İsrail medyası: Trump, İran ve Lübnan konusunda İsrail'le aynı fikirde değil

img
İsrail medyası: Trump, İran ve Lübnan konusunda İsrail'le aynı fikirde değil YDH

İsrail'in Kanal 12 televizyonunun siyasi yorumcusu Dana Weiss, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ve Lübnan konusunda artık İsrail'in yaklaşımını benimsemediğini söyledi.




YDH - İsrail'in Kanal 12 televizyonunda siyasi yorumcu Dana Weiss, canlı yayında yaptığı değerlendirmede, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ve Lübnan konusunda artık İsrail'in yaklaşımını benimsemediğini söyledi.

Weiss, bunun ABD'nin İran'la İsrail'in görüşlerinden bağımsız şekilde bir mutabakata yönelmesinden kaynaklanan görüş ayrılığının göstergesi olduğunu belirtti.

Weiss, İsrail'in mutabakat zaptının nihai metnini resmi olarak görmediğini, ABD'den bu yönde talepte bulunduğunu ancak talebin reddedildiğini söyledi.

Buna rağmen mutabakatın içeriğine ilişkin bir anlayış oluştuğunu ifade eden Weiss, "İlk ve en önemli madde, ABD, İran ve müttefiklerinin fiilen derhal ateşkese bağlı kalmasıdır. İran'ın yanı sıra Lübnan'dan da söz eden bir ifade yer alıyor. Trump'ın daha sonra gerçekten bundan söz edip etmeyeceğini görmek ilginç olacak" dedi.

Weiss'e göre şekillenmekte olan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın açılması, muhtemel bir ABD çekilmesinin 30 gün içinde gerçekleşmesi, İran'ın dondurulmuş varlıklarına yeniden erişebilmesini sağlayacak bir mekanizma ve 300 milyar dolar tutarında tazminat da yer alıyor.

Weiss, tüm bu unsurların ilerideki uygulama şartlarına bağlı olduğunu ancak mutabakat zaptında bulunduğunu kaydetti.

İsrail açısından en önemli başlığın nükleer silah meselesi olduğunu belirten Weiss, şekillenmekte olan mutabakat kapsamında İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacağı yönündeki taahhüdünü yeniden teyit edeceğini söyledi.

Weiss, İran'ın bu taahhüdü daha önce de, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen İran nükleer anlaşması dahil olmak üzere çeşitli vesilelerle açıkladığını hatırlattı.

Yorumcu, uranyumun ülkeden çıkarılması veya ülkede tutulması gibi tüm uranyum konularının ve nükleer programla ilgili diğer meselelerin, 60 gün sürmesi öngörülen ve tarafların onayıyla uzatılabilecek müzakerelerde ele alınmasının planlandığını ifade etti.

Weiss, "Bütün maddelere baktığımızda İran'ın burada başlangıçtan itibaren çok sayıda kazanım elde ettiği görülüyor. Buna karşılık en önemli konu olan nükleer dosyada somut olarak hemen hemen hiçbir şey yok ve her şeyin 60 günlük müzakerelerde görüşülmesi öngörülüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Weiss, ABD'nin gerçekten de çatışmaların durdurulmasının Lübnan'daki tüm askeri faaliyetlerin sona ermesini de kapsadığını öngören bir belgeyi imzalamayı kabul edip etmediğinin önemli bir soru olduğunu söyledi.

Trump'ın, üç ay önce birlikte hareket ettiği ve güçlü askeri-siyasi ittifaktan söz edilen İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'ya, Suriye'nin Lübnan konusunda İsrail ve İsrail ordusundan daha iyi iş çıkaracağını söylediğini belirten Weiss, "Şu anda duyulan mesajlar bunlar. Burada yaşananların gerçek bir darbe olduğuna hiç şüphe yok" dedi.

Trump daha önce yaptığı açıklamada, "İsrail'e Hizbullah meselesini Suriye'ye bırakmasını önerdim. Çünkü açıkçası bu işi daha iyi yaptıklarını düşünüyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Weiss, Trump'ın sözlerine ilişkin değerlendirmesinde, "Trump'ın artık Netanyahu'nun bakış açısını benimsemediği çok açık. Trump ile Netanyahu arasında sürekli telefon görüşmeleri yapıldığını biliyoruz. Netanyahu kendi gördüğü şekliyle mesajını iletmeye çalışıyor ancak pratikte Trump'ın Netanyahu'nun anlatısını ve İsrail'in anlatısını benimsemediğini görüyoruz" dedi.

Netanyahu'nun siyasi açıdan iki seçenekle karşı karşıya olduğunu savunan Weiss, ilk seçeneğin Trump'tan uzaklaşma kararı almak olduğunu söyledi.

Weiss'e göre İsrail kamuoyunda şekillenmekte olan anlaşma "çok kötü bir anlaşma" olarak görülüyor ve Netanyahu bu durumda, "Trump gibi İsrail'in en iyi dostu olduğunu bildiğim bir isim karşısında bile İsrail devletinin ilkelerini savunabilirim" mesajı verebilir.

İkinci seçeneğin ise mevcut denge politikasını sürdürmeye çalışmak olduğunu belirten Weiss, Netanyahu'nun Trump'a karşı açık bir tutum almasının iç siyasette puan kazandırabileceğini ancak Trump'ın buna nasıl karşılık vereceğinin ve sonuçlarının bilinmediğini ifade etti.

Weiss, "Açık konuşmak gerekirse Trump fiilen İsrail'in son dostu. Özellikle ABD içindeki tablo düşünüldüğünde, uluslararası düzeyde de durumumuz çok parlak değil. Bu nedenle Netanyahu'nun karşı karşıya olduğu ikilem yalnızca kişisel bir mesele değil, aynı zamanda İsrail'in Ortadoğu'daki stratejik üstünlüğünü de etkiliyor" dedi.

Yorumunu, "ABD Başkanı'nın oturup Netanyahu ve dolaylı olarak İsrail ile İsrail ordusu hakkında bu şekilde konuşması çok ağır bir darbedir" sözleriyle tamamladı.

Trump, Netanyahu'ya Lübnan konusunda sorumluluk çağrısı yaptı

Trump salı günü, Lübnan'da Hizbullah'a karşı mücadele konusunda Suriye'nin İsrail'den "daha iyi bir iş çıkarabileceğini" söyledi.

G7 Zirvesi sırasında gazetecilere konuşan Trump, Suriye'deki HTŞ rejiminin lideri Colani'yi kastederek, "Şu anda Suriye'yi yöneten kişi Hizbullah'la etkili şekilde mücadele edebilir" dedi.

Trump, "İsrail çok uzun zamandır Hizbullah'la savaşıyor. Çok fazla insan ölüyor" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı ayrıca, "Bir kişiyi aradığınız her seferinde bir konut binasını yıkmanız gerekmiyor. Çünkü o binalarda çok sayıda insan yaşıyor ve hepsi Hizbullah mensubu değil" dedi.

Netanyahu ile ilişkilerine de değinen Trump, "Onunla iyi ilişkilerim vardı ancak artık Lübnan konusunda daha sorumlu davranması gerekiyor" ifadelerini kullandı.



Makaleler

Güncel