Atlantic Council Ortadoğu Güvenliği Programı Direktörü Jonathan Panikoff, ABD ile İran arasında olası bir mutabakatın ardından askeri gücün bölgede tutulması gerektiğini savundu.
YDH - ABD'nin silah lobisiyle olan yakın bağlarıyla bilinen düşünce kuruluşu Atlantic Council'ın Ortadoğu Güvenliği Programı Direktörü Jonathan Panikoff, kaleme aldığı analizde, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerde İsrail lobisinin tezlerini yineleyerek "kötü bir anlaşmanın, anlaşmasızlıktan daha kötü olduğunu" savundu.
Daha önce ABD Ulusal İstihbarat Konseyi bünyesinde Ortadoğu'dan sorumlu ulusal istihbarat başkan yardımcısı olarak görev yapan Panikoff, "Bu bir anlaşma değil; ancak Trump'ın İran ile yapacağı mutabakat zaptı daha büyük bir şeyin başlangıcı olabilir" başlıklı yazısında, taraflar arasındaki karşılıklı çatışma görüntüsüne rağmen topyekun bir savaş ihtimalinin azaldığını ileri sürdü.
Yazara göre en olası senaryo, Washington ile Tahran arasında kalıcı bir ateşkese yol açacak ve ardından İran'ın nükleer programına yönelik 60 günlük bir müzakere süreci başlatacak bir ön uzlaşı mutabakatının imzalanması olarak öne çıkıyor.
Panikoff, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması ile bölgedeki füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının sürmesine rağmen perde arkası müzakerelerin devam etmesini bu öngörüsünün temel göstergesi olarak sunuyor.
"Kötü bir anlaşma anlaşmasızlıktan daha kötüdür"
Donald Trump yönetiminin İran'ın şartlarını koşulsuz kabul etmemesi gerektiğini belirten Panikoff, "kötü bir anlaşmanın" anlaşmasızlıktan daha kötü sonuçlar doğuracağını savundu.
Analist, mutabakat sonrasındaki dönemde ABD'nin bölgedeki askeri varlığını ve unsurlarını koruyarak İran üzerindeki baskı gücünü elinde tutmasını önerdi.
Ayrıca, savaştan önce kendilerine danışılmamasından ve ABD-İran uzlaşı sürecinin ikili düzeyde yürütülmesinden rahatsız olduklarını belirttiği Avrupa ülkeleri ve Körfez işbirliği ortaklarıyla daha fazla koordinasyon kurulması çağrısında bulundu.
Müzakerelere nükleer programın yanı sıra İran'ın füze programı ve bölgesel gruplara verdiği desteğin de dahil edilmesini isteyen Panikoff, Filistin meselesinde ise krizin dondurulmasına yönelik adımlar atılmasını teklif etti.