NYT: Nükleer mesele mutabakat zaptında yer almıyor, 60 güne yayılacak

img
NYT: Nükleer mesele mutabakat zaptında yer almıyor, 60 güne yayılacak YDH

The New York Times, üç İranlı yetkiliye dayandırdığı haberinde ABD ile İran'ın, Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin meseleyi 30 ila 60 günlük bir zaman diliminde ele almayı planladığını yazdı.




YDH - ABD ile İran'ın, Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin ihtilaflı meseleyi 30 ila 60 günlük bir zaman zarfında sonuçlandırmayı hedeflediği bildirildi.

The New York Times'ın (NYT) üç İranlı yetkiliye dayandırdığı haberine göre, taraflar arasında şekillenen mutabakat zaptı, nükleer programın nihai kaderine ilişkin somut bir yol haritası çizmek yerine, bu kritik başlığı daha sonraki bir müzakere turuna havale ediyor.

Konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki Amerikalı yetkili, NYT'ye yaptıkları değerlendirmede, önerilen anlaşmanın Tahran'ın uranyumdan vazgeçmesine yönelik açık bir taahhüdü içerdiğini, fakat bunun kesin mekanizmalarının daha sonraki müzakere sürecinde ele alınacağını belirtti.

Aynı haberde görüşlerine yer verilen üç İranlı yetkili ise mutabakat zaptında İran'ın nükleer programının akıbetine dair herhangi bir ifade bulunmadığını vurguladı.

İranlı yetkililer, metinde yalnızca tüm nükleer meselelerin 30 ila 60 gün içinde tartışılacağının kayda geçirildiğini aktardı.

Amerikalı ve İranlı yetkililer, kamuoyu önünde ağırlıklı olarak elde etmeyi umdukları tavizlere vurgu yaptı. ABD Başkanı Donald Trump, varılacak bir mutabakatın Hürmüz Boğazı'nın açılmasını sağlayacağını ifade etti.

"Hürmüz Boğazı ücretsiz açılacak, 25 milyar dolar serbest bırakılacak"

İranlı yetkililer, Tahran'ın üzerinde uzlaştığı anlaşma çerçevesinin Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir geçiş ücreti alınmaksızın açılmasını, İran'a yönelik Amerikan deniz ablukasının kaldırılmasını, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar da dahil olmak üzere tüm cephelerde düşmanlıkların sona erdirilmesini ve İran'ın yurt dışında dondurulmuş 25 milyar dolarlık mal varlığının serbest bırakılmasını öngördüğünü kaydetti.

24 Mayıs itibarıyla hem Washington hem de Tahran, savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya yakın olduklarının sinyalini verdi. Buna karşın önerinin pek çok ayrıntısı belirsizliğini korudu.

Taraflardan hiçbiri önerilen çerçeve mutabakatın metnini kamuoyuyla paylaşmadı.

Trump'ın savaşı başlatmak için gerekçe olarak kullandığı İran'ın nükleer programının geleceği ise hâlâ netlik kazanmış değil.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran ile yürütülen müzakerelerde kayda değer bir ilerleme sağlandığını duyurdu. Bununla birlikte Rubio, Tahran'ın nükleer emellerini güçlendirebilecek bir anlaşmaya varılması ihtimalini kesin bir dille reddetti.

Trump da İran ile bir barış anlaşmasının büyük ölçüde nihayete erdiğini ve yakın zamanda bunu ilan edeceğini açıkladı. Ne var ki İran merkezli Fars haber ajansı, Trump'ın anlaşmanın hazır olduğuna dair sözlerini "gerçeklikten uzak" olarak nitelendirdi.

Ajans, varılması halinde bir anlaşmanın son metnine göre Hürmüz Boğazı'nın yönetiminin "yalnızca ve münhasıran İran İslam Cumhuriyeti'nin yetki ve denetiminde kalacağını" yazdı.