Rapor: Maersk'in İsrail sevkiyatları sürüyor

img
Rapor: Maersk'in İsrail sevkiyatları sürüyor YDH

Yeni yayımlanan bir raporda, Maersk'in İsrail'e silah ve mühimmat üretiminde kullanılan parçaların sevkiyatını sürdürdüğü belirtildi.




YDH- Danimarkalı deniz taşımacılığı devi Maersk'in, geçen yıl aksini savunmasına rağmen İsrail'e tüfek ve tabanca parçalarının yanı sıra bomba gövdeleri gibi daha küçük silah bileşenlerini taşımayı sürdürdüğü bildirildi.

Bu iddia, Filistin Gençlik Hareketi (PYM) ve Oxfam Danimarka tarafından pazartesi günü yayımlanan bir raporda yer aldı.

Raportörler, Maersk'in taşınmasına yardımcı olduğu belirtilen mermi bileşenlerinin, 2024 yılında öldürülen Hind Receb'in yanı sıra Gazze'de çok sayıda çocuğun ölümüne yol açan mühimmatlarla aynı türden olduğunu ifade etti.

Ayrıca, bunun aynı yıl yayımlanan bir New York Times makalesinde de ortaya konulduğunu belirtti.

Rapora göre, taşınan bomba gövdeleri ise İsrail'in Gazze ve Lübnan'da kullandığı 900 kilogramlık MK-84 "sığınak delici" bombaların dış kasasını oluşturuyor.

Soruşturmanın, "#MaskOffMaersk" kampanyasının bir parçası olduğu kaydedildi.

Kampanyanın uluslararası koordinatörü Nadya Tannous, Middle East Eye'a (MEE) yaptığı açıklamada, "Maersk'e sorumuz şu: Silah nedir? Siz silah taşımadığınızı söylüyorsunuz, peki silah nedir?" dedi.

Tannous, "Şirketin fiili uygulaması, kendi politika belgelerinde yer alan kuralları tamamen görmezden gelmekten ibaret" ifadelerini kullandı.

Silah bileşenlerinin sevkiyatına ilişkin iddialar

Raporu hazırlayanlar, sevkiyat kayıtları ve konşimentolara dayanarak, dokuz ABD şirketi ve bir Hint şirketinden İsrail'in en büyük silah üreticisi Elbit Systems'e Maersk gemileri aracılığıyla sürekli silah bileşeni sevkiyatı yapıldığını öne sürdü.

2018 yılında Elbit tarafından satın alınan eski devlet şirketi IMI Systems'in de önemli alıcılardan biri olduğu belirtildi.

Raporda, Ekim 2023 ile Temmuz 2025 arasında New York merkezli Aurubis Buffalo, Missouri merkezli Sierra Bullets ve Michigan merkezli Michigan Rod Products şirketlerinden IMI'ye toplam 1,42 milyon kilogramdan fazla mermi çekirdeği ve pirinç kovan bileşeni taşındığı belirtildi.

Bu parçaların özellikle 5,56 mm ve 7,62 mm tüfek mühimmatlarının kovanlarını oluşturduğu kaydedildi.

Rapora göre, Maersk ayrıca Texas merkezli General Dynamics'ten MK-84 bomba gövdelerini ve Elbit Systems of America'dan MPR serisi 230 kilogramlık genel amaçlı bombaların parçalarını İsrail'e taşıdı.

Bunun yanı sıra, havan sistemlerinin de Texas'taki Trinity Forge, Pennsylvania'daki Ellwood National Forge, Michigan'daki Laser Access ve ABD'li askeri tedarikçi International Parts Supply üzerinden İsrail'e ulaştırıldığı bildirildi.

Raporda ayrıca, Hindistan merkezli Sri Kaliswari Metal Powders şirketinin de Maersk aracılığıyla İsrail'e patlayıcılarda kullanılan alüminyum tozu tedarik ettiği kaydedildi.

Maersk suçlamaları reddetti

Middle East Eye'ın rapordaki iddialarla ilgili sorularını yanıtlayan Maersk, "Çatışmanın başlangıcından bu yana İsrail'e silah veya mühimmat taşımama yönünde katı bir politika izliyoruz" iddiasında bulundu.

Şirket ayrıca, çatışmaların tırmanmasının ardından tarama ve kabul süreçlerini güçlendirdiğini, ilave uyum önlemleri uyguladığını belirtti.

Maersk, askeri kargolarla ilgili uyum prosedürlerinin Avrupa Birliği, ABD ve Danimarka mevzuatının yanı sıra Wassenaar Düzenlemesi, AB Ortak Askeri Malzeme Listesi, Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri ve Birleşmiş Milletler kararlarına dayandığını ifade etti.

Elbit Systems yeniden tartışmaların odağında

Raporda, Elbit Systems'in İsrail'in insansız hava araçlarının ve kara konuşlu askeri ekipmanlarının yaklaşık yüzde 85'ini sağladığı belirtildi.

Şirketin Gazze savaşında kullanılan silahların tedarikinde önemli rol oynadığı da vurgulandı.

Elbit Systems'in, İsrail ile bağlantıları nedeniyle Birleşik Krallık'ta Filistin yanlısı aktivistlerin sık sık protestolarına hedef olduğu kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese tarafından geçen yıl yayımlanan bir raporda, "Elbit Systems gibi İsrailli şirketler için devam eden savaşın kârlı bir girişime dönüştüğü" değerlendirmesine yer verildiği hatırlatıldı.

Maersk'e boykot çağrısı

PYM-Oxfam Danimarka raporu İsrail'e yönelik boykot çağrısı yapmadığını belirtse de, Nadya Tannous kampanyanın Maersk'i boykot etmeyi amaçladığını söyledi.

Tannous, "Politika açıklamaları istemiyoruz, şirketten somut değişiklik talep ediyoruz." dedi.

Kampanyanın, İsrail hükümeti ve ordusuna yönelik daha geniş bir hesap verebilirlik girişiminin parçası olduğunu belirten Tannous, bunun savaşla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketlere yönelik kurumsal sorumluluk kampanyası kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.

Raporda Maersk'ten, İsrail'e yönelik hafif silah sevkiyatlarını derhal durdurması, tüm faaliyetlerinde kapsamlı insan hakları değerlendirmeleri yapması ve İsrail ordusuna destek sağlayan faaliyetlerine son vermesi talep edildi.

F-35 sevkiyatları ve Batı Şeria tartışması

Haberde, Maersk'in son iki yılda Kopenhag'daki genel merkezi önünde çok sayıda protestoya konu olduğu belirtildi.

İspanya'nın Mayıs 2024'te İsrail'e yönelik askeri kargoların limanlarını kullanmasını yasakladığı da hatırlatıldı.

Maersk'in, İsrail'in kullandığı F-35 savaş uçaklarının temel bileşenlerinin taşınmasını yeniden değerlendirip değerlendirmediğinin bilinmediği ifade edildi.

Şirket, Temmuz 2025'te yaptığı açıklamada yalnızca "F-35 tedarik zincirinin ortak ülkeler koalisyonu tarafından yönetildiğini ve kontrol edildiğini" iddia etmişti.

Aynı açıklamada Maersk, işgal altındaki Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerle bağlantılı şirketlerle yürüttüğü faaliyetleri gözden geçirdiğini ileri sürmüştü.

Şirket, uluslararası sorumlu iş uygulamaları standartlarına uyduğunu savunurken, Batı Şeria'daki faaliyetlerinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin (OHCHR) kılavuzları doğrultusunda incelendiğini belirtti.

OHCHR'nin 2020 yılında yayımladığı veri tabanında, işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerine katkı sunduğu belirtilen 100'den fazla şirketin adının yer aldığı hatırlatıldı.

Habere göre, Maersk aynı açıklamada, Filistin'deki savaş suçları ve insan hakları ihlalleriyle bağlantılı şirketleri ele alan Francesca Albanese raporunu da eleştirerek, söz konusu çalışmanın "doğrulanmamış üçüncü taraf kaynaklara dayandığını" iddia etti.



Makaleler

Güncel