İran'la varılan mutabakat çatışmayı durdurmayı hedeflese de yükselen enflasyon ve Cumhuriyetçi Parti içindeki ayrışmalar Trump'ın siyasi sorunlarını derinleştirmeye devam ediyor.
YDH- Financial Times’ta (FT) yayımlanan analize göre, Donald Trump’ın İran ile vardığı anlaşma, yaklaşık dört aydır süren ve ikinci başkanlık dönemini rayından çıkarmasa da derinden sarsan Ortadoğu çatışmasına en azından şimdilik bir “sınırlama” getirmeyi amaçlıyor.
Ancak analizde belirtildiği gibi, anlaşma “başarılı” olsa bile, tetiklediği yüksek enflasyon nedeniyle Amerikan kamuoyunun tepki gösterdiği süreçte Trump ve Cumhuriyetçi Parti’nin uğradığı siyasi hasarı tersine çevirmek için “çok geç kalınmış olabilir.”
Haberde, geçen haftaya kadar Trump’ın İran ile müzakerelerin son aşamasına geçmek ile askeri harekatı tırmandırmak (İran’ın Körfez’deki kilit ihracat limanı Hark Adası’nın işgal edilmesi dahil) arasında gidip geldiği ifade ediliyor. Ancak sonuçta ABD başkanının siyasi açıdan uygulanabilir tek seçeneğinin, Tahran yönetimiyle bir anlaşmaya varmak olduğu vurgulanıyor. Bu durum, Trump’ın 28 Şubat’ta savaşı başlatırken talep ettiği “koşulsuz teslimiyetten” oldukça uzak bir nokta olarak değerlendiriliyor.
Trump, 80. yaş gününde anlaşmayı desteklediğini duyururken Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Dünya gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın!” ifadelerini kullandı.
FT’nin analizinde, bu hafta Fransa’daki G7 Zirvesi’ne giderken Trump’ın Tahran ile yapılan anlaşmayı “jeopolitik bir zafer ve Ortadoğu’da yeni bir istikrar döneminin başlangıcı” olarak sunacağı, ayrıca bunu kasım ayındaki ara seçimler öncesinde zorlu kampanyalarla karşı karşıya olan Cumhuriyetçiler için övünecekleri bir “başarı” olarak satmaya çalışacağı belirtiliyor.
“Enflasyon ve benzin fiyatları Biden dönemi seviyelerine yükseldi”
Analizde vurgulandığı üzere, İran ile savaş Amerikan kamuoyunda oldukça popüler olmadı; zira enflasyon ve benzin fiyatları, Trump’ın tersine çevirme sözü verdiği Joe Biden yönetimi döneminde son kez görülen seviyelere sıçradı.
Savaş ayrıca, Trump’ın kendi partisinde de bir bölünmeye yol açtı: yeni savaşlara girilmeyeceği sözünün ihaneti olarak gören müdahalecilik karşıtları ile Beyaz Saray’ı İran’ı askeri olarak yenmeye zorlayan şahinler arasında görüş ayrılığı yaşandı. Şahin kanadın pazar akşamından itibaren “hayal kırıklığı” belirtileri göstermeye başladığı aktarılıyor.
Güney Carolina Senatörü Lindsey Graham, X hesabından yaptığı açıklamada, “İran’ın nükleer programı ve diğer konulara ilişkin müzakereleri yakından izleyeceğim. İran’ın anlaşmaya ilişkin görüşünün, Amerikan müzakere ekibinin iddia ettiğinden farklı olması beni biraz endişelendiriyor.” dedi.
Graham, anlaşmanın Kongre tarafından gözden geçirilmesi gerektiğini ekleyerek, müzakereleri Trump adına yürüten Başkan Yardımcısı JD Vance’in anlaşmayı yasa koyuculara sunmasının “zorunlu” olduğunu belirtti. Graham, “Zaman gösterecek” ifadesini kullandı.
Trump’a yakın aşırı sağcı bir figür ve İslam karşıtı aktivist olan Laura Loomer’ın ise açıkça memnuniyetsiz olduğu ve “Cihadistlerin sözüne asla güvenmeyeceğim. İslam’a güvenemezsiniz.” yorumunda bulunduğu aktarılıyor.
Beyaz Saray, anlaşmaya ilişkin Trump’ın pazar gecesi Truth Social paylaşımının ötesinde ayrıntı vermedi. İmza töreninin cuma günü İsviçre’de yapılması bekleniyor. En hassas konuların (özellikle İran’ın nükleer programına ilişkin olanların) önümüzdeki 60 günlük süreçte yapılacak ileri görüşmelere ertelendiği ifade ediliyor.
“Anlaşma Obama dönemindeki nükleer paktı hatırlatıyor”
Analizde dikkat çekildiği üzere, eğer İran anlaşmaya uymazsa Trump’ın ateşkesi bozup yeniden askeri saldırı başlatması için ağır baskı altında olacağı belirtiliyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ortadoğu’ya konuşlandırılan binlerce ek ABD askerinin geri dönmeye başlayıp başlamayacağını söylemekten kaçınarak, “Askeri duruşumuz açısından ne gerekiyorsa onu koruyacağız.” dedi.
Eğer İran anlaşmaya uyarsa, bu kez Trump’ın Barack Obama’nın İran ile yaptığı ve kendisinin yıllarca şiddetle saldırdığı nükleer paktı anımsatan bir sonucu savunmak zorunda kalacağı ifade ediliyor. Trump’ın erken yaptırım hafifletmesi veya İran’ın dondurulmuş varlıklarını serbest bırakması durumunda tepkilerin daha da büyüyebileceği, ancak Trump yetkililerinin İran’a yönelik ekonomik kazanımların “performansa dayalı” olacağında ısrar ettiği aktarılıyor.
Üst düzey bir yönetim yetkilisi geçen hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu konuda saf değiliz” dedi. Fox News’e konuşan Trump ise ABD’nin daha agresif askeri eyleme “tahammülü” olduğuna inanmadığını söyledi. Trump savaşa ilişkin olarak, “Bir adım daha ileri gidebilirdiniz, ancak Amerika’nın gerçekten tercih edeceğim şeyi yapacak iştahı var mı bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
FT analizine göre, Trump’ın savaşla ilgili en büyük ekonomik sorunu, enflasyondaki keskin sıçrama oldu: Tüketici fiyat endeksindeki yıllık artış şubatta yüzde 2,4 iken mayısta yüzde 4,2’ye yükseldi. Ortalama ABD benzin fiyatı galon başına 4,07 dolar seviyesinde (bir yıl önce 3,13 dolardı). İşgücü piyasası dayanıklılığını korurken, 10 yıllık Hazine tahvil getirisinin savaş hemen öncesinde yaklaşık yüzde 4 iken şimdi yüzde 4,4’e sıçradığı belirtiliyor.
Trump’ın ilk döneminde ekonomi danışmanlığı yapan IBM başkan yardımcısı Gary Cohn, anlaşmanın imzalanmasıyla bile benzin ve emtia fiyatlarının “bir gecede şak diye düşmeyeceğini” söyledi.
BM büyükelçisi: “Bu bir doğum gününü kutlamanın şahane bir yolu”
Önümüzdeki günlerde Trump’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ev sahipliğindeki zirvede G7 ve Ortadoğulu liderlerle bir araya geleceği, tüm gözlerin vaat edilen ateşkesin İsrail ve Lübnan dahil bölgede geçerli olup olmadığına ve Körfez’den gidip gelen gemilerin artıp artmadığına çevrileceği ifade ediliyor.
Ancak Trump yetkilileri, başkanın doğum gününde bu noktaya ulaşmış olmaktan rahatlama duyuyor. ABD’nin BM büyükelçisi Mike Waltz, X’te yaptığı açıklamada, “Başkan ülkemizi birinci sıraya koydu ve bizi güvende tutacak, İran’ın asla nükleer silah edinmesini engelleyecek bir barış anlaşması müzakere etti” ifadelerini kullandı.
Waltz, “Bu bir doğum gününü kutlamanın şahane bir yolu” değerlendirmesinde bulundu.