Trump, İran'la anlaşma sağlanamaması halinde ülkenin petrol ihracatının merkezi konumundaki Hark Adası'nın hedef alınabileceğini söylerken, askeri uzmanlar böyle bir girişimin savaşı daha da genişletebileceği uyarısında bulundu.
YDH- ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın petrol ihracatının merkezinde yer alan Hark Adası'nın işgal edilmesi olasılığını bir kez daha gündeme getirdi. Trump daha sonra ise Tahran ile yürütülen müzakerelerin anlaşmayla sonuçlanması halinde bu fikrin rafa kaldırılabileceğini söyledi.
Trump, perşembe günü Fox News'e verdiği röportajda, ABD öncülüğünde İran'a karşı yürütülen savaş kapsamında tercih ettiği seçeneğin Hark Adası'nın işgal edilmesi olduğunu belirtti. Ancak böyle bir adımın siyasi sonuçları olabileceğini de kabul etti.
Trump, "Benim tercihim her zaman Hark Adası'nı almak oldu. Benim tercihim bu olurdu. Amerika'nın bunu kaldırabilecek durumda olup olmadığını bilmiyorum." dedi.
Birkaç saat sonra Beyaz Saray'da konuşan Trump, diplomatik girişimlerin başarıya ulaşması halinde adaya yönelik askeri saldırının gereksiz hale gelebileceğini ifade etti.
Trump, İran ile bir anlaşma imzalanması durumunda Hark Adası planından vazgeçilip geçilmeyeceği sorusuna, "Eğer bu anlaşmayı imzalarsak, evet." yanıtını verdi.
İran'ın petrol ihracatının merkezi
Basra Körfezi'nin kuzeyinde, İran kıyılarının yaklaşık 26 kilometre açığında bulunan Hark Adası, uzun yıllardır ülkenin başlıca petrol ihracat terminali olarak faaliyet gösteriyor.
Savaşın şubat ayında başlamasından önce İran'ın ham petrol ihracatının büyük bölümü bu tesis üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle ada, Tahran'ın en önemli ekonomik varlıklarından biri ve devlet gelirlerinin temel kaynaklarından biri olarak görülüyor.
Adanın stratejik önemi, Washington'da İran'a baskıyı artırmaya yönelik seçeneklerin tartışıldığı süreçlerde sık sık gündeme gelmesine yol açtı.
Analistler, Hark Adası'ndaki faaliyetlerin aksatılmasının İran'ın enerji ihracatından gelir elde etme kapasitesini daha da sınırlandıracağını belirtiyor.
Trump'ın son açıklamaları, ABD'nin daha önce ada ve çevresindeki bazı noktaları hedef aldığı saldırıların ardından geldi. Washington, İran'a yönelik askeri ve ekonomik baskıyı sürdürmesine ve İran karasularına yakın bölgelerdeki deniz trafiğini etkileyen saldırılar yürütmesine rağmen bugüne kadar adayı işgal etmeye yönelik bir girişimde bulunmadı.
Bloomberg: Hark Adası baskı unsuru olarak görülüyor
Bloomberg'in değerlendirmesine göre Trump'ın açıklamaları, İran'a yönelik yaklaşımındaki ikilemi yansıtıyor.
Haberde, Trump'ın bir yandan büyük bir tırmanış tehdidinde bulunurken diğer yandan müzakere yoluyla çözüm konusunda iyimser mesajlar verdiği belirtildi.
Bloomberg, Trump'ın daha önce sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda ABD'nin "Hark Adası'nı alacağını" ve İran'ın petrol ile doğal gaz piyasalarının kontrolünü üstleneceğini söylediğini, daha sonra ise diplomatik bir anlaşmanın böyle bir operasyonu gereksiz kılabileceğini ifade ettiğini aktardı.
Haberde, Hark Adası'nın İran petrol ihracatındaki merkezi rolü nedeniyle Washington açısından en cazip hedeflerden biri olmaya devam ettiği belirtildi.
Bununla birlikte Bloomberg, adanın işgal edilip elde tutulmasının ABD'nin bugüne kadar büyük ölçüde hava gücü, deniz ve uzun menzilli saldırılara dayanan mevcut askeri harekatına kıyasla çok daha büyük bir tırmanış anlamına geleceğini vurguladı.
Haberde ayrıca, böyle bir girişimin muhtemelen Amerikan kara birliklerinin konuşlandırılmasını gerektireceği ve hem ABD'nin çatışmaya daha fazla dahil olmasına hem de küresel enerji piyasalarında yeni dalgalanmalara yol açabileceği ifade edildi.
İşgal planına ilişkin uyarılar
Askeri analistler, ABD güçlerinin adayı kısa sürede ele geçirebilse bile elde tutmasının ciddi zorluklar yaratacağı görüşünü dile getiriyor.
Reuters'ın mart ayında aktardığı bir değerlendirmede, Demokrasileri Savunma Vakfı'ndan Ryan Brobst ve Cameron McMillan, Hark Adası'nın işgal edilmesinin savaşı sona erdirmekten çok, uzatabileceğini vurguladı.
İki analist, "Hark Adası'nın ele geçirilmesi ve işgal edilmesi, belirleyici bir zafer getirmekten çok savaşı genişletme ve uzatma ihtimali taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Analistler, adada konuşlandırılacak Amerikan birliklerinin İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına açık hale geleceğini belirtti.
Ayrıca, İran'ın olası saldırılara ilişkin görüntüleri yayımlayarak bunları propaganda amacıyla kullanabileceği ifade edildi.
Askeri faydası tartışılıyor
Emekli ABD'li General Joseph Votel de böyle bir operasyonun askeri değerini sorgulayan isimler arasında yer aldı.
Votel, yaklaşık 800 ila 1000 askerden oluşan bir gücün adayı kontrol altında tutabileceğini ancak bunun önemli ölçüde lojistik destek ve koruma gerektireceğini söyledi.
Emekli general, ABD ordusunun böyle bir operasyonu gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, Hark Adası'nın işgal edilmesinin somut bir askeri avantaj sağlayıp sağlamayacağı konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirtti ve bu fikri "alışılmadık bir girişim" olarak nitelendirdi.
İran ise topraklarının ele geçirilmesine yönelik herhangi bir girişimin büyük bir karşılıkla sonuçlanacağı uyarısını defalarca yineledi.
Analistler de Hark Adası'na yönelik olası bir operasyonun çatışmada yeni bir aşamanın başlamasına yol açabileceği, bölgesel gerilimi daha da artırabileceği ve ABD güçlerini İran kıyılarına yakın bölgelerde sürekli saldırı tehdidi altında bırakabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.