Colani’den Washington'a ‘Hizbullah teklifi’

img
Colani’den Washington'a ‘Hizbullah teklifi’ YDH

ABD Başkanı Trump'ın Suriye'nin Lübnan'a müdahale etmesi yönündeki açıklamaları, HTŞ rejiminin Washington'a yaptığı gizli bir tekliften besleniyor.




YDH- Beyrut'taki Arap diplomatik kaynaklar, ABD Başkanı'nın son günlerde sıkça dile getirdiği "Suriye'nin Lübnan'a müdahalesi" söylemlerinin, yeni HTŞ rejiminin Amerikalılara yaptığı “gizli bir teklife” dayandığını ortaya koydu.

Trump'ın mesajları ve Lübnan'dan resmî sessizlik

ABD Başkanı Donald Trump, özellikle son günlerde, HTŞ rejiminin Lübnan'a baskı yaparak Hizbullah'ı silahsızlandırma görevini üstlenmesi gerektiğini sıkça vurguluyor. Ancak bu açıklamalara karşı Lübnan'dan henüz resmî bir yanıt gelmiş değil.

El-Ahbar'ın edindiği bilgilere göre, Trump'ın bu söylemleri medyatik mesajlardan ibaret olsa da Beyrut'un bu konudaki sessizliği pratikte bir karşılık bulmuyor.

Zira HTŞ rejimi lideri Colani daha önce "Lübnan'ın içişlerine müdahale etmeyi reddettiğini" açıkça ifade etmişti.

Trump'ın söyledikleri boş değil

El-Ahbar'ın görüştüğü, Beyrut'ta ikamet eden üst düzey bir Arap diplomat, Trump'ın bu ısrarlı söylemlerinin "hiçbir dayanağı olmadığı" yönündeki yorumların gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Diplomat, bu fikrin kökeninin, yeni HTŞ rejiminin bir süre önce Amerikalılara "Hizbullah'la savaşmak" bahanesiyle Lübnan'a girme teklifinde bulunmasına dayandığını doğruladı.

Diplomat, ülkesinin bu teklife ilişkin raporlara ve istihbarat bilgilerine sahip olduğunu, Colani’nin bu görevi yerine getirmek için yabancı savaşçıları kullanmayı hedeflediğini aktardı.

Diplomatın bu açıklamalarından iki gün sonra Trump, ilk kez açıkça, Colani’nin Hizbullah'la savaşmak için Lübnan'a girme isteğini doğruladı. Ancak HTŞ rejimi liderinden bu iddialara yönelik yeni bir yalanlama gelmedi.

Şam'ın kapasitesi: İç sıkıntılar ve dış engeller

El-Ahbar'ın değerlendirmesine göre, Trump'ın ve Colani’nin “samimiyeti”, her birinin gerçekliği kavrayış biçimi veya Trump'ın bölgeyi yeni bir savaşa sürükleme niyeti bir yana, mevcut veriler Şam'ın böyle bir görevi üstlenme kabiliyetini pratikte ortadan kaldırıyor.

Suriye'deki güvenlik, siyasi, ekonomik ve toplumsal koşullar aşırı kırılgan. Habere göre, Colani artık yabancı savaşçıların sadakatine güvenemiyor. Bu gruplar, yeni yönetim tarafından ihanete uğradıklarını düşünüyor. Doğu bölgesi (özellikle Deyr ez-Zor) halkının askerî desteğini kaybediyor. Bu bölge, uzun süre "Heyet Tahrir eş-Şam"ın temel savaş gücünü oluşturuyordu. Sahip olduğu tek deneyimli savaş gücü, bu doğu kesiminden gelen unsurlar ve Türk istihbaratına bağlı "İkinci Lejyon"dan ibaret.

Bölgesel ve uluslararası engeller: Türkiye'den Arabistan'a, Mısır'dan Irak'a

El-Ahbar'ın edindiği bilgilere göre, Colani’nin bu seçeneği fiilen değerlendirmesinin önündeki en büyük engellerden biri, bölgesel ve uluslararası aktörlerin tutumu:

Türkiye: İsrail ve ABD içindeki bazı sesler, Türkiye'nin İran ve müttefiklerine dolaylı destek verdiğini ima ediyor. Bu durum, HTŞ rejimini Hizbullah ve İran'la ilişkilerini soğutmaya itti.

Suudi Arabistan: Lübnan ile Suriye arasında olası bir sürtüşmeyi engellemek için askerî koordinasyon kanalları kuruyor.

Mısır ve BAE: Colani yönetiminin aşırıcı arka planına karşı açık ve net bir şekilde tedbirli duruş sergiliyor. Mısır özellikle Lübnan'daki mezhepsel dengelere olası etkilerinden endişeli.

Irak: Bağdat ile Şam arasındaki ilişkiler şu an için "kabul edilebilir" düzeyde olsa da son dönemde Haşd Şabi üzerinden yapılan doğrudan askerî müdahale tehditleri, tansiyonu yüksek seviyelere taşıdı.

İsrail'in gizli reddi: "Suriye'ye meşruiyet yok"

El-Ahbar'ın diplomatik kaynaklardan aktardığına göre, İsrail Suriye topraklarına yönelik saldırılarını sürdürürken, Colani ile herhangi bir anlaşma imzalamaktan kaçınıyor.

Trump üzerinden yansıyan haberlere göre, Tel Aviv, Suriye'nin Hizbullah'la mücadele kapsamında dahi olsa Lübnan'a müdahalesine meşruiyet vermeyi reddediyor.

Lübnan içinde olası tepkiler: Ketaib istisnası, çoğunluk karşı

El-Ahbar'ın analizine göre, Suriye'nin olası bir müdahalesi Lübnan'daki dengeleri tamamen değiştirir. Böyle bir durumda, Lübnan Silahlı Kuvvetleri ve Hizbullah ülkeyi savunmanın ön saflarında yer alır, Lübnan halkının büyük çoğunluğu bu müdahaleye karşı saf tutar ve mevcut siyasi partiler arasında yalnızca Lübnan Kuvvetleri ve kuzey ile Bekaa'daki sınırlı etkiye sahip bazı isimler bu tür bir müdahaleye sıcak bakabilir.

Makaleye göre, buna karşılık, çoğu milletvekili ve aktif siyasi parti, Colani’nin Lübnanlı siyasi aktörlerle yeni ilişkiler kurma çabalarına rağmen, müdahaleye karşı birleşik bir tavır sergileyebilir.

Ketaib ve Adil Nasr örneği: İçerideki gerilim

Colani’nin Ketaib Partisi'ne yönelik sıcak mesajları, partinin bu tür rolleri destekleyeceği anlamına gelmiyor.

El-Ahbar'ın edindiği bilgilere göre, partinin fiili tutumu, Adalet Bakanı Adil Nessar üzerinden okunabilir. Nessar, Suriyeli tutukluların serbest bırakılması konusunda iç baskıya maruz kaldı. Başbakan Nevaf Selam ise Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri'nin Şam'a daha olumlu yaklaşımına kıyasla daha ihtiyatlı bir duruş sergiliyor.

Tarihsel paralellik ve uyarı: 1970'ler ile bugün arasında dağlar kadar fark

El-Ahbar'ın değerlendirmesine göre, Suriye'nin 1970'lerde Lübnan'a iç savaşı durdurma gerekçesiyle müdahalesi, o dönemde iç meşruiyete, düzenli ve caydırıcı bir askerî güce (1973 Ekim Savaşı deneyimi) dayanıyordu.

Oysa bugünkü HTŞ rejimi bu unsurların hiçbirine sahip değil. Bu durum, olası bir müdahalenin, hızla bölgesel boyuta ulaşarak tüm bölgeyi ateşe verebilecek Lübnan-Suriye çatışmasına dönüşme riskini barındırıyor.

 



Makaleler

Güncel