Haaretz gazetesinde yer alan makalede, ABD ile İran arasında yapılan yeni anlaşmanın İsrail'de hem muhalefet hem de iktidar koalisyonu içinde büyük bir siyasi krize yol açtığı belirtildi.
YDH - Haaretz gazetesinde Ben Kroll imzasıyla yayımlanan makalede, ABD ile İran arasında yapılan yeni anlaşmanın İsrail siyasetinde yarattığı derin çatlak ele alındı.
İsrail'de muhalefetin önde gelen isimleri ve iktidar koalisyonunun bazı ortakları, Washington ile Tahran arasında şekillenen mutabakata sert tepki gösterirken, Başbakan Benyamin Netanyahu'yu hedef tahtasına koydu.
Tepkilerde, söz konusu anlaşmanın Tahran'ın nükleer programını ve balistik füze stokunu engelleme konusunda yetersiz kaldığı vurgulanıyor.
ABD tarafı, anlaşmanın resmi imza töreninin pazar günü, yani Başkan Donald Trump'ın 80. doğum gününde gerçekleştirileceğini duyururken, İranlı yetkililer ise bu zamanlamanın gerçekçi olup olmadığını sorguluyor.
"İsrail'in dış ve savunma politikasının en korkunç başarısızlıklarından biri"
Mutabakat zaptının detaylarına dair muhalefet lideri Yair Lapid, basına yansıyan kapsamın doğru olması halinde sürecin vahim sonuçlar doğuracağını belirtti.
Lapid, "Eğer bu haberler doğruysa, bu durum İsrail'in dış ve savunma politikasının en korkunç başarısızlıklarından biri olacaktır" ifadelerini kullandı.
Lapid, bu başarısızlığın tek sorumlusunun da Netanyahu olacağını savundu.
Pazar günü sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarını sürdüren Lapid, Netanyahu'nun bölge politikasını eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Herkese sürekli 'Ortadoğu'yu değiştirdik' deyip duruyor. Sorun şu ki, kendisinin ihmalkarlığı, kibri, profesyonel bir ekipten yoksun olması ve başka şeylerden etkilenen muhakeme yeteneği yüzünden Ortadoğu'yu daha kötüye doğru değiştirdi."
Bu paylaşımdan saatler önce de başbakanı sert bir dille eleştiren Lapid, Netanyahu'nun İsrail'i ABD'nin bir himaye devletine dönüştürdüğünü ileri sürdü. Lapid, taslak halindeki anlaşmaya ilişkin olarak, "[Bu anlaşma] İsrail'in savaş hedeflerinin hiçbirine ulaşmıyor. İran rejimi hayatta kalıyor, füze programı varlığını sürdürüyor ve İran nükleer programını yeniden inşa edebilir" görüşünü paylaştı.
"İran için topyekun bir zafer"
2016-2018 yılları arasında Netanyahu hükümetinde Savaş Bakanı olarak görev yapan, sağ muhalefetteki Yisrail Beiteinu (Evimiz İsrail) Partisi Genel Başkanı Avigdor Lieberman da tepkisini X platformu üzerinden dile getirdi.
Lieberman, Netanyahu'nun Gazze'deki savaş sürecinde sıkça kullandığı slogana atıfta bulunarak, bu gelişmeyi "İran için topyekun bir zafer" olarak nitelendirdi.
Anlaşmanın İsrail için "facia" olduğunu belirten Lieberman, "yüzde 100 sorumluluğun" Netanyahu'ya ait olduğunu vurguladı.
Demokratlar Partisi Genel Başkanı Yair Golan ise pazar günü Kan devlet radyosuna yaptığı açıklamada, üzerinde çalışılan mutabakatın İsrail açısından, 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmadan çok daha kötü sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Golan, Netanyahu'nun geçmişteki politikalarını hatırlatarak şu soruyu yöneltti:
"Bir önceki anlaşmaya karşı çıkmasının ve Trump'ı o anlaşmadan çekilmeye ikna etme becerisinin ardından, Netanyahu'nun bizi nasıl bu noktaya getirdiğini kendimize sormamız gerekiyor. Hükümet, İsrail Devleti'ni kimsenin konuşmadığı, danışmadığı parya bir devlet haline getirdi."
"Sınırlandırılmayı kabul edemeyiz"
Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin aşırı sağcı ortaklarından Yerleşim ve Ulusal Misyonlar Bakanı Orit Strock da anlaşmaya karşı sesini yükselten isimler arasında yer aldı.
Dini Siyonizm Partisi mensubu olan Strock, sağ eğilimli Arutz Sheva yayın organına verdiği demeçte, İsrail'in gelişmeler karşısında "çok ciddi" endişe duyması gerektiğini ifade etti.
Strock, İsrail'in askeri serbestisinin korunması gerektiğini belirterek, "İsrail ile yapılacak bir anlaşma, İsrail'in güney Lübnan'daki güvenliğini sağlama konusundaki adımlarını sınırlandıramaz" dedi.
Anlaşmada kendisini neyin endişelendirdiği sorulduğunda ise Strock, "Her şey. Görünüşe göre tüm taleplerimiz eriyip gidiyor" yanıtını verdi.
Buna karşılık, Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi Milletvekili Hanoch Milwidsky, anlaşmaya yönelik endişeleri yersiz bularak muhalefeti ve geçmişteki ABD yönetimlerini hedef aldı.
Milwidsky, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Düşmanca tavır içindeki Obama'ya ve tuhaf Biden'a karşı İsrail'in güvenlik çıkarlarını nasıl koruyacağını bilen bir kişi, en İsrail dostu ABD Başkanı olarak tanımladığı Trump ile de bunu nasıl yapacağını çok iyi bilecektir. Tanrı korusun, eğer ülkeyi solculardan biri yönetiyor olsaydı ne kadar savunmasız kalacağımızı düşünmek bile istemiyorum."