İran: Dünya bilmeli ki, dostlarımızı asla yalnız bırakmadık

img
İran: Dünya bilmeli ki, dostlarımızı asla yalnız bırakmadık YDH

İranlı yetkili, Lübnan’daki gelişmeler ile İran-ABD görüşmelerinin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak Tahran'ın hem diplomatik hem de askeri alanda eşgüdümlü bir strateji izlediğini belirtti.




YDH- El-Meyadin'e konuşan üst düzey bir İranlı güvenlik ve siyasi kaynak, İslam Cumhuriyeti'nin Lübnan'daki müttefiklerine yönelik desteğinin değişmediğini vurgulayarak, ABD'nin Lübnan konusunda verdiği ateşkes sözlerini yerine getirmemesinin "kesinlikle kabul edilemez" olduğunu ifade etti.

Ayrıca yetkili, "Hürmüz Boğazı’nı kapattık" şeklindeki askeri kararın sadece kağıt üzerinde kalmadığını, bölgedeki ticari ve askeri gemi trafiğinin fiilen azaldığını veya durduğunu vurguladı.

İranlı yetkili,  "Körfez, gün ortasına kıyasla çok daha sakin. Dünya bilmelidir ki dostlarımızı hiçbir zaman yalnız bırakmadık; yanımızda duranların güvenliğini korumaya devam edeceğiz" ifadeleriyle kararın siyasi mesajını ortaya koydu.

Tahran, İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonlarını sürdürmesi ve Washington'ın ateşkes kapsamında verdiği taahhütleri yerine getirmemesini gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapattığını açıkladı.

Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, bölgede yaşanan tekrarlanan ihlaller ve anlaşma hükümlerine uyulmaması nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın tüm gemi geçişlerine kapatıldığı bildirildi.

Askeri kaynaklar, medya kuruluşları ve bölgedeki ticari gemilere yapılan telsiz anonslarıyla boğaza yaklaşılmaması yönünde uyarıda bulunurken, yasağın ihlal edilmesinin çatışma riskinden doğrudan askeri müdahaleye kadar uzanabilecek ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Tahran yönetimi, söz konusu adımı anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmeyen taraflara yönelik stratejik bir caydırıcılık hamlesi olarak tanımlıyor.

Yetkili, diplomatik temaslarla sahadaki askeri gelişmelerin tam koordinasyon içinde yürütüldüğünü belirtirken, mevcut diplomatik sürecin "son derece dar ve istisnai bir fırsat penceresi" sunduğunu söyledi.

Kaynak, İsrail'in saldırıları sona ermediği sürece devam eden görüşmelerin kalıcı bir çözüme dönüşmesinin mümkün görünmediğini de kaydetti.

Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla birlikte dikkatler, Pazar günü İsviçre'nin Bürgenstock kentinde başlaması beklenen İran-ABD görüşmelerine çevrildi.

Pakistan'ın kolaylaştırıcı rol üstlendiği müzakere sürecine rağmen Tahran, İran ve Lübnan dosyalarının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği görüşünü koruyor.

İran yönetimi, Washington ile yürütülen temaslarda bölgesel gelişmelerin dikkate alınmasını talep ederken, İsrail'in saldırıları karşısında "karşılıklılık" ilkesinden geri adım atılmayacağını vurguluyor. Dün İran, İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesini Washington ile yapılan mutabakatın ihlali olarak değerlendirerek, Cenevre’de başlaması planlanan ABD görüşmeleri kapsamındaki İsviçre ziyaretini askıya almıştı.

İlgili Haberler


Makaleler

Güncel