Washington, Şam'a Lübnan'da yeni rol biçiyor

img
Washington, Şam'a Lübnan'da yeni rol biçiyor YDH

HTŞ rejimi lideri Colani’nin Washington ziyaretinin gündeminde Lübnan ve Hizbullah dosyaları öne çıkarken, ABD'nin Şam'ı bölgesel düzenlemelerde daha etkin bir role yönlendirmeye çalıştığı belirtiliyor.




YDH- HTŞ rejimi Colani’nin önümüzdeki günlerde Washington'a giderek ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi bekleniyor

Colani’nin 14 Haziran'da gerçekleştirmesi planlanan ziyaretin, Trump'ın daveti üzerine yapılacağı yönündeki haberler Suriye'ye yakın medya organları ve AFP tarafından gündeme getirildi.

HTŞ rejimi makamları ise söz konusu iddiaları doğrulamadı ya da yalanlamadı. Cumhurbaşkanlığı Medya Dairesi aracılığıyla yalnızca "Cumhurbaşkanının ziyaretleri resmi kanallar ve platformlar üzerinden duyurulur" açıklamasıyla yetinildi.

Trump'ın Lübnan mesajı gündemde

El-Ahbar gazetesinde yer alan makalede, ziyaretin Trump'ın kısa süre önce Colani’nin Lübnan'da Hizbullah'a karşı rol üstlenebileceğine dair açıklamalarının ardından gelmesinin dikkat çektiği belirtildi.

Trump'ın NBC News'e verdiği röportajda, İsrail'in Hizbullah'a karşı "daha hassas saldırılar" düzenlemesini istediğini söylediği ve "Buna yardım edebiliriz ya da Suriye'yi tavsiye edebiliriz." ifadelerini kullandığı hatırlatıldı.

Trump'ın ayrıca, "Suriye doğru yola dönmek konusunda çok iyi iş çıkardı." dediği, Colani’yi de "kısa sürede çok iyi işler yapan bir lider" olarak nitelendirdiği ve Lübnan konusunda yardım etmeye istekli olduğunu söylediği aktarıldı.

Haberde, Washington'un son aylarda geçiş yönetimini Lübnan dosyasına dahil etmeye çalıştığı, ancak Colani ve ona bağlı grupların bu rolü üstlenmek istemediği ifade edildi.

Kaynaklara göre, bunun nedenleri arasında bazı çevrelerin "İsrail adına savaşmak istememesi" ve Türkiye'nin böyle bir adıma karşı çıkması yer alıyor.

El-Ahbar'a konuşan kaynaklar, Ankara'nın tutumunun Colani’nin yaklaşımıyla da örtüştüğünü belirterek, Colani’nin önceliğinin Suriye olduğunu, Lübnan'a müdahil olmayı ise "sonuçları öngörülemeyen bir macera" olarak gördüğünü aktardı.

Kaynaklar ayrıca Colani’nin, Lübnan sınırını aşmak yerine sınır güvenliğini sağlamaya odaklanmak istediğini ifade etti.

Barrack faktörü ve normalleşme gündemi

Haberde, Şam'ın Amerikan taleplerine boyun eğdiğine dair herhangi bir işaret bulunmadığı belirtilmekle birlikte, ziyaretin zamanlamasının Suriye'nin bu dosyada hangi rolü üstlenebileceğine dair soru işaretlerini artırdığı kaydedildi.

El-Ahbar'a göre Colani’nin, Trump ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack'tan güçlü destek görüyor.

Trump'ın kısa süre önce Barrack'ın görev alanını Irak'ı da kapsayacak şekilde genişlettiği hatırlatılan haberde, Barrack'ın aynı zamanda Türkiye Büyükelçisi olarak görev yaptığı belirtildi.

Barrack, "İbrahim Anlaşmaları"nın güçlü destekçilerinden biri olarak biliniyor ve hem Suriye'yi hem de Lübnan'ı İsrail ile “normalleşme” sürecine yönlendirmeye çalışıyor.

Güney Suriye dosyası

Haberde, Lübnan dosyasının yanı sıra Güney Suriye meselesinin de görüşmelerde öne çıkmasının beklendiği ifade edildi.

El-Ahbar'a göre HTŞ rejimi, Suriye'nin tarafsızlığını garanti altına alacak bir “güvenlik anlaşması” imzalamaya çalışıyor, ancak Tel Aviv buna yanaşmıyor.

Haberde, İsrail'in Suriye topraklarında geniş alanları işgal etmeyi sürdürdüğü, günlük askeri ve güvenlik operasyonları gerçekleştirdiği ve Süveyda'da ortaya çıkan özerk yapılanmayı desteklediği belirtildi.

Süveyda'daki Dürzi lider Hikmet el-Haceri'nin bölgenin kaderini İsrail'le ilişkilendirdiği ve vilayetin Suriye'den ayrılmasını savunduğu belirtilirken, bunun güney dosyasını daha da karmaşık hale getirdiği ifade edildi.

Haberde ayrıca Süveyda'daki Dürzi nüfusun, geçiş yönetimine bağlı ya da onunla ilişkili grupların saldırılarına maruz kaldığı yönündeki iddialara yer verildi.

Washington'dan Şam'a yeni adımlar

El-Ahbar'ın haberine göre, Trump'ın davetinden önce ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye'yi "terörle mücadelede tam işbirliği yapmayan ülkeler" listesinden çıkardı.

Bu kararın, güvenlik, siyasi ve askeri alanlarda iki ülke arasındaki temasları kolaylaştırmayı amaçladığı belirtildi.

Gazete, kararın aynı zamanda Suriye'nin ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyona katılmasının ardından geldiğine dikkat çekti.

Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir'in Washington'u ziyaret ettiği ve Dünya Enerji Forumu'na katıldığı aktarıldı.

Haberde Beşir'in ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Mısırlı mevkidaşı Kerim Bedevi ve uluslararası enerji şirketlerinin temsilcileriyle görüştüğü belirtildi.

HTŞ rejimini, Suriye'nin coğrafi konumunu Körfez petrolünün dünya pazarlarına taşınmasında kara koridoru olarak değerlendirmeyi hedeflediği kaydedildi.

Suriye yaptırımlarının kaldırılması gündemde

Öte yandan Amerikan-Suriye Konseyi Siyasi İşler Başkanı Muhammed Ala Ganim'in açıklamalarına da yer verilen haberde, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi'nin önümüzdeki hafta iki partinin desteklediği yeni bir yasa tasarısını görüşeceği bildirildi.

Tasarıyla, 2003 tarihli "Suriye Hesap Verebilirlik Yasası" ile 2012 tarihli "Suriye İnsan Hakları İhlalleri Hesap Verebilirlik Yasası"nın tamamen yürürlükten kaldırılmasının hedeflendiği belirtildi.

Ganim'in, bunun Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye'ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasına yönelik sürecin bir parçası olduğunu söylediği aktarıldı.

Haberde ayrıca, 2003 tarihli yasanın doğrudan Suriye'nin 1976-2005 yılları arasındaki Lübnan askeri varlığıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekilerek, Washington'un aynı anda hem bu yasayı kaldırmaya çalışmasının hem de Şam'ı yeniden Lübnan dosyasına çekme girişimlerinin "dikkat çekici bir çelişki" oluşturduğu değerlendirmesine yer verildi.



Makaleler

Güncel