Direniş kaynakları: El-Kassam komutanı Haddad'ın suikastındaki ajan yakalandı

img
Direniş kaynakları: El-Kassam komutanı Haddad'ın suikastındaki ajan yakalandı YDH

Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı İzzeddin el-Haddad'a yönelik suikastta rol aldığı belirtilen bir İsrail ajanının operasyonun hemen ardından yakalandığını bildirildi.




YDH- İsrail medyasının yıllarca “Kassam’ın Hayaleti” olarak nitelediği Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı İzzeddin el-Haddad’ın yerinin tespit edilmesinin ardından, İsrail Başbakanı Netanyahu ve bazı üst düzey komutanların, hedefin “tam isabetle etkisiz hale getirildiği” hava operasyonunu doğrudan takip ettiği belirtildi.

Ancak el-Ahbar’ın direniş güvenliği kaynaklarına dayandırdığı habere göre, suikastın yaşandığı sırada sahada medyaya yansımayan başka bir mücadele de yürütülüyordu ve bu gelişme, Netanyahu’nun büyük bir başarı olarak sunmaya çalıştığı operasyonun etkisini daha ilk aşamada zayıflattı.

Habere göre, suikasttan önce sahadaki bir ajan, el-Haddad’ın eşi ve kızının bulunduğu evi gözetim altında tuttu. Kaynaklar, söz konusu kişinin binayı izlediğini, daha sonra el-Haddad’ı taşıdığından şüphelenilen aracı takip ettiğini ve aracın hedef alınmasının ardından operasyonun başarıya ulaşıp ulaşmadığını doğrulamak amacıyla hastaneye gittiğini aktardı.

İsrail medyası daha önce ajanın İsrailli yöneticisiyle 45 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptığını, Netanyahu’nun da görüşmedeki tüm ayrıntıları dinleyerek suikastı doğrudan yönettiğini bildirmişti.

Direniş güvenliği ajana ulaştı

El-Ahbar’ın aktardığına göre ise İsrail medyasının değinmediği gelişme, direniş güvenliğinin el-Haddad’ın öldürülmesinin hemen ardından söz konusu ajanı yakalaması oldu.

Kaynaklar, direniş güvenliği birimlerinin ajanı olay anında gözaltına aldığını ve onu suikasttaki rolünü itiraf etmeye zorladığını belirtti. Habere göre, İsrailli görevli ajanın yakalandığını ve son anlarda yaşananları duyunca telefon bağlantısını derhal kesti ve ajanını kaderiyle baş başa bıraktı.

Kaynaklar, Gazze kentinde savaş boyunca çok sayıda katliama yol açan faaliyetlerde bulunduğu belirtilen ajanın bu şekilde terk edilmesinin, daha önce İsrail tarafından yakalandıkları anda yalnız bırakılan diğer ajanların hikâyelerini hatırlattığını ifade etti. Bunlar arasında şehit Ahmed Zemzem suikastına katıldığı belirtilen kişilerin de bulunduğu kaydedildi.

İsrail’in, el-Haddad gibi üst düzey bir komutanın kaybının yaşandığı sırada direnişin elde ettiği bu güvenlik başarısını gizlemeye çalıştığı belirtilirken, söz konusu gelişmenin etkilerinin kısa sürede ortaya çıktığı ifade edildi. Buna göre, İsrail güçleri daha sonra direniş güvenliği bünyesindeki bazı isimleri hedef almaya yoğunlaştı.

“İsrail güvenlik sistemi sızıldı”

Direniş güvenliğinde görevli üst düzey bir kaynak, el-Ahbar’a yaptığı açıklamada, İsrail’in son dönemde bazı subayları görevden almasının ve çeşitli değişikliklere gitmesinin, direnişin İsrail güvenlik sistemine sızmayı başardığını gösterdiğini söyledi.

Kaynağa göre İsrail ordusu son dönemde özellikle doğu bölgelerinde kendi adına çalışan çok sayıda ajanı gözaltına almaya başladı. Bu durumun, direnişin karşı istihbarat faaliyetlerine karşı İsrail tarafında oluşan “güvenlik takıntısının” göstergesi olduğu değerlendirildi.

Aynı kaynak, İsrail’in ajanların belirli bölgelerin dışına çıkmasını yasakladığını, onlara yönelik ağır güvenlik prosedürleri uyguladığını ve işgal subaylarıyla görüşmeden önce tamamen soyunmalarını isteyecek kadar aşağılayıcı tedbirler aldığını ileri sürdü.

Haberde ayrıca, yakın zamanda yayımlanan bir insan hakları raporunda da işbirlikçi gruplara mensup kişilerin ailelerinden çok sayıda şikâyet geldiği, bu kişilerin direnişle bağlantılı oldukları şüphesiyle İsrail ordusu tarafından gözaltına alındıklarının bildirildiği belirtildi.

“Çifte ajan faaliyetleri İsrail’i zorladı”

Güvenlik kaynaklarına göre direniş, son dönemde lider kadrolarına ve güvenlik yapısına yönelik yoğun saldırıların etkilerini büyük ölçüde absorbe etmeyi başardı. Buna doğrudan suikastların yanı sıra ajanlar aracılığıyla gerçekleştirilen operasyonların da dahil olduğu ifade edildi.

Kaynaklar, buna karşılık “çifte ajan” faaliyetlerinin İsrail’i işbirlikçi grupların liderlerini çok yakından izlemeye zorladığını ve direnişin sahadaki çeşitli hedeflere yönelik İsrail planlarını da engellediğini belirtti.

Direniş güvenliğinin çok sayıda ajanı yakaladığı, bunlar arasında “Sarı Hat” olarak bilinen bölgenin arkasındaki doğu kesimlerine kaçmaya çalışan tehlikeli isimlerin de bulunduğu aktarıldı. Ayrıca işbirlikçi gruplara katılan bazı kişilerin etkisiz hale getirildiği ve çeşitli hücrelerin dağıtıldığı ifade edildi.

Kaynaklar, söz konusu grupların sayısının oldukça sınırlı olduğunu ve üyelerinin yalnızca birkaç düzine kişiden oluştuğunu öne sürdü. Bu kişilerin daha önce uyuşturucu ticareti, ajanlık ve çeşitli ahlaki suçlar nedeniyle cezaevlerinde bulunduğu, daha sonra ise “Sarı Hat”ın gerisinde ve İsrail tanklarının koruması altında faaliyet göstermeye başladıkları iddia edildi.

Direnişin bu kişileri meşru hedefler olarak gördüğü belirtilirken, çatışmanın ancak bu yapıların “ortadan kaldırılmasıyla” sona ereceği ifade edildi. Habere göre direniş, önümüzdeki dönemde bazı direniş mensuplarının öldürülmesinde rol oynadığı belirtilen ajanlara karşı kamuoyu önünde infazlar gerçekleştirmeyi planlıyor.

Direniş güvenliği kaynakları, bu cezaların halkın gözü önünde uygulanacağını belirterek, “Halkımızdan çok sayıda kişinin ölümüne yol açan katliamlara karışmış ajanlar var” ifadelerini kullandı.



Makaleler

Güncel