Filistin İslami Cihad Hareketi, İran'ın işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail hedeflerine yönelik geniş kapsamlı füze saldırılarını ve Yemen'deki silahlı kuvvetlerin askeri operasyonlarını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.
YDH - Filistin İslami Cihad Hareketi, İran İslam Cumhuriyeti'nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki hayati hedef ve noktalara yönelik gerçekleştirdiği geniş kapsamlı füze saldırılarını kutladı.
Hareket, söz konusu saldırıları, İsrail hükümetinin sınır aşımına ve bölgede tırmandırarak sürdürdüğü saldırgan politikalara karşı verilmiş meşru ve kararlı bir yanıt olarak nitelendirdi.
Açıklamada, bu politikaların son örneğinin Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney dahiye bölgesinin hedef alınması olduğu belirtilirken, İsrail rejiminin ihlallerininin tekrarlanmasına ve Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasından sürekli kaçınılmasına atıfta bulunuldu.
Benzer bir bağlamda hareket, Yemen Silahlı Kuvvetleri tarafından Siyonist varlığa karşı düzenlenen nitelikli askeri operasyonları övdü.
Yemen'in Kızıldeniz'de düşmanın tüm hareketliliğine yönelik deniz seyrüseferini tamamen ve eksiksiz şekilde yasaklama yönündeki cesur kararını takdir eden İslami Cihad, bu adımın çatışma sahalarına doğrudan ve gerçek bir destek teşkil ettiğini kaydetti.
İslami Cihad Hareketi tarafından 8 Haziran 2026 Pazartesi günü yayımlanan resmi bildiride, geçen süre zarfındaki askeri ve siyasi gelişmelerin, siyonist varlığın bölgede herhangi bir sakinleşmeye veya ateşkese varılmasının önündeki tek ve temel engel olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtladığı vurgulandı.
Bildiride, işgalci gücün, dar siyasi hedefler ve mutlak tahakküm ile egemenliği amaçlayan genişlemeci Talmudik illüzyonların etkisiyle, başta Lübnan ve Gazze Şeridi olmak üzere Arap ve İslam ümmetinin evlatlarının kanını dökmeyi sürdürdüğü ifade edildi.
Hareket açıklamasını sonlandırırken, İran saldırılarının Arap ulusal güvenliğini ve bölge ülkelerinin tamamının güvenliğini korumak için gerçek ufuklar açtığını vurguladı.
Bu saldırıların, siyonist varlığı suçlarını durdurmaya ve imzalanan anlaşmalara uymaya zorlayacak kaçınılmaz bir caydırıcılık oluşturduğunu belirten İslami Cihad, operasyonların bölgedeki direniş güçleri için bir siper olduğunu kaydetti.
Açıklamada ayrıca, direniş güçlerinin, Amerikan yönetiminin askeri ve siyasi koruma olarak sağladığı mutlak desteğe dayanan Siyonist yayılmacılık karşısında ümmetin onurunun temel direği ve güçlü dayanağı olduğu değerlendirmesine yer verildi.