CNN: İran’la anlaşma Netanyahu için siyasi yenilgiye dönüşebilir

img
CNN: İran’la anlaşma Netanyahu için siyasi yenilgiye dönüşebilir YDH

Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakereler Tel Aviv'de rahatsızlık yaratırken, olası bir anlaşmanın Netanyahu'nun yıllardır savunduğu İran politikasını tartışmalı hale getirerek siyasi konumunu zayıflatabileceği belirtildi.




YDH- CNN'in haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump rejiminin İran'la müzakereleri ilerletmesi ve İran savaşına ilişkin ateşkes sürecini sürdürmesiyle birlikte Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıkları giderek daha görünür hale geliyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun ise “daha sert ve çatışmacı bir yaklaşımı” savunmayı sürdürdüğü belirtildi.

Haberde, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın ardından başlayan diplomatik girişimlerin hız kazandığı, ancak devam eden çatışmalar, ateşkes ihlalleri ve bölgesel gerilimlerin kırılgan ateşkesi tehdit etmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

Son günlerde çıkan haberlere göre, Washington ve Tahran, ateşkes düzenlemelerinin uzatılmasını görüşürken aynı zamanda yaptırımlar, uranyum zenginleştirme faaliyetleri, deniz güvenliği ve bölgesel çatışmalarla ilgili daha kapsamlı başlıklar üzerinde de müzakereler yürütüyor.

CNN'in aktardığı kaynaklara göre İsrailli yetkililer, Washington'un izlediği diplomatik sürecin İsrail'in temel taleplerini karşılamadan sonuçlanabileceğinden ve İran'ın ekonomik ve siyasi açıdan toparlanmasına imkan tanıyabileceğinden “endişe” duyuyor.

İsrail'in olası anlaşmaya ilişkin kaygıları

Haberde, İsrailli yetkililerin müzakerelerin İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanmayabileceğinden ve Tahran'ın füze kapasitesi ile bölgesel ittifaklarına yeterli kısıtlamalar getirmeyebileceğinden “kaygı” duyduğu belirtildi.

Bir İsrailli yetkili CNN'e yaptığı açıklamada, "Trump'ın kötü bir geçici anlaşmayla yetinmesinden gerçek anlamda endişe duyuyoruz" dedi.

Yetkili, "Eğer uranyumun gerçekten çıkarılmasını içeren bir anlaşma olursa sorun yok. Ancak yalnızca niyet beyanlarından oluşursa İranlılar Amerikalıları oyalayabilir ve sonuçta uranyumu teslim etmeyebilir." ifadelerini kullandı.

Haberde, İran'ın uranyum stoklarına ilişkin tartışmaların müzakerelerdeki en çekişmeli başlıklardan biri olmaya devam ettiği ve bu konuda henüz nihai bir uzlaşmaya varılamadığı belirtildi.

Washington'un İran'ın zenginleştirme faaliyetlerine sınırlamalar getirilmesini istediği, Tahran'ın ise geçici bir anlaşma kapsamında zenginleştirilmiş uranyum stoklarını teslim etmeye karşı olduğunu çeşitli vesilelerle dile getirdiği aktarıldı.

Yaptırımlar ve baskı politikası tartışması

Konuya yakın kaynaklar, Netanyahu'nun İran üzerindeki baskının sürdürülmesini ve ülkenin ekonomi ile enerji sektörlerini hedef alan önlemlerin genişletilmesini savunduğunu belirtti.

Bir İsrailli yetkili, Tahran'a yönelik kısıtlamaların kaldırılmasının İran devletini zayıflatmak yerine güçlendireceğini öne sürdü.

Yetkili, "İran limanlarına yönelik abluka kaldırılırsa, özellikle de bu kötü bir anlaşmanın parçası olarak yapılırsa bu çok olumsuz olur ve rejimi ciddi biçimde güçlendirir." dedi.

Aynı yetkili, "Askerlere ve polise maaş ödeyemeyecek noktaya getirmek yerine, sisteme para enjekte etmiş ve toparlanmasını finanse etmiş olurlar." ifadelerini kullandı.

Haberde, mevcut müzakerelerde Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığı ile İran savaşı sırasında uygulanan bazı kısıtlamalarda değişiklik yapılmasının da ele alındığı, ancak bu konuda da nihai bir anlaşmaya varılmadığı belirtildi.

Washington'un diplomatik süreci sürdürmesi nedeniyle İsrail siyasi çevrelerinde “rahatsızlığın” arttığı da kaydedildi.

Bir İsrailli kaynak CNN'e yaptığı açıklamada, "Demek ki Trump'ın bizi otobüsün altına atması böyle bir şeymiş" ifadelerini kullandı.

Lübnan anlaşmazlığın merkezindeki başlıklardan biri

Haberde, Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarının Lübnan meselesine de uzandığı belirtildi.

Buna göre İran, İran savaşıyla bağlantılı daha geniş kapsamlı herhangi bir anlaşmaya Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının sona erdirilmesi maddesinin de dahil edilmesini talep ediyor.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi nedeniyle bu başlığın “daha da önem kazandığı” ifade edildi.

CNN'in aktardığına göre Netanyahu, İsrail ordusuna Lübnan'daki faaliyetlerini genişletme talimatı verdi ve İsrail'in burada "hareket serbestisini" koruması gerektiğini savundu.

Bu yaklaşımın Netanyahu'nun kendi koalisyonu içinde de eleştirilere yol açtığı belirtildi.

İsrail Polis Bakanı Itamar Ben-Gvir'in daha sert bir tutum alınmasını istediği ve Netanyahu'ya Washington'un yaklaşımına karşı çıkması çağrısında bulunduğu aktarıldı.

Ben-Gvir'in, Netanyahu'dan Trump'a "İsrail devletinin bunu kabul edemeyeceğini açıkça söylemesini" istediği belirtildi.

Netanyahu Trump'la doğrudan çatışmadan kaçınıyor

Haberde, İsrailli yetkililerin müzakerelerin gidişatından “memnun olmamalarına rağmen” Netanyahu'nun 2015 yılında dönemin ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin İran'la yaptığı nükleer anlaşmaya karşı yürüttüğü türden açık bir kampanya başlatmadığı ifade edildi.

Bunun yerine Netanyahu'nun tepkisini Trump'ın müzakere ekibindeki isimlere yönelttiği belirtildi.

Bunlar arasında danışman Jared Kushner ile özel temsilci Steve Witkoff'un da bulunduğu kaydedildi.

Yorumcu Yaakov Bardugo, İsrail'in Kanal 14 televizyonunda yaptığı değerlendirmede, "Kushner, Witkoff ve Vance varoluşsal meseleler yerine ekonomik dünyayı tercih etti." dedi.

Bardugo, "Yaptıkları anlaşmalar ne kadar önemli olursa olsun, burada yaşayan biziz." ifadelerini kullandı.

İki hükümet arasındaki temasları bilen kaynaklar ise anlaşmazlığın İran savaşının hedeflerine ilişkin “farklı beklentilerden” kaynaklandığını belirtti.

Bir kaynak, "İsrailliler İran'da rejim değişikliğine o kadar odaklandı ki savaşın Washington'da siyasi değişime yol açabileceğini tam olarak kavrayamadılar." dedi.

Aynı kaynak, Trump'ın İsrail yönetiminin Amerikan politikasını yönlendirdiği yönündeki algıyı kırmak istediğini öne sürdü.

Kaynak, "Trump, 'Bibi'nin kendisini yönlendirdiği' anlatısının siyasi açıdan zarar verdiğini gördü ve kararları kendisinin verdiğini göstermek zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.

Trump da son açıklamalarında bu mesajı güçlendiren ifadeler kullandı. Trump, "Bibi iyi bir adamdır, ona ne söylersem onu yapar" dedi.

Ateşkes görüşmeleri sürerken stratejik tartışmalar büyüyor

Haberde, mevcut gerilimlerin çökme riski taşıyan geçici ateşkes çerçevesinde devam eden müzakereler sırasında yaşandığı belirtildi.

Son haberlerde Washington ile Tahran'ın ateşkesi uzatma ve daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşma seçeneklerini değerlendirdiği aktarılırken, tarafların birbirlerini ihlallerle suçlamayı sürdürdüğü ve sahadaki askeri olayların devam ettiği kaydedildi.

CNN'in görüştüğü bazı isimler, İsrail'in savaş sırasında askeri düzeyde bazı başarılar elde ettiğini ancak daha geniş stratejik hedeflerine ulaşamadığını savundu.

Netanyahu ile uzun süre çalışmış bir kişi CNN'e yaptığı açıklamada, "Netanyahu ne zaman durması ve kayıplarını sınırlaması gerektiğini hiçbir zaman bilmiyor." dedi.

Eski bir İsrailli güvenlik yetkilisi de benzer değerlendirmelerde bulundu.

Yetkili, "Netanyahu'nun önemli stratejik zayıflığı, askeri adımları tamamlayacak zor siyasi kararları alma iradesi veya kapasitesinden yoksun olmasıdır." ifadelerini kullandı.

Eski yetkili, "Bu nedenle İsrail'in stratejik konumu iyileşmedi, hatta daha da kötüleşti. İran'daki sistem yerinde duruyor, nükleer program meselesi çözülebilmiş değil ve Hizbullah ile Hamas dahil bölgesel müttefik güçler faaliyetlerini sürdürüyor." değerlendirmesinde bulundu.

İran dosyası Netanyahu'nun siyasi söylemini zorlaştırabilir

Haberde görüşlerine yer verilen analistler, İran savaşı ve devam eden müzakerelerin sonuçlarının Netanyahu'nun gelecekteki seçimler öncesindeki siyasi söylemini “zorlaştırabileceğini” belirtti.

Analistlere göre, İran'a karşı sert tutum, uzun yıllardır Netanyahu'nun siyasi kimliğinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyordu.

Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü kıdemli araştırmacılarından Danny Citrinowicz, "Netanyahu'nun bu dönemi kişisel ve siyasi bir yenilgi ihtimali olarak gördüğünü abartmak zor." dedi.

Citrinowicz, Netanyahu'nun siyasi kariyerini büyük ölçüde İran'a karşı sert bir strateji üzerine inşa ettiğini belirtti.

Araştırmacı, Netanyahu'nun kendisini "Bay İran" olarak konumlandırdığını ancak şimdi, "yalnızca zayıflatmaya çalıştığı sistemi meşrulaştırmakla kalmayıp aynı zamanda yıllardır savunduğu İran doktrininin çöküşünü de ortaya koyabilecek" bir anlaşmayla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.



Makaleler

Güncel