Hizbullah’tan ağır darbe: İsrail birlikleri geri çekiliyor

img
Hizbullah’tan ağır darbe: İsrail birlikleri geri çekiliyor YDH

Trump’ın ateşkes açıklamasına rağmen Güney Lübnan’da çatışmalar sürerken, Hizbullah’ın yoğun saldırıları İsrail ordusunda kayıplara ve geri çekilmelere yol açtı.




YDH- Donald Trump’ın önceki gece ateşkes ilan ettiğini açıklamasına rağmen İsrail ordusu güneydeki saldırılarını sürdürüyor.

Buna karşılık Hizbullah da ateşkes ihlalleri ve güney köylerine yönelik saldırılara yanıt olarak İsrail birlikleri ve askeri araçlarını hedef alan bir dizi operasyon gerçekleştirmeye devam ediyor.

İsrail’de alarm ve yaralılar

Kiryat Şimona ve çevresinde sirenlerin çaldığı, İsrail medyasının işgal güçleri arasında yaralılar bulunduğunu aktardığı ifade edildi.

Pazartesi gecesinden salı sabahına kadar direniş birliklerinin, Haddasa beldesinde el-Balua, el-Kanatır ve el-Melab bölgelerinde toplanan İsrail güçlerini roket ve topçu atışlarıyla hedef aldığı, bu saldırılar sonucu ilerleyişin durdurulduğu ve birliklerin geri çekildiği belirtildi.

Geri çekilme sırasında bir askeri araca patlayıcı düzeneğin infilak ettirildiği, eş zamanlı olarak İsrail’in geri çekilmeyi örtmek için hava ve topçu saldırıları düzenlediği aktarıldı.

Direniş’in Zurar el-Şarkiyye hattında “Nemir” tipi üç askeri aracı “Ebabil” tipi intihar dronlarıyla hedef aldığı, araçlardan bazılarının yandığı ve doğrudan isabet kaydedildiği bildirildi. Ayrıca, bir Merkava tankının güdümlü füze ile vurularak imha edildiği ifade edildi.

Şakif Kalesi çevresinde saldırı

Daha sonra Şakif Kalesi çevresinde İsrail askerlerinin toplandığı alanın topçu atışlarıyla hedef alındığı, ardından aynı bölgeye roket saldırıları düzenlendiği kaydedildi.

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, kaynaklara dayandırdığı haberinde İsrail ordusunun, Hizbullah’a ait insansız hava araçlarının hedef haline gelmesi nedeniyle Lübnan’daki ağır askeri araçların sayısını azalttığını aktardı.

Maariv gazetesi ise Hizbullah’a ait dronların RPG tipi savaş başlıkları taşıyarak zırhlı araçları delme kapasitesine sahip olması nedeniyle İsrail askerlerinin yaşadığı “zorluklara” ilişkin bir haber yayımladı.

Haberde, Zurar el-Şarkiyye’de Givati Tugayı’ndan bir subayın ölümü ve aralarında tabur komutanının da bulunduğu altı askerin yaralanmasına ilişkin yapılan soruşturmada, kullanılan RPG tipi savaş başlığının “Nemir” tipi zırhlı personel taşıyıcıyı deldiğinin ortaya çıktığı belirtildi.

Son günlerde ise 601. Mühendis Taburu’na ait benzer bir zırhlı aracın intihar dronu tarafından vurulduğu ifade edildi. Soruşturma sonuçlarına göre Hizbullah’ın insansız hava araçlarını İsrail birliklerine karşı daha gelişmiş yöntemlerle kullandığı değerlendirildi.

Askeri raporlara göre, Hizbullah’ın ilk saldırıda bir intihar dronuyla zırhlı aracı delerek bir subayın ölümüne yol açtığı, ardından yaralıların tahliyesi için olay yerine gelen komuta merkezi ve sağlık tahliye aracına yönelik dört İHA ile ikinci bir saldırı düzenlediği kaydedildi.

İsrail ordusu ayrıca, Givati keşif birliği ve Maglan biriminden askerlerin öldüğü ve yedi askerin yaralandığı iki saldırıda Hizbullah’ın gece görüş kamerası kullanmadığını, bunun yerine dolunay döneminden faydalanarak İHA’ları yönlendirdiğini değerlendirdi.

Bu durumun, hedeflerin tespitini ve vurulmasını kolaylaştırdığı ifade edildi.

İsrail işgal ordusunun dün Batı Güney Lübnan’daki batı sektöründe görev yapan 146. Tümen’in görevini sonlandırdığını ve bölgenin sorumluluğunu 91. Tümen’e devrettiğini açıklaması, bu kararın nedenlerine ve savaşın en hassas cephelerinden birinde yaşanan operasyonel bir başarısızlığı yansıtıp yansıtmadığına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.

146. Tümen’in yapısı ve görev alanı

İsrail ordusuna bağlı yedek bir birlik olan 146. Tümen’in, savaş sırasında Ras en-Nakura’dan Sur kenti yakınına kadar uzanan batı eksenindeki operasyonları yönettiği belirtildi. Zırhlı birlikler, piyade ve paraşütçü birliklerinden oluşan yapıya 401. Zırhlı Tugayı ile 300, 551 ve 226 tugaylarının eşlik ettiği aktarıldı.

Tümenin temel görevinin sahil hattı üzerinden Sur yönünde ilerlemek ve Güney Litani ile kuzey hattı arasındaki bağlantıyı kesmek olduğu ifade edildi. Faaliyet alanının Beyyada, Şama, Teyr Harfa, Mecdel Zun ve Nakura gibi coğrafi olarak karmaşık bölgeleri kapsadığı kaydedildi.

Sahadaki değerlendirmeler

Sahadaki gelişmelerin, tümenin geri çekilme kararının bir dizi askerî faktörün birikimi sonucu alındığını gösterdiği belirtildi.

Tümenin, 21. yüzyıl savaş sahasına karşı 20. yüzyıl savaş doktrinleriyle hareket ettiği, bunun da operasyonel, taktik ve lojistik düzeyde bir dizi başarısızlığa yol açtığı ifade edildi.

Manevra düzeyinde İsrail’in “hızlı derin yarma” planının, zamanla “yerel ölüm tuzaklarına dayalı bir savaşa” dönüştüğü belirtildi. “Örs ve çekiç” taktiğinin, piyade birliklerinin yükseltileri güvence altına alıp sahil zırhlı birliklerine yol açamaması nedeniyle başarısız olduğu, bunun da tankların izole edilerek Beyyâda ve Vadi el-Ayn çevresinde sabit noktalarda kuşatılmasına yol açtığı ifade edildi.

Komuta krizleri ve sahadaki çöküş

Savaş sırasında ciddi bir karmaşa ve iletişim kopukluğu yaşandığı, bu nedenle Beyyada’da ileri ateş yönetim odaları ve komuta merkezleri kurulduğu ancak bu noktaların elektromanyetik ve termal açığa çıkma nedeniyle direniş tarafından kolay hedef haline geldiği aktarıldı.

Komuta ve elektronik karıştırma sistemlerinin sık sık vurulmasıyla tümenin taktik olarak “kör” hale geldiği kaydedildi.

Zırhlı birliklerde zafiyet

Ayrıca, ağır manevra silahlarında da taktik çöküş yaşandığı, “Trophy” aktif koruma sisteminin direnişin küçük ve dikey saldırı yapan intihar dronlarına karşı yetersiz kaldığı belirtildi.

Merkava tankları ve “Nemir” zırhlılarının bu nedenle doğrudan hedef haline geldiği ifade edildi. Köy ve kasabalardaki çatışmalarda ise yedek birliklerin evlerin içine sığınmasıyla bu yapıların kolay hedeflere dönüştüğü aktarıldı.

Lojistik çöküş ve geri çekilme

Lojistik düzeyde ise hava yoluyla tahliyenin aksadığı, direnişin helikopterleri hedef alması veya bölgeden uzaklaştırması nedeniyle tıbbi tahliyenin zırhlı araçlarla yapılmak zorunda kaldığı belirtildi. Bu durumun yaralı kayıplarını artırdığı, ayrıca duman mühimmatı ve fosfor mermilerinin geri çekilme ve ikmal hatlarını korumak için yoğun şekilde tüketildiği ifade edildi.

Batı eksenindeki operasyonların genel seyrinin, 146. Tümen’in kendisine verilen hedefleri gerçekleştiremediğini gösterdiği, ağır hava ve zırhlı desteğe rağmen ilerlemenin durduğu, artan kayıplar nedeniyle görevine son verilerek bölgeden çekildiği ve sorumlulukların diğer birliklere devredildiği kaydedildi.



Makaleler

Güncel