçiş ücreti almadan açık tutmasının ve boğazdaki mayınları temizlemesinin beklendiği belirtildi.