Rosneft CEO'su İgor Seçin, BAE'nin son dönemde, Katar, Ekvador ve Angola'nın ise daha önce OPEC+ anlaşmasından ayrılmasının ittifakın potansiyelinin bir bölümünü ortadan kaldırdığını söyledi.
YDH - Rusya'nın en büyük petrol şirketi Rosneft'in başkanı İgor Seçin, Birleşik Arap Emirlikleri'nin yakın zamandaki ayrılığının yanı sıra daha önce Katar, Ekvador ve Angola'nın küresel petrol anlaşmasından çıkmasının OPEC+ ittifakını potansiyelinin bir kısmından mahrum bıraktığını söyledi.
OPEC+ ittifakının pazar günü yapacağı toplantıda üye ülkelerin kotalarda küçük bir artışa gitme kararı alması bekleniyor. Piyasa katılımcıları, tankerlerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişinde yaşanan sorunlar nedeniyle reel petrol üretiminin artırılamayacağını, bu yüzden kotalardaki artışın "kağıt üzerinde" kalacağını ifade ediyor.
Reuters'ın haberine göre Seçin, İran savaşı nedeniyle piyasadan çekilen petrol miktarını günlük 16 milyon varil olarak tahmin ederken, Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise günlük 12 milyon varil ile daha düşük bir tahminde bulundu.
OPEC+ anlaşmasına yönelik uzun süredir eleştirileriyle bilinen Seçin, anlaşmanın yürürlükte olduğu süre zarfında OPEC+ üyelerinin çoğunun üretimini artırdığını, buna karşın Rusya'da petrol üretiminin günlük 1,5 million varil azaldığını hatırlattı.
Seçin, "Bu, en az on trilyon ruble tutarında gerekli yatırımlarla telafi edilmesi gerekecek olan yüzde 15'lik bir düşüştür" dedi.
Rosneft yöneticisi, OPEC+ ittifakına üye ülkelerle yatırım alanında işbirliği yapmayı beklediğini de sözlerine ekledi.
İran, Venezuela ve Libya'nın başlangıçtan itibaren üretim kısıtlamalarına dahil olmadığını belirten Seçin, Irak ve Kazakistan'ın ise anlaşma kapsamındaki kotalarını önemli ölçüde aştığını söyledi.
Seçin, ittifaka üye olan ve kısıtlamalara uyum gösteren ülkelerin fiili üretiminin günlük 27 milyon varil seviyesinde kaldığını, bunun da küresel üretimin üçte birinden daha azına denk geldiğini ifade etti.
Seçin, İran'daki savaştan en büyük faydayı, petrolü yüksek fiyattan satan ve bu yıl 60 milyar dolardan fazla ek kâr elde edebilecek olan ABD'li petrol şirketlerinin sağladığını dile getirdi.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının, küresel enerji piyasasının düzenlemesini ABD'nin çıkarları doğrultusunda değiştirme girişimi olduğunu söyleyen Seçin, bölgedeki gerilimin uzun süre devam etmesinin petrole yönelik uzun vadeli talebi baltaladığını belirtti.
Seçin'e göre, Hürmüz krizi tehlikeli bir emsal teşkil ediyor. Rosneft yöneticisi, sadece küresel enerji sektörü için değil, aynı zamanda dünya genelindeki petrol üretiminin neredeyse tamamının taşınması ve tüm küresel ticaret için kilit öneme sahip olan Malakka, Babülmendep ve Cebelitarık boğazları ile Ümit Burnu, Danimarka ve Türk boğazları, Süveyş ve Panama kanallarının da artık tehdit altına girebileceğini kaydetti.