ABD'de tüketici güveni rekor düşük seviyeye indi

img
ABD'de tüketici güveni rekor düşük seviyeye indi YDH

Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi mayıs ayında 44,8'e gerileyerek serinin başladığı 1978'den bu yana en düşük seviyeyi gördü.




YDH - ABD'de tüketicilerin ekonomiye ilişkin beklentilerini ölçen Michigan Üniversitesi Tüketici Güven Endeksi mayıs ayında 44,8'e gerileyerek 1978'den bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi.

Buna karşın S&P 500 endeksi yeni tarihi zirvelere ulaşmayı sürdürdü.

Analize göre mevcut tablo, son yaklaşık 50 yılın en düşük tüketici güveni seviyeleriyle rekor düzeydeki hisse senedi piyasası performansının aynı dönemde görülmesi bakımından daha önce yaşanmış bir örneğe sahip değil.

Endeksin son değeri, Haziran 2022'de kaydedilen ve o dönemde rekor düşük seviye olarak görülen 50 puanın da altında kaldı.

Ayrıca Kasım 2008'deki küresel finansal kriz döneminde ve Mayıs 1980'de yüksek enflasyon ile faiz oranlarının ekonomiyi baskıladığı süreçte görülen seviyelerden de daha düşük gerçekleşti.

Geçmişte tüketici güvenindeki sert düşüşler genellikle hisse senedi piyasalarındaki zayıf performansla birlikte görüldü.

Mayıs 1980'de güven endeksi 51,7 seviyesindeyken S&P 500 önceki zirvesine göre yüzde 17 aşağıdaydı. Kasım 2008'de endeks 55,3'e gerilerken S&P 500 yüzde 40'ın üzerinde değer kaybetmişti.

Ağustos 2011'de borç tavanı krizinin etkisiyle güven endeksi 55,8'e düşerken S&P 500 kısa sürede yaklaşık yüzde 19 gerilemişti. Haziran 2022'de ise güven endeksi 50 seviyesindeyken S&P 500 yüzde 20'nin üzerinde düşüş yaşamıştı.

Bugün ise durum farklı görünüyor. Analize göre S&P 500, Nisan 2025'teki dip seviyesinden yaklaşık yüzde 40 yükseldi ve yeni rekorlar kaydetti. Endeks ayrıca üst üste dördüncü yıl çift haneli yıllık kazanç elde etme yolunda ilerliyor.

Yazıda, tüketici duyarlılığı ile borsa arasındaki ayrışmayı açıklayabilecek üç temel unsur öne çıkarılıyor.

Bunlardan ilki, gelir dağılımındaki farklılaşmayı ifade eden "K tipi ekonomi" görünümü. Analize göre ABD'de en yüksek gelir grubundaki yüzde 10'luk kesim tüketici harcamalarının yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor.

Bu nedenle birçok hanenin yüksek yaşam maliyetleri nedeniyle zorlanmasına rağmen toplam ekonomik faaliyet büyümeyi sürdürebiliyor.

İkinci unsur, yapay zeka teknolojilerinin şirketler üzerindeki etkisi olarak gösteriliyor. Şirketlerin yapay zekayı süreçlerine entegre ederek verimliliklerini artırdığı ve bunun karlılığı desteklediği belirtiliyor.

Ancak aynı gelişmenin bazı çalışanlar açısından iş güvencesi konusunda kaygıları artırabileceği ifade ediliyor.

Üçüncü unsur ise şirket karlarındaki güçlü büyüme. Analize göre S&P 500 şirketlerinin ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 28 kar artışı açıklaması bekleniyor. Bu oran, 2021'den bu yana görülen en güçlü yıllık artışlardan biri olarak öne çıkıyor.

Geçmiş veriler incelendiğinde, tüketici güveninin çok düşük seviyelere gerilediği dönemlerin ardından hem güven endeksinin hem de hisse senedi piyasalarının toparlandığı görülüyor.

Mayıs 1980, Kasım 2008, Ağustos 2011 ve Haziran 2022 dönemlerinin her birinde, takip eden 12 ay içinde tüketici güveni yükselirken S&P 500 de yüzde 15'in üzerinde getiri sağladı.

Bununla birlikte analiz, mevcut durumun önceki örneklerden farklı olduğuna da işaret ediyor. Çünkü geçmişteki düşük güven seviyeleri genellikle zayıf piyasa koşullarıyla birlikte görülürken, bugün hisse senetleri son bir yılda yüzde 30'un üzerinde yükselmiş durumda.

Bu nedenle geçmişteki dört örneğin geleceğe ilişkin kesin bir gösterge olarak değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Buna rağmen tarihsel veriler, aşırı düşük tüketici güveni dönemlerinin yatırımcılar açısından olumlu piyasa performanslarıyla sonuçlanabildiğini gösteriyor.



Makaleler

Güncel