İsrail'in Kiev büyükelçisi, Ukrayna'da Demir Kubbe'nin ülke hava sahasını tamamen koruyabileceği yönünde yanlış bir algı oluştuğunu söyledi.
YDH- Askeri haber ve analiz platformu Voennoe Delo'nun aktardığına göre, İsrail'in Ukrayna Büyükelçisi Mikhail Brodsky, savaşın ilk dönemlerinde Kiev yönetiminin İsrail askeri teknolojilerine, özellikle de "Demir Kubbe" hava savunma sistemine ilişkin beklentilerinin “gerçekçi olmadığını” söyledi.
Brodsky, Ukrayna'nın o dönemde İsrail'in askeri kapasitesine ilişkin "çarpıtılmış bir algıya" sahip olduğunu belirtti.
Büyükelçi, bu durumun oluşmasında İsrail savunma teknolojilerinin, özellikle de Demir Kubbe sisteminin uluslararası alanda “büyük başarı hikâyesi olarak tanıtılmasının” etkili olduğunu ifade etti.
Brodsky'ye göre, bu nedenle birçok kişi, İsrail'in Ukrayna'ya sağlayacağı bir sistemle ülke hava sahasının tamamen füze saldırılarına karşı korunabileceğini düşündü.
"Demir Kubbe mutlak koruma sağlamıyor"
İsrailli diplomat, zamanla Ukrayna ile İsrail arasındaki ilişkilerin daha “gerçekçi” bir zemine oturduğunu ve tarafların birbirlerinin çıkarlarını ve imkânlarının sınırlarını “daha iyi anlamaya” başladığını söyledi.
Brodsky, savaşın ilk aşamalarında ise böyle bir anlayışın bulunmadığını kaydetti.
Büyükelçi, o dönemde İsrail'e Demir Kubbe sisteminin Ukrayna'ya verilmesi yönünde “yoğun talepler” yöneltildiğini hatırlattı.
Ancak birçok kişinin sistemi, Ukrayna'nın tamamını kapsayacak ve tüm füze saldırılarını engelleyecek gerçek bir "kubbe" olarak gördüğünü belirten Brodsky, "gerçekte böyle bir sistemin bulunmadığını" vurguladı.
Kısa menzilli tehditlere karşı geliştirildi
Brodsky, Demir Kubbe'nin mutlak hava savunması sağlayan bir sistem olmadığını, esas olarak “kısa menzilli roket tehditlerine karşı geliştirilmiş bir füze savunma sistemi” olduğunu ifade etti.
İsrailli büyükelçi, sistemin belirli tehdit türlerine karşı etkili olsa da Ukrayna'da bazı çevrelerin Demir Kubbe'den beklediği sonuçların sistemin gerçek kapasitesinin “çok ötesinde” olduğunu söyledi.
Voennoe Delo'ya göre, Brodsky'nin açıklamaları, savaşın ilk dönemlerinde Kiev'in İsrail'den gelişmiş hava savunma sistemleri talep ettiği süreçte oluşan beklentiler ile sistemin teknik kapasitesi arasındaki farkı ortaya koyuyor.