İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin tatbikat ve uyarılarının, Trump rejimi tarafından dikkate alınmadığı ve bu durumun Washington’un savaş senaryolarına hazırlıksız yakalanmasına yol açtığı belirtildi.
YDH- Şubat ortasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a savaş açmasından kısa süre önce, ülkenin Devrim Muhafızları Ordusu kıyı sularında canlı ateş tatbikatı düzenledi.
The New York Times'ta yayımlanan makaleye göre, İran devlet medyası, resmi adı amacını açıkça belli eden tatbikatı duyurdu: "Hürmüz Boğazı'nın Akıllı Kontrolü."
Makalenin vurguladığı gibi, tatbikat Trump yönetimine yanıp sönen kırmızı bir uyarı ışığıydı ve "halen tam olarak anlaşılamayan nedenlerle büyük ölçüde dikkate alınmadı."
Makalede belirtildiği üzere, savaşın başlamasından günler sonra İran'ın askeri gücü boğaz üzerinde kontrol sağladı, ticari tankerleri botlar, füzeler ve insansız hava araçlarıyla tehdit etti.
Makalenin aktardığına göre, "Deniz taşımacılığı durma noktasına geldi. Enerji fiyatları fırladı. Ve Trump stratejik açıdan köşeye sıkıştı."
Tahran'ın beklenen tepkisi
Makalede bildirildiğine göre, üç ay sonra İran'ın boğaz kontrolü onun en güçlü silahı haline geldi ve nükleer program müzakerelerinde büyük bir koz oluşturdu.
Trump, nisan ayındaki bir sosyal medya gönderisinde, İranlı yöneticileri boğazı açmaya çağırdı ve "yoksa Cehennem'de yaşayacaksınız" diyerek küfürlü bir üslupla talepte bulundu. İran'ın askeri yetkilileri ise Trump'ın tehdidiyle alay ederek bunu bir çaresizlik işareti olarak nitelendirdi.
Makalede vurgulandığı gibi, "İran'ın tepkisi ne çılgınca ne de şaşırtıcıydı" ve bu görüş, Tahran'ın olası tepkilerini saatlerce masa başı tatbikatlarıyla canlandıran eski ABD'li yetkililer tarafından da paylaşılıyor.
Makalenin aktardığına göre, ABD hükümeti yıllardır İran'la olası çatışmaları masa başında tatbik ediyor. Obama yönetiminden Dennis B. Ross, "İstisnasız, her seferinde odaklandığımız ilk şey boğazdı." diyerek bunu doğruladı.
Beklenmedik hazırlıksızlık
Eski Trump danışmanı John Bolton'un söylediği gibi: "Trump'ın boğazın kapatılması karşısında şaşırdığına inanmak imkansız."
Makaleye göre, gerçek soru ise Trump rejiminin bu sonuca neden bu kadar hazırlıksız göründüğü. Beyaz Saray sözcüsü Olivia Wales, "tüm yönetim İran yönetimini herhangi bir eylemine hazırlıklıydı" iddiasında bulunsa da makalenin ortaya koyduğu kanıtlar Trump'ın hem İran'ın boğazı kapatma kabiliyetini “küçümsediğini” hem de gerektiğinde ABD'nin boğazı yeniden açma kabiliyetini fazla “abarttığını” gösteriyor.
Makalede belirtilen olası nedenler arasında Trump'ın İran hükümetinin boğazı kapatamadan düşeceğini beklemesi, bazı yetkililerin İran'ın "ekonomik intihar" yapmayacağına dair yanlış inancı ve ABD'li yetkililerin müttefiklerin yardım edeceğini düşünmesi yer alıyor.
Makaleye göre, "Trump, ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro'yu kaçıran komando baskınının verdiği özgüvenle" hareket ediyordu.
Makalenin aktardığı gibi, Savunma Bakanı Marco Rubio geçen haziran ayında Fox Business'a yaptığı açıklamada, "Bu onlar için ekonomik intihar olur." demişti. Ancak bu senaryo da yanlış bir varsayıma dayanıyordu: İran'ın kendi petrol ihracatından vazgeçmeden boğazdaki trafiği durduramayacağı düşüncesi.
Dron tehdidi ve müttefik desteğinin eksikliği
Makalede bildirildiğine göre, Pentagon'un planlaması İran'ın boğazı mayınlayacağı varsayımına odaklanmıştı. Oysa İran, gemilere saldırmak ve onları tehdit etmek için ağırlıklı olarak kıyı konuşlu füzeler ve nispeten yeni insansız hava aracı cephaneliğini kullandı.
Makaleye göre, bir eski üst düzey yetkili, Biden yönetimindeki İran savaş tatbikatlarında dronların boğazı kapatmada bu kadar büyük rol oynayacağını “hayal etmediklerini” söyledi. Bolton, "Trump yetkilileri dronlara yeterince odaklanmadı." dedi.
Makalenin vurguladığı bir diğer nokta ise müttefik desteği konusundaki yanılgı. Rubio geçen haziran ayında "Bence eğer bunu yaparlarsa bütün dünya onlara karşı gelir." derken, ABD'nin müttefikleri Trump'ın “pervasız” savaşını desteklemeye yanaşmadı.
İngiltere ve Fransa öncülüğündeki bir koalisyon, ancak ABD ve İran boğazı yeniden açmak için resmi bir anlaşmaya vardıktan sonra yardım etmeye hazır olduklarını belirtiyor.
Kenneth M. Pollack'ın ifadesiyle "Boğazın kuzey kıyısında neredeyse kapı kapı dolaşmak" gerektiren bir askeri operasyon, zaten Ortadoğu savaşlarından bıkmış bir başkan için büyük risk taşıyor. Pollack, "İranlıların yaptığı hiçbir şey beni şaşırtmadı." dedi.