İsrail medyası, İsrail'in Gazze'de desteklediği silahlı çetelerin ilk kez askeri İHA kullandığını bildirirken, bu grupların Hamas'a alternatif oluşturma hedefinde başarısız kaldığını aktardı.
YDH- Times of Israel gazetesinin haberine göre, Gazze'de İsrail'in desteklediği silahlı çeteler ilk kez askeri nitelikte insansız hava araçları kullandıklarını kamuoyuna duyurdu.
Gazete, geçen ayın sonlarında Hamas karşıtı bir çetenin Facebook'ta yayımladığı görüntülerde, üyelerinden birinin birkaç metre uzunluğunda bir İHA kullandığının görüldüğünü ve bunun Gazze'deki çetelerin askeri sınıf bir İHA kullandığına dair ilk açık kayıt olabileceğini belirtti.
Eşref el-Mansi liderliğindeki "Halk Ordusu" adlı grup yaptığı açıklamada, "Hizmete birden fazla İHA'nın dahil edildiğini" duyurdu.
Açıklamada ayrıca, Gazze'deki çete ağının gayriresmi lideri olarak görülen Gassan Dahini'nin bu araçlarla çeşitli saldırılar gerçekleştirdiği öne sürüldü.
Times of Israel, İsrail'in son bir yıldır “Halk Ordusu” gibi gruplara silah, hava desteği, istihbarat, gıda ve sigara sağladığını, yaralanan çete üyelerini tedavi amacıyla İsrail'e taşıdığını bildirdi.
Habere göre, İsrail daha önce bu gruplara ağırlıklı olarak tüfek gibi hafif silahlar verirken, son görüntüler daha gelişmiş sistemlerin de çetelere ulaştırılmış olabileceğine işaret etti.
Gazete, Başbakan Benyamin Netanyahu'nun İsrail'in Gazze'deki bazı silahlı grupları desteklediğini ilk kez kabul etmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, bu desteğin kapsamı ve hedeflerine ilişkin birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirtti.
"Gazze, İsrail'in fantezilerinin başkenti haline geldi"
Filistin işleri uzmanı ve Tel Aviv Üniversitesi Moşe Dayan Merkezi araştırmacılarından Michael Milshtein, Times of Israel'e yaptığı değerlendirmede, İsrail'in söz konusu gruplara verdiği desteği eleştirerek, "Gazze, İsrail'in fantezilerinin başkenti haline geldi. Bu çetelerin işletilmesi de bunun bir parçası." dedi.
Habere göre, Netanyahu'nun açıklamasından bu yana İsrail hükümeti konu hakkında kamuoyu önünde konuşmaktan büyük ölçüde kaçınırken, İsrail ordusu da çetelerin faaliyetlerine ilişkin sorulara yanıt vermeyi reddetti.
Buna karşılık çetelerin sosyal medyada faaliyetlerini daha görünür hale getirdiği ve Gazze'deki faaliyetlerine ilişkin görüntüler yayımladığı belirtildi.
Gazetenin aktardığına göre, yayımlanan videolar ve açıklamalar, bu grupların toplamda birkaç yüz silahlı kişiden oluştuğunu gösteriyor. Çetelerin zaman zaman Hamas ile çatışmalara girdiği, bunun yanında dini bayramlar öncesinde gıda dağıtımı gibi faaliyetlerle yerel destek kazanmaya çalıştığı öne sürüldü.
Times of Israel, bu grupların şimdiye kadar Gazze'nin yerleşim bölgelerinde Hamas'ın yönetimine ciddi bir meydan okuma “oluşturamadığını ve uzun vadeli hedeflerinin de belirsizliğini koruduğunu” yazdı.
İsrail ordusu sözcülüğü, söz konusu İHA'ların İsrail tarafından sağlanıp sağlanmadığı yönündeki sorulara yanıt vermezken, Başbakanlık Ofisi de İsrail ile çeteler arasındaki ilişkilere dair açıklama yapmadı.
Milshtein ise çetelere İHA verilmesinin “ciddi bir hata” olduğunu savunarak, "Bu gruplar sonunda kendileri şiddet üreten yapılara dönüşebilir ya da İHA'lar Hamas'ın eline geçebilir ve bize karşı kullanılabilir" ifadelerini kullandı.
"Etkileri sınırlı kaldı"
Gazeteye konuşan Milshtein, Gazze'deki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve bölgede görüştüğü kişilerin çetelerin sahadaki etkisini “sınırlı” gördüğünü söyledi.
Reichman Üniversitesi Uluslararası Terörle Mücadele Enstitüsü araştırmacılarından Michael Barak da çetelerin son bir yıl içerisinde sahada kayda değer sonuçlar “üretemediğini” kabul etti. Ancak Barak, bu grupların İsrail ordusuyla iş birliği yapan “yerel güçler” olarak değerlendirildiğini belirtti.
Barak, "İsrail ile iş birliği yapmaya, mayınlı bölgeleri temizlemeye veya Hamas mensuplarına karşı faaliyet yürütmeye hazır bir Gazze nüfusunun bulunması bizim açımızdan olumlu." dedi.
Times of Israel'e göre, Gazze'de şu anda faaliyet gösteren en az beş ayrı silahlı çete bulunuyor. Sosyal medya paylaşımlarına dayandırılan haberde, bu grupların Nisan-Eylül 2025 döneminde kurulduğu ve İsrail ordusunun kontrol ettiği bölgelerde faaliyet gösterdiği belirtildi.
Bazı grupların daha önce Hamas'ın bulunmadığı alanlarda siviller için koruma bölgeleri oluşturmak istediklerini açıkladıkları kaydedildi.
Bununla birlikte gazete, Gazze'deki yaklaşık iki milyon kişinin büyük bölümünün hâlâ Hamas'ın yönetim ve güvenlik yapılarının etkili olduğu bölgelerde yaşamayı sürdürdüğünü aktardı.
Geçen yıl eş-Şebab çetesinden bir yetkili, yaklaşık 5 bin kişinin Refah'ın doğusunda kendi kontrollerindeki bölgede yaşadığını öne sürmüştü.
Ancak haberde, İsrail ordusunun "Sarı Hat" olarak bilinen hattın geçilmesine izin vermemesi nedeniyle, Filistinlilerin çetelerin kontrol ettiği bölgelere ulaşmasının da fiilen mümkün olmadığı belirtildi.
Gazze halkının desteği tartışmalı
Han Yunus'un doğusunda faaliyet gösteren çete liderlerinden Husam el-Astal, Times of Israel'e yaptığı açıklamada, "Gazze halkı artık Hamas istemiyor. İnsanlar yaşamak istiyor. Binlerce kişi Sarı Hat bölgesine geçebilmeyi bekliyor" iddiasında bulundu.
Ancak Milshtein, görüştüğü birçok Gazzelinin çete üyelerine karşı “olumsuz duygular” beslediğini söyledi.
Gazze kentinde yaşayan Seyf Ude de gazeteye yaptığı açıklamada, söz konusu grupların Filistin toplumunu temsil etmediğini belirterek, "Gazze'deki çeteler hem Fetih hem Hamas dahil tüm siyasi akımlar tarafından reddediliyor." dedi.
Times of Israel, çetelerin sosyal medyadaki faaliyetlerinin önemli bölümünün Hamas'ın zayıfladığı ve Gazze halkının kendilerini desteklediği mesajını vermeyi amaçladığını yazdı.
Kurban Bayramı öncesinde bazı çetelerin çocuklara şeker dağıttıklarını ve yardım paketleri hazırladıklarını gösteren videolar yayımladığı aktarıldı.
Eşref el-Mansi grubunun yayımladığı görüntülerde İsrail şirketlerine ait İbranice etiketli ürünlerin görülmesinin, yardımların İsrail kaynaklı olabileceğine işaret ettiği belirtildi.
Zorla tahliye
Times of Israel, çetelerin İsrail tarafından bazı bölgelerde sivillerin evlerinden çıkarılması ve tahliye edilmesi amacıyla kullanıldığı yönünde suçlamalar bulunduğunu da aktardı.
Habere göre, Gazze'deki en eski ve en büyük çete olarak tanımlanan eş-Şebab grubunun, Refah Sınır Kapısı üzerinden gelen sivillerin geçişlerinde rol oynadığı belirtildi.
Milshtein, bu güzergâhları kullanan bazı Gazze sakinlerinin çete üyeleri tarafından “kötü muamele, dayak, hırsızlık ve cinsel taciz” iddialarını dile getirdiğini söyledi.
Barak ise Hamas'ın medya faaliyetleri yoluyla bu grupları itibarsızlaştırmaya çalıştığını söyledi. Barak'a göre, Hamas'a yakın medya organları, çetelerin içine sızıldığını ve bazı üyelerin daha sonra gruplardan ayrıldığını belirten yayınlar yaptı.
Gazete ayrıca, çete liderlerinin çoğunun Filistin toplumunda daha önce tanınan veya saygın kişiler olmadığını belirtti.
Milshtein, "Filistin toplumunun en alt kesimlerinden isimleri aldık. Suç faaliyetleriyle anılan veya tartışmalı geçmişe sahip kişilerin Hamas'a alternatif olabileceği varsayıldı" değerlendirmesinde bulundu.
Hamas'a “alternatif” arayışı
Times of Israel'e göre, Gazze'deki çetelerin ortak noktası “Hamas'a karşı mücadele ettiklerini ve Gazze'deki yönetimin değişmesini istediklerini” açıklamaları.
El-Mansi, 21 Mayıs'ta yaptığı paylaşımda, "Gazze Hamas'tan kurtulana kadar ne dinleneceğiz ne de duracağız." ifadelerini kullandı.
25 Mayıs'ta yayımlanan başka bir videoda ise onlarca silahlı kişinin Gazze'nin kuzeybatısındaki Sudaniye sahilinde toplandığı ve "Burada Hamas yok" dediği görüldü.
Gazete, bazı çete liderlerinin Filistin Yönetimi ile bağlantılı isimler olduğunu da yazdı. Bunlar arasında daha önce Filistin Yönetimi güvenlik güçlerinde görev yaptığı belirtilen Şevki Ebu Nusayra ile Husam el-Astal da bulunuyor.
En organize yapı olarak tanımlanan Gassan Dehini liderliğindeki grup ise Refah'ın doğusunda faaliyet gösteriyor. Videolarda Dehini'nin onlarca silahlı kişiyle birlikte devriye gezerken görüldüğü aktarıldı.
Habere göre, çeteler zaman zaman Hamas mensuplarıyla çatışmalara da giriyor. Husam el-Astal, Han Yunus'ta yardım dağıttıkları sırada Hamas mensuplarının saldırısına uğradıklarını ve bir üyelerini kaybettiklerini öne sürdü.
Buna karşılık Hamas'a yakın medya organları, bazı olayların Hamas tarafından kurulan pusular sonucunda gerçekleştiğini ve İsrail'le iş birliği yapan kişilerin öldürüldüğünü bildirdi.
"Başarısızlıklarla dolu bir strateji"
Milshtein, İsrail'in “Hamas'a alternatif” yerel yapılar oluşturma girişimlerinin 2024'ün başlarından bu yana sürdüğünü ancak “ciddi başarısızlıklarla” karşılaştığını savundu.
İlk girişimlerin “Doğmuş” aşiretiyle temas kurularak Hamas'a alternatif bir yönetim modeli oluşturmayı hedeflediğini belirten Milshtein, bu aşiretin bazı önde gelen isimlerinin daha sonra öldürüldüğünü söyledi.
Gazete ayrıca, Mart 2024'te Şarku'l Avsat'ın yayımladığı bir haberde, birçok aşiretin Hamas ile çatışmaya sürüklenme endişesi nedeniyle bu tür teklifleri reddettiğinin aktarıldığını hatırlattı.
Milshtein, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Kimse durup bu işin nereye gittiğini sormuyor. Faydalı mı, zararlı mı, değiştirilmeli mi, iptal edilmeli mi? İki yıldır ne Şin Bet ne de ordu bu süreci ciddi biçimde gözden geçirdi. Değerlendirme yapılmadığında aynı hatalar tekrar tekrar tekrarlanır."