İran heyeti İsviçre masasını terk etti

img
İran heyeti İsviçre masasını terk etti YDH

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri ve ekonomik tehditlerinin ardından, İsviçre'de devam eden müzakereleri protesto ederek askıya alan İran heyeti, masaya dönüş için resmi özür ve İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi şartlarını öne sürdü.




YDH- ABD Başkanı Donald Trump’ın İran müzakere heyetini ve İran devletini hedef alan sert tehditleri, İsviçre'nin Bürgenstock kentinde devam eden diplomatik süreci kesintiye uğrattı.

Tehditleri "anlaşmanın açık bir ihlali" olarak değerlendiren Tahran, müzakere merkezini terk ederek süreci askıya aldığını duyurdu.

Bürgenstock Oteli'nde dörtlü formatta (ABD, İran, Katar, Pakistan) başlayan müzakerelerin ilk oturumu, Trump'ın medya aracılığıyla ilettiği tehditkar mesajlar nedeniyle 80 dakika sonra kesintiye uğradı.

İddiaya göre Trump, anlaşmaya varılamaması halinde Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçireceğini, geçiş ücreti uygulayacağını ve İran'a yönelik askeri saldırganlığı yeniden başlatacağını ifade etti.

Heyet üyelerini de hedef alan bu açıklamalar, İran tarafında "anlaşmanın 2. maddesinin açık ihlali" olarak kayda geçti.

İran’ın iki şartı: Özür ve çekilme

İran heyeti, Katar arabulucuları ile yaptığı istişarelerin ardından müzakere merkezinden ayrılarak Tahran'a dönme kararı aldı.

El-Meyadin muhabirinin aktardığına göre İran, müzakere masasına geri dönmek için iki temel şart öne sürüyor: Donald Trump’ın ifadeleri için resmi özür dilemesi ve İsrail’in Lübnan’dan çekilmesinin kesinleşmesi.

Tahran, bu hamleyle Lübnan'da sadece ateşkes değil, işgalin sona ermesini hedefleyen daha radikal bir diplomatik safhaya geçtiğinin sinyalini verdi.

Müzakerelerin başlangıcında da gerginlikler yaşandığı bildirildi.

Organizatörlerin İran ve ABD heyetleri arasında "el sıkışma ve ortak fotoğraf" seansı düzenleme girişimi, İran heyeti tarafından kesin bir dille reddedildi.

Görüşmelerin devam edip etmeyeceği belirsizliğini korurken, İranlı müzakereci Hamid Boufard, heyetin önceliğinin petrol yaptırımlarının ve muafiyetlerin kaldırılması olduğunu yineledi.

ahran cephesinden gelen "Lübnan'daki savaş sona ermezse müzakereler devam etmeyecektir" açıklaması, diplomatik sürecin tamamen sahadaki askeri gelişmelere endekslendiğini doğruluyor.