Lübnanlı yazar Bilal el-Lakkis, Gazze Şeridi’nde kargaşa yaratmaya çalışan grupların faaliyetlerini, Lübnan’daki İsrail işgali döneminde çöken Anton Lahad ve Saad Haddad milislerinin deneyimine benzetti.
YDH - Lübnanlı yazar Bilal el-Lakkis, Gazze Şeridi’nde bazı işbirlikçi grupların kargaşa çıkarma ve şüpheli çağrılar yayma yönündeki girişimlerinin ahlaki ve ulusal açıdan çökmüş bir modeli temsil ettiğini belirtti.
Özellikle 26 Haziran 2026 tarihi için propaganda edilen hareketliliklere değinen el-Lakkis, bu durumu Lübnan’daki İsrail işgali döneminde kurulan ve sonrasında çöken Anton Lahad ile Saad Haddad milislerinin (Güney Lübnan Ordusu) deneyimine benzetti.
Şihab ajansına özel açıklamalarda bulunan el-Lakkis, "tarihin en insani ve ahlaki olmayan rejimi" olarak nitelendirdiği İsrail işgaliyle uyum sağlamayı seçenleri sert bir dille eleştirdi.
Aileye, vatana ve toprağa karşı işbirlikçilik yapmanın, zayıf gerekçeler veya otorite ve liderlik hırsı uğruna gerçekleştirilmesinin değerler düzeyinde tam bir çöküş olduğunu ifade eden el-Lakkis, bu kişilerin Filistin halkının temsil ettiği "izzet ve onur kültürü" karşısında "alçaklık kültürünü" uyguladıklarını dile getirdi.
Güney Lübnan’daki tarihi sürece atıfta bulunan araştırmacı el-Lakkis, tarihin Gazze’de daha küçük ölçekli ve halk desteğinden yoksun biçimde tekerrür ettiğini ancak aynı "habis genleri" taşıdığını belirtti.
İşgalci gücün bu tür araçları kendi suçlarını işletmek üzere kullandığına işaret eden el-Lakkis, Sabra ve Şatilla gibi katliamların işgalci tarafından Lübnanlı işbirlikçi taraflara yaptırıldığını hatırlatarak, söz konusu unsurların suç ve ahlaksızlık sicilinde işgalcilerle aynı kefede yer aldığını vurguladı.
İşbirlikçilerin kaybedecek bir seçeneğe oynadıklarını belirten el-Lakkis, direniş cephelerinin gücü artarken İsrail’in bölgede stratejik bir gerileme içinde olduğunu kaydetti.
İşbirlikçilere bu yoldan dönme tavsiyesinde bulunan yazar, "İsrailoğullarını kutsayan herkesin kokusunun kokuşmuş olduğunu" ifade etti.
Bilal el-Lakkis, Filistin halkını, eylemlerinden emin olunduğu takdirde bu işbirlikçilere karşı doğrudan cezalandırma uygulamaya davet etti.
Bunun, benzer yola girmeyi düşünen herkes için bir ibret olması gerektiğini kaydeden el-Lakkis, "toplumsal bilincin" bu planları boşa çıkaracak ilk ve son duvar olduğunu belirtti.
El-Lakkis, Amerikan ve İsrail silahlarıyla canlarını ve bedenlerini feda eden Gazze halkının bu "azınlık grubun" başarılı olmasına izin vermeyeceğini ekledi.
Konuşmasının devamında Gazze halkını selamlayan el-Lakkis, bölgede netleşmeye başlayan zaferin öncelikle ve en nihayetinde Gazzelilere ait olduğunu ifade etti.
Bölgedeki bu büyük dönüşümün Gazze halkının kararlılığı, iradesi ve direncinin yanı sıra Gazze’ye ihanet edenlerin, onun katledilmesine ortak olanların ve suçlar karşısında sessiz kalanların uğrayacağı utancın karşısında duran tüm onurlu insanların sayesinde gerçekleştiğini söyledi.
Gelecek günlerin Filistin, Lübnan ve bölgedeki direniş cepheleri için daha fazla zafere sahne olacağını öngören el-Lakkis, sözle, duruşla, silahla veya kanıyla bu mücadeleye katılan tüm onurlu direnişçileri takdir ettiğini sözlerine ekledi.