Pakistan Savunma Bakanı Asıf, bu barış sürecinin başarısının İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun siyasi kariyerinin sonunu getireceğini ve yargılanmasına yol açabileceğini ifade etti.
YDH- Pakistan Savunma Bakanı Hâce Muhammed Asıf, İran ile ABD arasında varılan 14 maddelik "İslamabad Mutabakatı"nın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu için siyasi bir sonun başlangıcı olduğunu belirtti.
Asıf, Tahran ile Washington arasındaki ''normalleşme sürecinin'' Netanyahu’nun kariyerini bitirmekle kalmayıp, hakkında yasal süreçlerin başlatılmasına ve tutuklanmasına dahi yol açabileceğini ifade etti.
18 Haziran’da imzalanan ve 60 günlük müzakere sürecini başlatan mutabakat metni; tüm cephelerde çatışmaların kalıcı olarak sonlandırılmasını, ABD yaptırımlarının aşamalı olarak kaldırılmasını, İran'a uygulanan deniz ablukasının sona ermesini ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticari trafiğin 30 gün içinde normale dönmesini öngörüyor.
Pakistan Savunma Bakanı Asıf, İsrail’in bu tarihi uzlaşmayı sabote etmek için yoğun bir çaba sarf ettiğini belirterek, "Siyonist rejim, ABD ile İran arasındaki barış anlaşmasını rayından çıkarmak için çaresizce çabalıyor" dedi.
Bölgesel istikrarın Netanyahu rejimindeki İsrail var oldukça mümkün olamayacağını savunan Asıf, Batılı güçleri de İsrail’in eylemlerine suç ortaklığı yapmakla itham etti.
Asıf, İsrail'in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da yürüttüğü askeri harekatları "soykırım" olarak nitelendirirken, Batılı müttefiklerin bu süreçteki payına dikkat çekti. Netanyahu'yu tarihsel tiranlarla kıyaslayan Pakistanlı Bakan, İsrail yönetimini "insanlık için bir lanet" olarak tanımladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan ise ülkesinin diplomasi yürütürken "aşırı taleplere boyun eğmeyeceğini" ve halkının haklarının görmezden gelinmesine asla müsaade etmeyeceğini vurguladı.
İslamabad’ın arabuluculuğunda gerçekleşen diplomatik ilerlemeler, bölgede yeni bir dönemin habercisi olarak görülürken, Pakistan’ın sürece dahil olması bölgedeki dengelerin Tahran lehine değiştiğine dair yorumları güçlendiriyor.