Donald Trump yönetiminin enerji alanında hakimiyet kurma hedefi doğrultusunda ABD, Libya'daki çatışan tarafları uzlaştırarak ülkenin zengin petrol rezervlerine erişim sağlamayı planlıyor.
YDH - Donald Trump'ın öngörülemeyen dış politikasının en belirgin eğilimlerinden birini, petrol üretimini artırma ve tedarik zincirlerini ABD şirketlerini devreye sokarak kontrol altına alma gayreti oluşturuyor.
Bloomberg'in analizine göre, Venezuela petrol sektörünün kontrol altına alınması girişimleri ve İran petrolüne yönelik benzer adımların ardından Trump yönetimi, benzer bir stratejiyi Libya'da da uygulamaya koyuluyor.
Washington yönetimi, Libya'nın doğu ve batı bölgelerini kontrol altında tutan çatışan tarafları uzlaştırarak ülkede istikrarı sağlamayı ve bu yolla Afrika'nın en büyük petrol rezervlerine erişim elde etmeyi hedefliyor.
Süreç kapsamında Amerikan şirketleri de devreye girmeye başladı. ConocoPhillips ve Chevron, 2026 yılında sahada geliştirme anlaşmaları imzalarken, Exxon Mobil ise 10 yıllık bir aranın ardından Libya pazarına geri dönme seçeneğini değerlendiriyor.
Washington'ın planı tek bir hükümet kurmayı hedefliyor
ABD'nin Libya'ya yönelik planları, Trump'ın Orta Doğu ve Afrika Danışmanı Massad Boulos tarafından Financial Times'a verilen mülakatla teyit edildi.
Trump'ın kızı Tiffany'nin kayınpederi olan Lübnan asıllı Amerikalı iş insanı Boulos, "Planımız, tek bir hükümet kurmak ve tüm kurumları birleştirmektir" ifadesini kullandı. Boulos, siyasi birliği sağlama girişimlerinin yanı sıra Amerikan petrol şirketlerini de Libya'ya yatırım yapmaları konusunda teşvik ettiğini belirtti.
Libya'nın üretim kapasitesinin artırılması, özellikle yakın konumdaki Avrupa ülkelerine yönelik sevkiyatın yükselmesini sağlayabilir.
Mevcut durumda Libya'da günlük yaklaşık 1,3 million varil petrol üretiliyor. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Trablus merkezli hükümet, bu miktarı 2 milyon varile çıkarmayı hedefliyor.
Ancak bu hedefe ulaşılması için geçmiş dönemlerde üretimi defalarca durduran silahlı grupların, petrolü bir güç ve finans kaynağı olarak kullanmaktan vazgeçmeye ikna edilmesi gerekiyor.
Uzlaşma çabalarının önündeki engeller sürüyor
Libya lideri Muammer Kaddafi'nin 2011 yılında devrilmesinden bu yana BM, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından yürütülen uzlaştırma çabaları bugüne kadar somut bir sonuç vermedi.
Uzmanlar, petrol sevkiyatını kontrol eden silahlı grupların ulusal bir uzlaşıdan ziyade kendi bölgelerindeki hakimiyetlerini koruma ve kişisel kazanç sağlama motivasyonuyla hareket ettiğini belirtiyor.
Uluslararası Kriz Grubu Kıdemli Analisti Claudia Gazzini, mevcut planları "iyi niyet temennisi" olarak nitelendirdi.
Gazzini, General Halife Hafter'ın kontrolündeki doğu bölgesinin merkezi olan Bingazi'de, kamusal söylemde karşı tarafla uzlaşmaya veya geçmişi geride bırakmaya dair hiçbir ifadenin yer almadığını kaydetti.
Gazzini, bölgedeki yaklaşımın tamamen mevcut iktidar sahiplerinin ne kazanabileceği üzerine kurulu olduğunu ve Trablus'un hâlâ düşman olarak görüldüğünü aktardı.
Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un kıdemli uzmanı Tim Eaton ise Hafter ailesinin iktidarı paylaşmaya hazır olduğuna dair hiçbir işaret vermediğini ekledi.
Diğer yandan Rusya'nın da Hafter ile ilişkileri geliştirme arayışında olduğu biliniyor. Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Yunus-Bek Evkurov, ülkenin Afrika Kolordusu'nu koordine etmek üzere daha önce Hafter'ı ziyaret etmişti.
Ayrıca Rusya'nın, Libya üzerinden Arnavutluk rotasını kullanarak Avrupa'ya yönelik petrol ürünleri kaçakçılığı faaliyetlerinde bulunduğu da belirtiliyor.