İsrail, Gazze ve Lübnan'da yapay zekâlı İHA filosu kullanıyor

img
İsrail, Gazze ve Lübnan'da yapay zekâlı İHA filosu kullanıyor YDH

Haaretz'in yayımladığı belgeler, İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırılarında yapay zekâyı komuta ve gözetleme sistemlerine geniş ölçüde entegre ettiğini gösterdi.




YDH- El-Ahbar gazetesinde yer alan haberde, İsrail ordusunun Lübnan semalarında "Hermes 450 Zik" ve "Hermes 900 Kochav" tipi insansız hava araçlarından oluşan bir filo konuşlandırdığı belirtildi.

Bu İHA'ların yapay zekâ araçlarıyla çalıştığı, hedefleri otomatik olarak tanıyabildiği ve hedefe nasıl yaklaşılacağına ilişkin kararları, izleme aşamasından hedef alma aşamasına kadar bağımsız biçimde verebildiği kaydedildi.

Ayrıca söz konusu sistemlerin, İsrail ordusunun operasyonel faaliyetlerine tümenlerden tugaylara ve taburlara kadar tamamen entegre edildiği bildirildi.

Haaretz gazetesinin yayımladığı iç belgelere göre İsrail ordusu, bu İHA'ları "hedef ve istihbarat üreticileri" olarak tanımlıyor. Belgelerde, bu araçların hedefleri belirlediği, ateşi yönlendirdiği ve içlerine yerleştirilen yapay zekâ araçları sayesinde büyük miktarda veriyi işledikten sonra bağımsız kararlar alabildiği ifade edildi.

Haaretz'e göre bu özellikler, İHA'ların İsrail ordusunun savaş yapısı içinde "merkezi bir konum" edinmesini sağladı.

Belgelerde, "gökyüzündeki sunucu" olarak adlandırılan "Server in the Sky" programının, İHA'nın üzerine yerleştirilen bir bilgisayar olduğu ve bu sistemin bilgileri bağımsız biçimde analiz ederek sınıflandırdığı, ardından doğrudan İsrail ordusundaki ilgili birimlere ilettiği belirtildi.

Gazze ve Lübnan semalarında kesintisiz gözetleme

İsrail ordusuna ait ve Elbit Systems şirketi tarafından üretilen İHA sisteminin, son savaşta Gazze ve Lübnan semalarında günün her saati faaliyet gösterdiği bildirildi.

Haaretz'in yayımladığı belgelere göre, 7 Ekim savaşının ilk aylarında bu İHA'lar “benzeri görülmemiş bir yoğunlukta” kullanıldı.

Belgelerde, uçuş saatlerinin 5 kat arttığı, Gazze Şeridi'nde neredeyse her köşenin havadan izlendiği ve bu gözetlemenin hedefleri tespit etmek, sınıflandırmak ve vurmak amacıyla yürütüldüğü ifade edildi.

Belgelerde, bu hedefler arasında direnişe ait insansız hava araçlarının da bulunduğu belirtildi. Haaretz'in yayımladığı belgeler ayrıca, İsrail ordusunun kullandığı tüm insansız araçlarda giderek artan bir "algoritmik otomasyon" sürecinin devreye sokulduğunu ve bunun söz konusu makinelerin bağımsız kararlar almasına imkân verdiğini ortaya koydu.

Haberde, İsrail'de "algoritmik otomasyon" sürecinin Gazze savaşından çok önce başladığı, bu yeteneklerin hızlı ve belgelere göre muhtemelen aceleci biçimde sahaya sürüldüğü kaydedildi.

Belgelerde, İran'la son savaşta yapay zekânın İsrail ordusunun tüm komuta sistemlerine fiilen entegre edildiği ve bunun "operasyonel bilgi fabrikası"na geçiş sürecinin parçası olduğu belirtildi.

"Yapay zekâ hedefi seçiyor, izliyor ve aktarıyor"

Haaretz'in yayımladığı belgeler, İHA faaliyetlerinde otomasyonun nasıl işlediğini de ayrıntılandırdı. Belgelerde, İHA sistemlerinin ve silah platformlarının kapasitelerini genişletmek için gelişmiş yazılımların yerleştirildiği bildirildi.

Bu sistemlerden biri "SITS" olarak bilinen "Server In the Sky", yani "Gökyüzündeki Sunucu" sistemi olarak tanımlandı.

Belgelerde, bu sistemin İHA'nın kendisine yerleştirilen bir bilgisayar olduğu ve İHA'nın görev alanını genişletmek için yapay zekâ algoritmaları kullandığı belirtildi.

Sistemin kullandığı algoritmalar, İHA sensörlerinin topladığı istihbarat bilgilerini bağımsız biçimde analiz ediyor. Belgelerde, algoritmanın hedefleri otomatik olarak tanıdığı, sınıflandırdığı ve hedefin izlenmeye devam edilip edilmeyeceğine ya da İsrail ordusu içinde farklı birimlere aktarılıp aktarılmayacağına karar verdiği ifade edildi.

Bu aktarımın komuta odasından hava kuvvetleri pilotlarına, oradan kara birliklerine kadar farklı kademelere yapılabildiği bildirildi.

Belgelerde, "gökyüzündeki sunucu" sisteminin belirli bir coğrafi bölge üzerinde faaliyet gösteren İHA filosunu bağımsız biçimde yönetmeye de imkân tanıdığı belirtildi. Sistem, sürekli gözetlemeyi sağlamak amacıyla görevleri farklı İHA'lar arasında aktarabiliyor.

Haaretz'in aktardığı örneğe göre, bulutların bir hedefi aniden kapatması ya da bir İHA'nın karadan havaya füze tehdidi nedeniyle izleme görevini kesmek zorunda kalması durumunda, gözetleme otomatik olarak başka bir İHA'ya devrediliyor.

Geniş alan gözetleme sistemi yeniden gündemde

Haaretz'e sızdırılan iç belgelerde, İHA filosunun bir diğer temel yeteneği de "WAPS" sistemi olarak gösterildi.

Belgelerde, WAPS'ın "Wide Area Persistent Surveillance", yani "geniş alan sürekli gözetleme" sistemi olduğu belirtildi. Elbit şirketinin bu sistemi yaklaşık on yıl önce Paris Havacılık Fuarı'nda tanıttığı hatırlatıldı.

Ancak belgelere göre sistem, Gazze ve Lübnan'daki savaşlarda elde ettiği başarıların ardından yeniden ön plana çıktı.

Söz konusu sistem İsrail ordusuna geniş alanları kesintisiz biçimde izleme, hareketleri takip etme ve elde edilen görüntüleri istihbarat sürecine dönüştürme kapasitesi sağlıyor. Belgeler, bu tür sistemlerin artık yalnızca gözetleme amacıyla kullanılmadığını, hedef oluşturma ve saldırı kararlarının hazırlanması sürecinde de etkili hale geldiğini gösteriyor.

Haberde, İsrail ordusunun yapay zekâ destekli İHA sistemleriyle birlikte sahadaki gözetleme, hedef belirleme ve ateş yönlendirme süreçlerini giderek daha fazla makinelere devrettiği belirtildi.

Haaretz'in yayımladığı belgeler, Gazze ve Lübnan semalarında kullanılan bu sistemlerin yalnızca teknik bir askeri araç olmadığını, İsrail ordusunun savaş tarzında daha geniş bir dönüşümün parçası olduğunu ortaya koyuyor.

Bu dönüşüm, savaş alanında hedeflerin tespit edilmesinden takibine, sınıflandırılmasından ilgili birliklere aktarılmasına kadar birçok aşamada yapay zekâya daha fazla rol verilmesi anlamına geliyor.



Makaleler

Güncel