Washington’un, Libya'nın doğu ve batısındaki rakip yönetimleri güç paylaşımı temelinde bir araya getirerek ülkeyi yeniden birleştirmeyi ve enerji yatırımlarını artırmayı hedeflediği belirtildi.
YDH- Financial Times'ın haberine göre ABD, yıllardır süren başarısız Birleşmiş Milletler girişimlerinin ardından Libya'yı yeniden birleştirmek amacıyla doğu ve batıdaki rakip yönetimler arasında bir “güç paylaşımı” anlaşması oluşturmaya çalışıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu ve Afrika danışmanı Massad Boulos, Financial Times'a yaptığı açıklamada, ülkenin parçalanmış kurumlarını tek bir otorite altında toplamayı ve aynı zamanda Amerikan enerji şirketlerinin Libya'ya yatırım yapmasını teşvik etmeyi hedeflediklerini söyledi.
Lübnan kökenli Amerikalı iş insanı Boulos, "Planımız tek ve birleşik bir hükümet kurmak ve tüm kurumları birleştirmek." ifadelerini kullandı.
Haberde, Birleşmiş Milletler'in Libya'yı birleştirmek amacıyla seçim düzenleme girişimlerinin, nüfuzlarını ve petrol gelirlerinden elde edilen kaynakları kaybetmek istemeyen siyasetçiler ve silahlı gruplar tarafından defalarca engellendiği belirtildi.
Petrol ve yatırım odaklı yeni plan
Financial Times'a göre Libya, Afrika'nın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip olmasına rağmen, Muammer Kaddafi dönemindeki yaptırımlar ve 2011'deki rejim değişikliğinin ardından yaşanan istikrarsızlık nedeniyle üretim kapasitesinin altında kalmaya devam ediyor.
Boulos, Washington'un Amerikan enerji şirketlerini Libya'ya yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirterek, ConocoPhillips ve Chevron'un 2026 yılında Libya ile anlaşmalar imzaladığını söyledi.
Boulos ayrıca, Libya'nın petrol üretiminin on yılın sonuna kadar günlük 3 milyon varile ulaşabileceğini öne sürerek, bunun ülkeyi "küresel ölçekte önemli petrol üreticileri arasına taşıyacağını" ifade etti.
Libya uzmanı ve Informmi danışmanlık şirketinin kurucularından İmadeddin Bedi ise ABD'nin yaklaşımının Trump rejiminin "işlem ve anlaşma odaklı dış politika anlayışıyla" uyumlu olduğunu söyledi.
Bedi, Washington'un Libya'daki aktörlerle anlaşmalar yapabilecek bir siyasi ortam oluşturmayı ve böylece daha fazla yatırımın önünü açmayı hedeflediğini belirtti.
Haftar ve Dibeybe formülü
Habere göre Boulos'un planı, Birleşmiş Milletler'in parlamento seçimleri düzenleme çabalarını tamamlayıcı nitelikte görülüyor ve seçimlere kadar geçici bir düzenleme olarak tasarlanıyor.
Financial Times'ın görüştüğü kaynaklara göre plan kapsamında, doğu Libya'nın fiili lideri Halife Hafter'in oğlu Saddam Hafter'in yürütme yetkilerine sahip bir başkanlık konseyinin başına getirilmesi öngörülüyor.
Aynı kaynaklar, Trablus merkezli ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hükümetin başbakanı Abdulhamid Dibeybe'nin görevini koruyacağını, yakın bir akrabasının ise ulusal güvenlikle ilgili önemli bir göreve getirileceğini aktardı.
Haberde, Saddam Hafter'in, babasının komuta ettiği Libya Ulusal Ordusu'nun kara kuvvetleri komutanı olduğu ve doğu Libya'da muhalefete izin verilmediği belirtildi. İnsan hakları örgütlerinin, muhalifleri susturmak için sert yöntemler kullanıldığı yönünde suçlamalarda bulunduğu hatırlatıldı.
Öte yandan Dibeybe yönetiminin de Birleşmiş Milletler raporlarında işkence, yasa dışı gözaltı ve göçmen kaçakçılığı gibi suçlamalarla anılan çeşitli silahlı grupların desteğine dayandığı ifade edildi.
Uzmanlar şüpheli
Diplomatlar ve analistler, iki taraf arasındaki güvensizlik nedeniyle söz konusu anlaşmanın hayata geçirilmesine ihtiyatla yaklaşıyor.
Uluslararası Kriz Grubu'ndan Claudia Gazzini, "Bu temenniden ibaret bir düşünce." değerlendirmesinde bulundu.
Doğu Libya'nın merkezi Bingazi'den konuşan Gazzini, bölgede karşı tarafla uzlaşmaya yönelik herhangi bir kamuoyu hazırlığı bulunmadığını ve siyasi söylemin hâlâ Trablus'u "rakip ve düşman" olarak gördüğünü söyledi.
Financial Times'a göre İtalya da plan hakkında bilgilendirildi ve girişime destek veriyor. Ancak Roma'nın uygulama sürecinin oldukça zor olacağını düşündüğü aktarıldı.
Londra merkezli Chatham House araştırmacısı Tim Eaton ise Hafter ailesinin geçmişte iktidarı paylaşmaya istekli olduğuna dair herhangi bir işaret vermediğini belirtti.
Eaton, özellikle Saddam Hafter'in başkanlık konseyinin başına getirilmesi halinde Trablus tarafının, bunun tüm devlet yapısını ele geçirmek için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabileceğinden endişe edeceğini söyledi.
Askeri ve mali yakınlaşma
Boulos, yol haritası kapsamında bazı ilerlemeler kaydedildiğini savundu.
Buna göre, doğu ve batı Libya yönetimleri kasım ayında kalkınma fonlarının paylaşılması konusunda uzlaştı. Ayrıca taraflar, Nisan ayında on yıldan uzun bir süre sonra ilk kez ortak ulusal bütçeyi imzaladı.
Boulos ayrıca her iki tarafın da nisan ayında Libya'da düzenlenen ve ABD Afrika Komutanlığı'nın (AFRICOM) öncülük ettiği "Flintlock" askeri tatbikatına katıldığını belirtti.
"En önemli unsur, AFRICOM'daki çalışma arkadaşlarımızın iki tarafla da askeri birleşme planı üzerinde çalışmaya devam etmesidir." dedi.
Ancak Gazzini, birçok Libyalının anlaşmanın gerçekleşeceğine inanmadığını belirterek, bunun nedeninin sürecin baş aktörlerinin kişilikleri ve siyasi davranış biçimleri olduğunu ifade etti.
Haberde ayrıca, ülkede hâlihazırda iktidarı elinde tutan yapıların konumunu daha da sağlamlaştıracak bir düzenlemeye yönelik ciddi itirazlar bulunduğu aktarıldı.
Gazzini'ye göre böyle bir senaryo, "yakın gelecekte siyasi değişim ihtimalini, seçim yapılmasını ve hükümet değişikliğini ortadan kaldırabilir."