İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Sözcüsü Rızai, Hürmüz Boğazı’nda son sözün Tahran’a ait olduğunu savunarak, ABD’nin bölgedeki askeri baskı girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını öne sürdü.
YDH- İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Sözcüsü İbrahim Rızai, Tahran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin küresel düzeyde tescillendiğini savundu.
Rızai, bölgeden geçiş yapan ülkelerin, gemilerinin İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin gözetimi altında hareket etmesi için izin talep ettiğini ve bu süreçteki masrafları karşıladığını açıkladı.
Sosyal medya hesabı üzerinden ABD yönetimine sert eleştiriler yönelten Rızai, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimi Trump döneminin "anlamsız askeri girişimleri" olarak nitelendirdi.
Rızai, "Buna inanmak istemeyen tek kişi Trump'tı. Zaman zaman boğazı açmak için donanmasını gönderdi; geldiler, yenildiler ve geri döndüler" ifadelerini kullandı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’e de seslenen Sözcü, "Aşırı tehditler savurmak ve kabadayılık yapmak yerine, Körfez'deki İran gerçeğine ve gücüne boyun eğmeyi düşünmelidir" değerlendirmesinde bulundu.
"Hürmüz’deki önlemlerimiz hukuki temele dayanıyor"
Öte yandan İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrvani, Hürmüz Boğazı’nda uygulanan denetim mekanizmasının uluslararası hukuk normlarıyla tam uyumlu olduğunu vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti, 8 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesin ardından limanlarına uygulanan Amerikan ablukasına karşı "deniz kontrol bölgesi" oluşturduğunu açıklamıştı.
Bu yeni statü kapsamında, boğazı kullanan gemilerin geçiş güvenliğini sağlamak amacıyla İran makamlarıyla koordinasyon kurması ve gerekli izinleri alması zorunlu tutuluyor.
Tahran yönetimi, bu uygulamayı ülkeye yönelik Amerikan-İsrail saldırganlığına karşı meşru bir tedbir olarak tanımlıyor.