İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin deniz ablukasını kaldırma kararının sahada test edileceğini belirterek, Tahran'ın şu anki tek önceliğinin nükleer müzakereler değil, savaşı sona erdirmek olduğunu ilan etti.
YDH- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, ABD Başkanı Donald Trump’ın deniz ablukasını kaldırma kararını sahada yakından takip edeceklerini belirterek, bu adımın gerçek bir niyet mi yoksa propaganda amaçlı bir hamle mi olduğunun zamanla anlaşılacağını ifade etti.
İran televizyonuna konuşan Bekai, ABD’nin "deniz ablukası" olarak tanımladığı uygulamanın başından beri uluslararası denizcilik özgürlüğünü ve ateşkes şartlarını ihlal eden yasa dışı bir eylem olduğunu vurguladı.
Sözcü, "Abluka kaldırılırsa, ABD birkaç hafta önce başlattığı yasa dışı eyleme son vermiş olacak; ancak bu eyleme hiç girişmemeleri gerekirdi" dedi.
Washington ile Tahran arasındaki mesaj trafiğinin devam ettiğini ancak henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığını açıklayan Bekai, İran’ın mevcut önceliklerine dikkat çekti.
"Tahran’ın bu aşamadaki tek önceliği nükleer programın detaylarını müzakere etmek değil, savaşı sona erdirmektir" diyen sözcü, alınan tüm kararların İran halkının çıkarları doğrultusunda şekillendiğini vurguladı.
Bu açıklama, Trump’ın zenginleştirilmiş uranyumun imha edileceğine dair iddialarıyla çelişen bir tutum sergiliyor.
Hürmüz Boğazı’nın stratejik statüsüne de değinen Bekai, boğazın İran’ın özel önlemleri altında olduğunu ve düşman askeri gemilerine kapalı tutulmaya devam edeceğini belirtti.
Ticari gemilerin geçişlerinin ise İran ile yapılacak koordinasyon çerçevesinde süreceğini ifade eden sözcü, boğazın İran ve Umman karasuları içerisinde yer aldığını hatırlattı.
Bekai, her iki ülkenin de ulusal güvenliği koruyacak mekanizmaları benimseyerek uluslararası topluma denizcilik faaliyetlerinin güvenliği konusunda güvence verdiklerini belirtti.
Batılı tarafların İran’a yönelik kullandığı "şöyle olmalı" dilini reddeden Bekai, "Tahran bu dili 47 yıl önce terk etti" diyerek diplomatik rest çekti.
Trump’ın "Durum Odası"nda nihai karar sürecine girdiği belirtilen mutabakat zaptı söylentileri; 28 Şubat’ta başlayan 40 günlük saldırılar ve ardından gelen "Özgürlük Projesi" adlı deniz operasyonunun başarısızlığı gölgesinde yürütülüyor.